İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam son zamanlarda çocuklara İslam'ı sevdirmek niyetiyle bazı meşhur şarkıların İslami versiyonu yapıldı. Camiler başta olmak üzere, dinimizin anlatıldığı yerlerde bu şarkılar çocuklarla birlikte tekrar edilmeye başlanıldı. Ben yaz Kur'an kursunda görev yapıyorum ve artık bu tarz şeylerin yapılması ile çocuklarda camii, Kur'an, hadis vb. İslami değerlerimize karşı bir laubalilik gözlemledim. Bu sebepten şeriatımızın belirlediği sınırlar içerisinde, çocuklara saygı ve sevgiyle öğretebileceğimiz farklı metotlar düşünüyorum. Ümmetin çocuklarını ve gençlerini dert edinen birisi olarak size sorum şu; "İslami şarkı" diyerek çocuklara şarkı ile İslam'ın öğretilmesi doğru mu? Çocuklara dinimizi öğretmek için alternatif olarak neler yapabiliriz?

Cevap

Denize düşen yılana sarılırmış. Bu da onun gibi bir şey. Dinin yasakladığı bir şeyle dini öğretmek! Ne kadar garip. Allah yardımcımız olsun. Çocuklarımıza verebileceğimiz en iyi eğitim, dinimizin yaşanan şeklini üzerimizde görmeleridir. Bunu becermeye de mecburuz. Çocuklarımızı keşke anneleri evlerinde din üzere yetiştirmeyi becerebilselerdi. Hocalarımız için de benzer şey geçerlidir. Üzerlerinde gösterdikleri İslam kolay öğrenilir, müzik de istemez spor da. O olmayınca “camiye müzik sokmak” çare zannedildi. İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her çocuk belli zamanlarında bu veya benzeri merak seraplarına takılabilir. Bunda endişelenecek bir durum yoktur. - Çocuğu sorularından ötürü kınamayın. - Çocuğun her sorusuna vereceğiniz her cevaba ikna olmasını beklemeyin. Tatlı ve rahatsız olmamış bir eda ile bildiğiniz kadarı ile cevaplar verin. - Cevapta tıkanırsanız, cevap konusunu geniş bir alana yayın. Mesela “Allah neden en büyük?” şeklindeki bir soruyu o anda cevaplayamayacaksanız evrenin büyüklüğünden, zamanın ne kadar uçsuz bucaksız olduğundan, ağaçlardan, denizlerden büyük bir ansiklopedi gibi konular açın. Böylece onu büyük cevabın içinde bir şeyler aramaya itmiş olun. - Bunu da yapamazsanız “böyle bir soruyu okula gittiğinde öğretmenine sorabilirsin, biz de her şeyi bilmeyebiliriz” türünden cevaplar verin. - Belli sorularda da önceden anlaştığınız ve çocuklara merhametle bakabilen bir hocaya gidip ona sormayı çocuğa teklif edin, beraberce gidin. Hoca çocuğu özel karşılasın, hediyeler versin, cevaplarını da versin. - Sabrederek, uf puf yapmadan dinleyin çocuğu. Başka işle meşgul iken savsaklama tipi cevaplar vermeyin. Eski soruları ile karşılaştırma yaparak “ama bunu şöyle sormamış mı idin?” şeklinde yarı kınama yapmayın. - Tıkandığınız sorular olunca “bunu ben de bilmiyorum, araştırıp sana cevap vereyim” deyin ve gerçekten araştırın. Sonra da tatlı tatlı cevaplar verin hatta cevap vereceğiniz zamanı bir kutlamaya dönüştürün, o ne seviyorsa onu yaparak “filan konunun cevabı kutlaması” gibi bir şenlik yapan. Çocuğun sorusu hem bilgiye dönüşsün hem aranızdaki muhabbeti, saygıyı güçlendirsin biiznillah. Asla kınamayın, asla bıktı görüntüsü vermeyin. Böyle bir çizgi izlerseniz bir zaman sonra çocuğun gündemi değişir, başka şeylere yönelir.

Hocam benim altı yaşında bir kızım var. Bildiğimiz kadarıyla dinimizi anlatmaya
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli Kardeşim. Daha önce hocamıza gönderilmiş olan benzer soruya verdiği cevabı sizinle paylaşayım; Aziz kardeşim. İmkânınız olsa da İslam tarihini başından itibaren bugüne kadar satır satır inceleseniz. Ne yazık ki bu ümmetin en ağır imtihanı iç imtihanı olmuştur. Sözünü ettiğiniz tartışmalar sadece şu anda bulunan sıkıntılar değildir. Tarih, benzer sürtüşmeler, tartışmalar ve ithamlarla doludur. Ama o muhteşem kullukları yaparak bu imtihanı kazanıp gidenler de o tartışmaların arasından sıyrılarak gitmişlerdir. Yani şunu söylemek istiyorum: Bizim imtihanımız müşrikleri, Yahudileri ve bize düşmanlığını bildiğimiz kitleleri aşarak Rabbimize gitmek değildir. Allah Teâlâ, önümüze neyi çıkarırsa onu kazanmaya mecburuz. Ashabı kiram başta olmak üzere bütün nesiller bu imtihana tabi tutulmuşlardır diyebiliriz. Bize düşen bundan ibret almaktır. Kâfirin önünde ceketini düğmeleyen ama mü'min kardeşinin önünde kaplan kesilen mü'min kendisi ile çelişen bir tavır içindedir. Bu üzücü ama gerçektir. Bu dini böyle yaşayacak ve Rabbimizin rızasını kazanacağız. - Mü'min değerlidir. Hiçbir günah mü'mini atma nedenimiz olamaz. - Mü'minler Allah'ın kitabı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini katiyetle tartışamazlar. Âyetler ve hadisler bizim imanımızdır. - Ümmet'imizin büyükleri olanlar, ulemamız, fukahamız, meşayıhımız, mücahitlerimiz önderlerimiz ve örneklerimizdir. Ama putlarımız değildirler. - Kur'an ve Sünnet ölçülerinde içtihat ederek önümüzü açan, bize yol gösteren müçtehitlerimizi hürmet ve takdirle anmaya mecburuz. Allah'ın şeriatını anlamamıza katkı sağlayan her içtihat bizim için bir nimettir; kıymetini biliriz. - Müçtehidi peygamber gibi göremeyiz elbette. Onun makamı hiçbir şekilde nübüvvet makamının şu kadarı bile sayılamaz. Dolayısıyla peygamberlik makamına göre durumu belli olan bir müçtehidin sözü de hadislerin yanında kendisinin peygamberlik makamındaki yeri gibidir. Ve elbette bir müçtehidin sıradan bir mü'mine göre mevkii ölçülemeyecek kadar farklıdır. Müçtehidin sözü ile sıradan bir mü'minin sözü arasında da bu mesafe vardır. - Mü'minlerin nefislerini tatmin için dinimize ait konuları kullanmaları en iyi ifadeyle bir çirkinliktir. Birbirimizi ezmek için dinimiz dışında bir şeyi kullanmalıydık. - Aklı olan, mü'minle uğraşmaz. Uğraşılacak şirk ehli, dalalet ehli mi kalmadı? Aynı şekilde, mü'minle uğraşanla uğraşmak da akıllılık değildir. - Fitneden uzak durun. Mescitlere gidip namazlarınızı eda edin. Evinizin kıymetini bilin. Mü'min kardeşlerinizi cennet arkadaşları olarak bilin. İslam'ı cemaatinden, tarikatından ibaret görenlerin kısırlığı sizi boğmasın. İslam, bütün kâinatı kuşatacak güçtedir. Sürtüşerek değil kuşatarak Allah'a ulaşabiliriz. Kötüleri örnek görmeyin. Yılmayın, usanmayın. Allah'a emanet olun.

Hocam ben on altı yaşında genç bir kızınızım. Azerbaycan’dan yazıyorum. Bildiğin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Riyayı kastetmediğin ve tabii olduğun sürece bunu endişe etmen gerekmez. Özellikle teşhir ve farklılık isteği söz konusu olduğunda korktuğun başına gelebilir. Riyayı tamamen söküp atabilmek zordur, bir nevi mücadele alanımız olarak hep önümüzde olacaktır o sıkıntı ve biz kazanmak için gayret edeceğiz. Öz olarak böyle bil. b- Aklına geleni dilinle söylemedikçe ve elinle yazmadıkça endişe edecek durum yoktur biiznillah. c- İmanını güçlü tut. Hiçbir şekilde iman konularında tartışma ve esnek olma. Haramlardan uzak dur. Farzları ihmal etme. İffet ve ahlakını canın bil. Çevreni salihlerden oluştur. Ebeveynine karşı açık bir kusur işleme. Takatinin yettiğini ve kabiliyetine uygun olanı yap ve ihmal etme. Tembelliği kanser gibi bil, uzağında kal. Gerisini de merak etme. Allah yardımcın olsun.

Hocam âlimler bile riyadan korunmaya çalışmışlar ve korkmuşlar. Onlar bunu yaşad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size tavsiyemiz, çocukları bırakın annelerini eğitin. Anneleri eğitilmiş bir çocuğun eğitimi kolaydır. On yaşında bir çocuğun barınabileceği standartlarda bir eğitim kurumu ben de bilemiyorum. Siz anneye yönelin. Anneye saliha bir kadın çevresi oluşturun. Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz.

Ben İslami bir eğitim almadım. Pek çok eksikle karşı karşıyayım. Bunu gördüğüm i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu sözler doğru ama yerli yerinde söylenmemiş sözler olabilir. İlahiyat veya başka bir bölümde erkek ya da kadın olarak okunmaz diye bir kural yoktur. Kural şudur: Mü'min kendisini bile bile harama itmez, haram ortamında tutmaz. Bu kural değil fakülte, cami için bile geçerlidir. Bir kimse kendisini ne kadar haramdan uzak tutabileceğine bakarak bu konularda karar vermelidir. Bir harama ya da cehennemde bir saniye kalmaya değebilecek bir fakülte bu kâinatta kurulmamıştır ve kurulamayacaktır. İkinci olarak da şunu açık yüreklilikle düşünmeliyiz: Herkes, İslam'a hizmet etme, diplomayı din için kullanma gibi bir sloganla bu işe giriyor ama diploması olan bu sözleri yastık altına atıyor. Öyle başlayıp başka amaçlarla bitirmek hiç hoş değil. Bile bile kendimizi aldatıyoruz sadece. Ne kadar samimiyiz, bunu da ölçelim. Rabbim yardımcımız olsun.

Kıymetli hocam benim kız kardeşim bulunduğumuz yerde bir kursa gidiyor. Orada kü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İyi bir hocadan Kur'an dersi almanız farzdır. Annenizin bunu ve iyi bir ilmihal dersi görmenizi engellemesi hakkı değildir. Onu incitmeden bu görevinizi yerine getirmelisiniz. Babanız için sadece dua edin; onun doğurduğu bir çocuğu olarak ona akıl vermeniz, nasihat etmeniz kabul edeceği bir şey olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Dayınız için de benzer şeyler geçerlidir. Çok dua edin.

Selamünaleyküm hocam. Size 3 sorum olacak;1-Hocam ben üniversite son sınıf öğren

cami konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmamla birlikte namaz kılarken cemaatin iftitah (başlama) tekbirini alması farzdır. Yalnız intikal tekbirlerini cemaatin de söylemesi, imam "semiallahü limen hamideh" dediğinde cemaatinde "Rabbenâ leke'l-hamd" demesi müstehaptır.

Hocam cemaatle namaz kılarken tekbirleri imamla birlikte söyleyecek miyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İzin günü olarak Cuma gününü kullanın. Bu olmazsa işten çıkmak yerine bu konudaki kararlılığınızı bildirin. Gerekirse o saate karşılık gelen ücreti kesmesi üzerine anlaşın.

Hocam bir tanıdık sizden bu soruyu sormamı istedi. Ben Avrupa'da yaşayan genç bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cemaatle namaz kılmakla ilgili hadislerde farklı ifadeler (25 ve 27 gibi) yer almaktadır. Bu da cemaatle namaz kılmanın çok faziletli olduğunu gösterir.

Hocam cemaatle namaz kılmak tek kılmaktan kaç ecir fazladır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazını salt namaz olarak görmeyin. Onun namazla birlikte taşıdığı siyasi, psikolojik ve sosyolojik anlamları da vardır. Dolayısıyla camiye gitme imkânınız varsa cumayı Müslüman kardeşlerimizle kılın. Oradaki Müslümanlardan ayrılmayın. Yani imkânlarınızı da biraz zorlamanızı tavsiye ederim. Cuma namazına gitmeniz sizin için ciddi bir sıkıntıysa öğle namazını bulunduğunuz yerde eda edersiniz.

Hocam ben gurbette bir köyde yaşıyorum. En yakın camii on dört km. Camiye trenle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Vakit girdikten sonra kılınmalı.

Hocam Cuma namazından önce kılınan dört rekât sünnet, zeval vaktinden önce camiy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Olur. Bu şekilde Tahiyyetü'l-mescid namazı da kılmış olursunuz.

Hocam camiye girdiğimde iki rekât kaza namazı kılsam (çünkü kazaya kalmış namazl

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.