Fetva Meclisi
Soru
Hocam internet üzerinden "Temu" adlı bir uygulamadan gaflete düşüp tam araştırma yapmadan Çin ürünleri sipariş verdim. (Ayakkabı, çanta, cüzdan, termos vs.) Daha sonra öğrendiğim kadarıyla, Çin ürünlerini almanın haram olduğu söyleniyor. (Doğu Türkistan’daki katliamlar.) Bu durumda, aldığım ürünleri kullanmam caiz midir? İade süresi geçti, bu durumda ürünleri kullanabilir miyim? Yoksa birine mi vermeliyim ya da çöpe mi atmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuda yaşadığımız ülkemiz bir yasaklama getirene kadar yaptığınız haram olur diyemeyiz. Kalbinizin sesi ise bambaşka bir başlıkta ele alınabilir.
Bu konuda şöyle bir strateji takip edebiliriz: Söz konusu ürün şeriatımızın bize haram ettiği bir ürün ise zaten menşe ne olursa olsun onu satın alamayız, tüketemeyiz. Belirttiğiniz ülkeler Müslümanlarla ALENİ bir savaş içinde ise savaş şartları gereği onların ürününü tüketmemiz ancak alternatifsizlik ve zorunlu tüketim gereği olabilir. O ülkelerin ürünlerinin benzeri öyle olmayan ülkelerde veya bizim ülkemizde varsa aklı zaten kendi ülkemizdekini kullanmayı emredecektir. Bu çizginin ötesinde o ülkelerdeki ürünleri “kim, nasıl üretiyor?” gibi bir nedenle satın alıp kullanmamız için haramdır demek zordur. Elbette mü'min bir kalp imanının gereğini yapma konusunda ikaz edici olmaya devam edecektir. O kalbe sürekli kulak vermek gerekir.
Sizin açınızdan bir sakınca olmaz Allah'ın izniyle.
Hakkında kesin bir hüküm bulunan eşyanın satılması, alınması haram olur. Kesin hüküm bulunmayan konularda ise böyle bir hüküm veremeyiz. Sözünü ettiğiniz nesneler ya tıbben yüzde yüz sakıncalı kararı verilecek ya da ulema heyetinden satılmasının caiz olmayacağına hükmedilecek. Aksi takdirde görmek bile istemiyor olsak da haramdır diyemeyiz.
Sattığınız şeyler helal ürünlerse ve hile yapmıyorsanız bir sakıncası olmaz.
Evet, zalimlere destek olmayacak bir ticaret yapmamız gerekiyor ama zalim sadece Çin mi? Ya da Çin zulmünü tek başına mı yapıyor? Bu soruların cevaplandırılması çok zordur. Asgari düzeyde de olsa seçici olmaya çalışırız.
boykot konusundaki diğer fetvalar
Hayatınızı idame ettirmek için çalışmaktan başka seçeneğiniz yoksa başka bir iş alternatifi de bulamıyorsanız kerhen de olsa orada çalışmaya devam edebilirsiniz. Kalbinizde orada çalışmaktan hoşnut olmama hissini diri tutun. Bu arada alternatif iş arayışını bırakmayın. Bulunca da o işe geçmekte bir gevşeklik göstermeyin. İnşallah bu şekilde Rabbimiz katında özrünüz olmuş olacaktır. Rabbim, en kısa zamanda en razı olduğu yerde çalışmanızı nasip etsin.
Ahlâken ve dinen sakıncalı içerikleri barındırmayan, İslamî değerlere ters olmayan, ibadetlerinize engel olmayacak ve sizi bağımlı hale getirmeyecek yapımları izleyebilirsiniz. Bu konuda, yasal ve helal alternatif platformlar, YouTube ve ücretsiz yasal içerikler, DVD veya yasal satın alma yöntemlerini alternatif olarak düşünebilirsiniz.
Bu dini olmaktan daha önce stratejik bir konudur. Biraz aklı ve biraz insanlığı bulunan hiç kimse böyle bir ticareti yapmayı uygun bulamaz. Sırf bu nedenle de kazancınız haram oldu diyemeyiz ama siz bunun gerçekleşmemesi için direnin deriz. Belki ortaklarınızın kanaatini değiştirirsiniz. Mücadele edin, yılmayın. Hissenizi devretmeyi en son çare olarak düşünün.
Savaş biterse boykot bitmez. Çünkü boykot savaş için değil, zulmün altyapısını kuran sisteme karşı durmak içindir. Savaş biterse duruma bakılır, zulüm biterse boykot da biter. Ama zulüm bitmeden boykotu bırakmak gaflettir. Boykot, zulmün sponsoru kimse ona karşı bir “sivil cihattır”.
İki uç noktanın ortası bulunabilir ama özet olarak bilgi sahibi olup işinize devam edebilirsiniz. Tavsiyem ise şudur: Bugünkü Gazze, dün orayı ilgi alanına almayan neslin hatasıdır. 1917’de orayı İngilizlere teslim ederken Osmanlı, İstanbul’un altını üstüne getirmeyenlerin hatası bugün böyle ödeniyor. Bizim hatamız da kim bilir nasıl ödenecek? Artık bu âlemde kesin bir mü'min kâfir ayrımı olduğunu, iki kutuplu bir dünyada kendimizi mü'min olarak görmek zorunda olduğumuzu anlayacağız. Sadece boykotta değil, ailevi ilişkilerden ticarete, siyasete kadar hayatımızı bu iki kutuplu idrake göre tanzim edeceğiz ki bir sonraki nesil Gazze’yi Filistin sorunu olarak görmesin. Bunu becerecek planlar bir pratikler yapın ama uzun soluklu olsun. Mesela iki yüz yıl sürecek bir eşya ve insan boykotuna hazır olun. Allah yardımcınız olsun.
Kardeşim, müminlerin birbirlerine tutunmasının gittikçe daha çok güçleştiği, her bir fikir ayrılığında daha da paramparça olduğumuzu hissettiğimiz şu günlerde bir müminin harama girmiş olması onunla bağlarımızı kesmemizi değil doğruyu bulabilsin diye daha fazla çaba göstermemizi, dua etmemizi gerektirir. Makasla keser gibi hüküm vermek bizim BİR olmamızı engelleyecektir. Elbette ki haramı veya günahı basite alalım demiyoruz. Ancak her yanlış yapan ile yollarımızı ayıracaksak kimlerle birlikte bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Harama direkt veya dolaylı destek caiz değildir. Biz kendimizden sorumluyuz. Becerebildiğimiz kadarını becermeye çalışırız. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olunuz.