Fetva Meclisi
Soru
Hocam savaş sona ererse veya ateşkes ilan edilirse bu durumda boykotu da sona erdirmek gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Boykot sloganla tekrar edildiği kadar kolay bir savaş türü değildir. Elbette enayi durumuna düşmeyeceğiz ama vurdumduymaz da olmayacağız. İkisinin ortasında bir çizgide yol alabiliriz.
Sürekli olmayanın değeri olamayabilir. Boykot savaş bitse de boykot olarak devam etmelidir ki işe yarasın. Bayramda da boykotumuza devam edeceğiz düğünde de. Sadece olağanüstü bir farklılık, mesela iki aile arasında gergin bir ortamın tutuşmasına sebep olacak bir ortam gibi durumlarda esnetebiliriz.
Aleykümselam. Papaza kızıp oruç bozmayı kabul etmeyiz.
Selamünaleyküm. Müslüman becerebildiği kadarını becermeye çalışır. İşe yarayıp yaramadığına değil yapıp yapmadığına bakar.
Topraklarımızdaki zulümlere karşı belki yapabileceğimiz en basit ama en olabilecek şey kalbimizi zalimlere karşı buğz ile doldurmaktır. O buğzun gereği olarak da elimizden gelebilecek başta ekonomik ne varsa onu yapabilmek. Geresini Allah’a arz edeceğiz.
Aleykümselam. Şartları yerine gelmedikçe adak gerekmez.
boykot konusundaki diğer fetvalar
İki uç noktanın ortası bulunabilir ama özet olarak bilgi sahibi olup işinize devam edebilirsiniz. Tavsiyem ise şudur: Bugünkü Gazze, dün orayı ilgi alanına almayan neslin hatasıdır. 1917’de orayı İngilizlere teslim ederken Osmanlı, İstanbul’un altını üstüne getirmeyenlerin hatası bugün böyle ödeniyor. Bizim hatamız da kim bilir nasıl ödenecek? Artık bu âlemde kesin bir mü'min kâfir ayrımı olduğunu, iki kutuplu bir dünyada kendimizi mü'min olarak görmek zorunda olduğumuzu anlayacağız. Sadece boykotta değil, ailevi ilişkilerden ticarete, siyasete kadar hayatımızı bu iki kutuplu idrake göre tanzim edeceğiz ki bir sonraki nesil Gazze’yi Filistin sorunu olarak görmesin. Bunu becerecek planlar bir pratikler yapın ama uzun soluklu olsun. Mesela iki yüz yıl sürecek bir eşya ve insan boykotuna hazır olun. Allah yardımcınız olsun.
Kardeşim, müminlerin birbirlerine tutunmasının gittikçe daha çok güçleştiği, her bir fikir ayrılığında daha da paramparça olduğumuzu hissettiğimiz şu günlerde bir müminin harama girmiş olması onunla bağlarımızı kesmemizi değil doğruyu bulabilsin diye daha fazla çaba göstermemizi, dua etmemizi gerektirir. Makasla keser gibi hüküm vermek bizim BİR olmamızı engelleyecektir. Elbette ki haramı veya günahı basite alalım demiyoruz. Ancak her yanlış yapan ile yollarımızı ayıracaksak kimlerle birlikte bu mücadeleyi devam ettireceğiz. Harama direkt veya dolaylı destek caiz değildir. Biz kendimizden sorumluyuz. Becerebildiğimiz kadarını becermeye çalışırız. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olunuz.
Bu dini olmaktan daha önce stratejik bir konudur. Biraz aklı ve biraz insanlığı bulunan hiç kimse böyle bir ticareti yapmayı uygun bulamaz. Sırf bu nedenle de kazancınız haram oldu diyemeyiz ama siz bunun gerçekleşmemesi için direnin deriz. Belki ortaklarınızın kanaatini değiştirirsiniz. Mücadele edin, yılmayın. Hissenizi devretmeyi en son çare olarak düşünün.
Ahlâken ve dinen sakıncalı içerikleri barındırmayan, İslamî değerlere ters olmayan, ibadetlerinize engel olmayacak ve sizi bağımlı hale getirmeyecek yapımları izleyebilirsiniz. Bu konuda, yasal ve helal alternatif platformlar, YouTube ve ücretsiz yasal içerikler, DVD veya yasal satın alma yöntemlerini alternatif olarak düşünebilirsiniz.
Kocanızın boykot markalarından gelen malzemeleri kullanması, kontrolü dışında olduğundan bir sorumluluk oluşturmaz. Yani, niyetinin müminlerden yana olması, kâfirlerden uzak durması, imkân buldukça ve elinde yetki oldukça boykot olmayanı kullanmak yönünde tercihte bulunması gerekir. Bu önemlidir.
Ne yazık ki atsan atılmaz tutsan tutulmaz bir durumla karşı karşıyayız. Allah yardımcımız olsun. Boykot, fıkıhtan çok stratejik bir konu olarak görülmelidir. Küfre ve kafire karşı bir strateji oluşturmaya ne kadar muktedir olduğumuz ise ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Boykot yapmamız gereken işlerdendir ama sadece boykotla asıl yapmamız gerekeni beceremeyeceğimiz anlaşıldı. Bizim de sanayileşmemiz, bilim yolunda ilerlememiz hatta bunu ibadet heyecanı ile yapmamız boykottan daha öncelikli olmalıdır. Bu da ümmet adına hareket eden, nesil yetiştirme iddiasında olan partilerin, vakıfların, cemaatlerin yapacağı bir iştir. Umarım bu şuura kavuşmamız yakın olur. Birileri bu görevi üstleninceye kadar da biz bireyler olarak elimizden geldiği kadarını yapmaya gayret edeceğiz.