İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam zalim İsrail yeniden saldırılarına başladı. Benim de bu konuyla ilgili bir sorum olacak, biz sıradan Müslümanlar olarak bu gündemi nasıl dengelemeliyiz? Kendimden örnek vererek biraz daha açmak istiyorum: Gündemi tamamen takip ettiğimde, açıkçası çok etkileniyorum. Özellikle parçalanmış çocukların görüntülerini görünce, bir erkek olmama rağmen çoğu zaman ağlıyorum. Geçen gün yeğenim gelmişti; onu görünce aklıma Gazze’de vefat eden çocuklar geldi ve hüngür hüngür ağlamamak için kendimi zor tuttum. Gündemi sık sık takip etmek Kudüs ve Filistin bilincimi daha canlı tutuyor. Sosyal medyada da ulaştığım bir kitle var. Paylaşımlarım on binlerce insana ulaşabiliyor. Böylece insanlara boykot gibi bazı hassasiyetleri hatırlatma fırsatı buluyorum. Elbette parçalanmış beden görüntüleri paylaşmıyorum ama Filistin’le ilgili olumlu içerikler paylaşmak içimi bir nebze rahatlatıyor. Dua ediyorum, ağlıyorum... Ancak diğer yandan, gündemi hiç takip etmesem ruh dünyam daha sağlam oluyor. Hayatıma, işime, aileme daha iyi odaklanıyorum. Fakat bu sefer de Filistin davamızdan uzaklaşıyormuşum gibi hissediyorum. Sizin sohbetlerinizden biliyorum, 7 Ekim’den sonra haberleri hiç takip etmemişsiniz. Sizin gibi bir âlim için Filistin davası zaten yüreğinde diri. Ama biz sıradan müminler için, gündemden uzaklaşınca Filistin'i unutuyoruz gibi hissediyorum. Bu durumda bizler nasıl bir denge kurmalıyız? Gazze gündemini tamamen bırakmak mı daha doğru olur? Yoksa günün belirli saatlerinde kontrollü bir şekilde takip mi etmeli? Ya da işimize, ailemize odaklanıp arada kısa kısa mı bakmalı? Çevremde bu dengeyi kuramayan çok kişi var. Kimisi sanki Gazze'de hiçbir şey olmuyormuş gibi hayatına devam ediyor, sosyal medyasında en ufak bir hassasiyet göstermiyor. Kimisi de neredeyse psikolojik destek alacak kadar etkilenmiş durumda. Gazze’nin kurtuluşu için bize bir "reçete" verebilir misiniz hocam?

Cevap

İki uç noktanın ortası bulunabilir ama özet olarak bilgi sahibi olup işinize devam edebilirsiniz. Tavsiyem ise şudur: Bugünkü Gazze, dün orayı ilgi alanına almayan neslin hatasıdır. 1917’de orayı İngilizlere teslim ederken Osmanlı, İstanbul’un altını üstüne getirmeyenlerin hatası bugün böyle ödeniyor. Bizim hatamız da kim bilir nasıl ödenecek? Artık bu âlemde kesin bir mü'min kâfir ayrımı olduğunu, iki kutuplu bir dünyada kendimizi mü'min olarak görmek zorunda olduğumuzu anlayacağız. Sadece boykotta değil, ailevi ilişkilerden ticarete, siyasete kadar hayatımızı bu iki kutuplu idrake göre tanzim edeceğiz ki bir sonraki nesil Gazze’yi Filistin sorunu olarak görmesin. Bunu becerecek planlar bir pratikler yapın ama uzun soluklu olsun. Mesela iki yüz yıl sürecek bir eşya ve insan boykotuna hazır olun. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.

Hocam etrafımda hasta insanları görüyorum küçük çocuklar acı çekiyor. Ben bunlar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel kardeşim, işte bugün için bir iman ehli olarak varız. Elhamdülillah. Her şeye rağmen mü'miniz ve ayaktayız. Böyle kalmaya devam edeceğiz. Şiddet ve sıkıntı arttıkça bizim de imanımız ve Allah’a itimadımız artacak. Sonunda da şeytan ve adamları mağlup olacaklar. İman budur. Bir yandan hayatımız devam edecek, işimiz gücümüz, ailemiz, kazancımız, dostluklarımız sürecek, diğer yandan da Gazze’deki ve başka yerlerdeki kardeşlerimiz için çırpınacağız. Boykotlar yapacağız, dualar yapacağız. Dostumuzu düşmanımızı yeniden belirleyeceğiz. Bütün dünya yıkılıp gitse de biz ailemizle yeni bir dünya kurmak için ayakta kalacağız biiznillah. Dünya budur, böyledir. Bizden önce de böyleydi. Kıyamete kadar da böyle kalacak. Belki renkler, şekiller değişecek ama özü bu olarak kalacak dünya. Tek başına bütün kötülüklere karşı dik durmaya hazır olanlar kazanacak ama olayların ve haberlerin altında ezilenler şeytanı sevindirecekler. Ailenize sahip çıkın. İbadetlerinizi daha yoğun yapın. Çocuklarınızın her birini yarının Kudüs bekçileri gibi yetiştirin. Mü'min kardeşlerinizle tartışmayın, ihtilafa düşmeyin, ihtilafa düşenin seviyesine inmeyin. Allah’a güvenin, ona koşun. Göreceksiniz bir Nuh olup tufanlardan kurtulacaksınız. Cennetlerde soluklandığınız zaman bu günler tatlı hatıralara dönüşecek. İnşaallah, biiznillah. Birbirimize dua edelim.

Hocam benim kafam çok karışık, etrafımda öyle fitneler var ki ne olduğu belli de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ ümmetimize afiyet indirsin, başımızdaki musibetleri def eylesin. Âmîn. Biz bir ümmetiz. Başımıza gelen belaları defederken kadın erkek hepimiz bir şeyler yaparız, yapmalıyız. Sadece erkekler veya sadece kadınlar diye bir ayrım yapamayız. Yalnız burada farklı denebilecek bazı hususlara dikkat çekmek isterim: Mevcut zulüm bir iki haftalık bir zulüm değildir. Üzerinde yıllarca çalışılmış içi ve çevresi doldurulmuş bir zulüm planı söz konusudur. Biz günü birlik planlarla mesela şunu almayalım bunu vermeyelim türünden karşı duruşlarla hareket edersek, onlarca yıllık planla karşımızda duran düşmana veya düşman güruhuna karşı ezik kalırız, sönük başlar ve bitiririz. Konuyu haber bültenleri ve sosyal medya gündemlerinden izleyerek değil tarihi derinliklerinde ele alarak değerlendirmemiz gerekiyor. Ümmet olarak bu hayatın içinde varoluş şeklimiz, gayemiz ve ileriye yönelik planlarımız gibi başlıklar üzerinde yoğunlaşmadan yapacağımız işler sadece bizim boşalmamıza yardım edebilir, oradaki kardeşlerimizin çektiği zulüm devam eder hatta daha derinlere kayar maazallah. Hayatı kuşatan bir ümmet mantığına sahip olmakla haberlerdeki savaş başlıklarına takılıp kalan ümmet arasındaki farkı yakalamaya mecburuz. Böyle bir irade ve plan için de en başta siyaset erbabının, ümmet üzerinde çalışması olan herkesin böyle bir çalışma takvimi üzerinde yürümesi gerekir. Ümmetin uzun dönem menfaatleri ile günlük petrol fiyatı politikaları üzerinden iş görenler arasındaki açı böyle bir açıdır. İnsanlara din öğreten hocaların, hatiplerin de görevi ve çalışma mantığı bu çizgide olmalıdır. Okullarda, medreselerde ders gören öğrencilerimiz en az matematik öğrenir gibi bu gerçekleri duymayı ve idrak etmelidirler ki, hayata açılan perspektifimiz onları kuşatmış olsun. Bu da bize davamızı nesilden nesile taşımayı kazandıracaktır. Mevcut siyasi ve askeri sorunlarımız başta olmak üzere ümmet olarak Allah’ın dinini yaşamadaki ihmallerimiz bir tür, bizi dünyada iken cezalandırılma durumuna düşürmüş olabilir. İman ve ibadet açısından ne durumda olduğumuz da önemli bir başlık olarak gündeme gelmeli ve eksiğimizi kapatacak çalışmalar hızlandırılmalıdır. Dışı Kudüs’ü simgeleyen ama içi batı bataklığına kaymış toplumların Allah’ın yardımını göremeyeceği aşikârdır. Netice olarak şunu söylemek isteriz: Mesele üç günlük bir mesele değildir. Üç günlük olanını da hepimiz yapmak istiyoruz. Uzun vadeli ve kalıcı olanı için de büyük bir himmet ve heyecanla çalışacağız biiznillah. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam şu anda Filistin'de yaşanan olaylardan dolayı çok mahzunuz. Elimizden dua
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Size iki kısa cümle kuracağım, umarım maksadımı anlatabilirim: Domuzdan kıl koparmak diye bir atasözü vardır. Kendiniz ezanlı bir yörede olsanız da dinin garip olduğu günlerde yaşıyor, gerçek de böyledir. Garipsin, garipliğini bil, kıymetini bil.

Hocam ben şu an bu mesajı ağlayarak yazıyorum, yüreğim yerinden çıkacak gibi. Bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ağır bir hizmet, acil bir durum söz konusu olduğunda gitmen zorunlu olur. Normal durumlarda gitmeyebilirsin.

Hocam ben çok müşkül durumdayım. Evliyim ve yaklaşık üç yaşında, Âsiye adında bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette bir mü'min olarak, insan olarak kardeşlerimizin başına gelen felaketten sonra üzüleceğiz. Etten kemikten yaratılmış zavallı insanlarız biz. Gerekiyorsa uykumuzdan ve gıdamızdan keseceğiz ve onlar için bir şeyler yapacağız. Fakat ölenle ölmek, boğulanla boğulmak da doğru değildir. Bu hayat devam edecek/etmelidir. Düğün derneğe ara veririz, keyifli oturumlar yapmayız ama hayat devam etmeli. Etmeli ki o kardeşlerimizin acılarına ortak olabilelim, devletin yaraları sarmasına yardım edecek desteklerde bulunalım. Yoksa depremzedelerin sayısı deprem devam etmediği hâlde artmaya devam eder. Bu nedenle şu hususlara dikkat edelim deriz: Deprem uzmanı olmamıza gerek yoktur. Herkesle her an aynı konuları gün boyu konuşup içimizdeki burukluğu derinleştirmemiz yanlıştır. Aynı konuları tekrar tekrar gündem yapmamalıyız. Bu günlerde haber bültenleri biraz da zorunluluktan sadece depremden ve depremzedeleri alakadar eden konulardan oluşuyor. Sürekli haber takip etmek sürekli yarayı kaşımaktır. Bunalan haber izlemeyi azaltmalıdır. Susadıkça tuzlu su içer gibi aynı yaraları gözümüzün içine soka soka anlatan haberleri izlememeliyiz. Şöyle bir soru sorabiliriz: Ben fazla haber izlemesem ne olur? Mesela depremzedelerin mağduriyeti mi artar? Elbette hiçbir fark olmaz. Biz fark etmesek de izlediklerimiz, dinlediklerimiz rüyalarımıza girecek kadar içimize siniyor. Buna bir sınırlama getirmeliyiz. Böyle zamanlarda nafile namaz kılmanın ve sesli Kur'an okumanın çok rahatlatıcı yönü vardır. Denemenizi tavsiye ederim. İşimiz ne ise o işimize yoğunluk getirelim. Mesela iki saat fazla çalışalım. Aile içinde bu gerginliğin birbirimize sataşma nedeni olmaması için bütün bireyler olarak oturup bir “susma, karşı tepki vermeme” sözleşmesi yapalım. Birbirimizi üç ay idare edeceğiz diyelim. Çocuklarımızın yaramazlıklarına biraz daha sabırlı olalım. Duanın rahatlatıcı yönünü asla görmezden gelemeyiz. Dua, acil kurtarıcı yönüyle dilimizde olmalıdır. Ve şu gerçeği artık anlayalım: Dünya budur, böyledir. Hiçbir depreme yakalanmayan da bir gün kendi depremi ile toprağa girecektir, yok bir çaresi. En iyisi ahiretimizi hazırlamak, ahiretimiz için hazırlanmaktır.

Hocam, büyük deprem afetinden sonra ailece uyuyamıyoruz. Aslında biz depreme yak

boykot konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşim, müminlerin birbirlerine tutunmasının gittikçe daha çok güçleştiği, her bir fikir ayrılığında daha da paramparça olduğumuzu hissettiğimiz şu günlerde bir müminin harama girmiş olması onunla bağlarımızı kesmemizi değil doğruyu bulabilsin diye daha fazla çaba göstermemizi, dua etmemizi gerektirir. Makasla keser gibi hüküm vermek bizim BİR olmamızı engelleyecektir. Elbette ki haramı veya günahı basite alalım demiyoruz. Ancak her yanlış yapan ile yollarımızı ayıracaksak kimlerle birlikte bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Harama direkt veya dolaylı destek caiz değildir. Biz kendimizden sorumluyuz. Becerebildiğimiz kadarını becermeye çalışırız. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olunuz.

Hocam, bazı kardeşlerimiz boykotu çok hafife alıyor, hatta bunun dinî değil, sad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Savaş biterse boykot bitmez. Çünkü boykot savaş için değil, zulmün altyapısını kuran sisteme karşı durmak içindir. Savaş biterse duruma bakılır, zulüm biterse boykot da biter. Ama zulüm bitmeden boykotu bırakmak gaflettir. Boykot, zulmün sponsoru kimse ona karşı bir “sivil cihattır”.

Hocam savaş sona ererse veya ateşkes ilan edilirse bu durumda boykotu da sona er
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu dini olmaktan daha önce stratejik bir konudur. Biraz aklı ve biraz insanlığı bulunan hiç kimse böyle bir ticareti yapmayı uygun bulamaz. Sırf bu nedenle de kazancınız haram oldu diyemeyiz ama siz bunun gerçekleşmemesi için direnin deriz. Belki ortaklarınızın kanaatini değiştirirsiniz. Mücadele edin, yılmayın. Hissenizi devretmeyi en son çare olarak düşünün.

Hocam biz, tıbbi cihaz üretip satan ve çok ortaklı bir firmayız. Yaklaşık on yıl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ahlâken ve dinen sakıncalı içerikleri barındırmayan, İslamî değerlere ters olmayan, ibadetlerinize engel olmayacak ve sizi bağımlı hale getirmeyecek yapımları izleyebilirsiniz. Bu konuda, yasal ve helal alternatif platformlar, YouTube ve ücretsiz yasal içerikler, DVD veya yasal satın alma yöntemlerini alternatif olarak düşünebilirsiniz.

Hocam ben film ve dizi izlemek istiyorum ancak üye olunabilen ücretli platformla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kocanızın boykot markalarından gelen malzemeleri kullanması, kontrolü dışında olduğundan bir sorumluluk oluşturmaz. Yani, niyetinin müminlerden yana olması, kâfirlerden uzak durması, imkân buldukça ve elinde yetki oldukça boykot olmayanı kullanmak yönünde tercihte bulunması gerekir. Bu önemlidir.

Eşim elektrik panosu yapan bir firmada çalışıyor. Burda bazı malzemeler boykot m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne yazık ki atsan atılmaz tutsan tutulmaz bir durumla karşı karşıyayız. Allah yardımcımız olsun. Boykot, fıkıhtan çok stratejik bir konu olarak görülmelidir. Küfre ve kafire karşı bir strateji oluşturmaya ne kadar muktedir olduğumuz ise ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Boykot yapmamız gereken işlerdendir ama sadece boykotla asıl yapmamız gerekeni beceremeyeceğimiz anlaşıldı. Bizim de sanayileşmemiz, bilim yolunda ilerlememiz hatta bunu ibadet heyecanı ile yapmamız boykottan daha öncelikli olmalıdır. Bu da ümmet adına hareket eden, nesil yetiştirme iddiasında olan partilerin, vakıfların, cemaatlerin yapacağı bir iştir. Umarım bu şuura kavuşmamız yakın olur. Birileri bu görevi üstleninceye kadar da biz bireyler olarak elimizden geldiği kadarını yapmaya gayret edeceğiz.

Ben önceden bırakın yapay zekayı, google bile kullanmayan biriydim. Yıllardır bo

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.