Fetva Meclisi
Soru
Biraz önce bir paylaşımınız da 8 yaşındaki bir yavrumuzun hafızlığını tamamladığını gördüm Elhamdülillah çok sevindim aynı zamanda da içim de bir burukluk oldu. Benim Allah'ın (c.c.) emaneti 2 oğlum 1 kızım var Hamd Olsun büyük oğlum Muhammed Sirac 8 yaşında ve yaklaşık 1.5 yıldır Hafız olmak istediğini söylüyor 6 yaşında Kur'ân-ı öğrendi 300 sayfa kadarını birlikte okuduk Elhamdulillah. Biz Antalya'da yaşıyoruz fakat burada bu konuyla ilgili başvuracağımız bir yer bulamadık oğlum 2 senedir yaz tatilinde yatılı kalıp her şeyi öğrenmek istediğini söylüyor lâkin yaşı küçük diye hiçbir yer eğitim için almadı bizde yazları camiye ve benzeri yerlere gönderdik çok hevesli hatta kendi kendine Kur’an-ı sesli sesli okuma denemeleri yapıp bana anneciğim Allah (c.c.) benim sesimi böyle güzel Kur’an okumak için yaratmış değil mi? diyor bu duruma ne kadar şükretsem azdır hevesinin kırılmasından endişe ediyorum bizlere duâ edin Rabbimiz Kendi Katında Razı Olacağı En Hayırlı Kapıları Açsın inşaAllah bu konuda tavsiyeleriniz var ise paylaşırsanız çok mutlu olurum.
Cevap
Benzer fetvalar
Beş yaşında çocuğunuzu hafız yapma arzunuz mükemmel ve mübarek bir duygudur. Yürekten tebrik ederim. Ama bulunduğumuz ortam itibarı ile getirisi ile götürüsü arasında yakınlık olmayan bir uygulamadır. Maalesef size onu yapmanızı tavsiye edemeyeceğim. Yapanlar vardır. Ama onların da çocukları üzerinde umduklarını bulabildiklerini söylemek zor. Özellikle size tavsiyem, çocuğunuzu Kur'an sevdalısı biri olarak yetiştirin. Hafız olmasın ama Kur'an denen yerde ayağa kalksın. Kur'an üzere yaşama hasreti taşısın. O yaşta acilen vermeniz gereken bilgi ve heyecan budur. Bunu da siz, anne ve baba olarak vereceksiniz. Çocuğunuza buna uygun bir muhit oluşturacaksınız. Evinize giren çıkan yakınlarınızı, misafirlerinizi buna göre belirleyeceksiniz. Bu büyük ve uzun bir mücadeledir. Bunu becerebilirseniz, zaten bir zaman sonra çocuk kendini Kur'an'a vermek isteyecektir. Umarım, maksadı anlatabilmişimdir. Evet, uzun bir harita çizdim ama uygulanabilmesi bakımından bu daha pratiktir. Dualar ederim, dualarınızı beklerim.
Aleykümselam.Sizin hafızlık yapmanız imkân dışıdır denemez. Anneliğiniz ve eş olmanızın yanında doğal bir iş olur mu o sorgulanabilir. Bu da ne kadar zamanda ezberleyebileceğinize bağlıdır. Şöyle bir test yapın: Önce eşinizle bu durumu görüşün, onayını alın. Sizi dinleyen hocanın 'yanlışsız okudun' dediği bir sayfaya üç saat çalışın, ezberleyin. Ertesi gün, hocanız o sayfayı sizden ezbere dinlesin en fazla iki yanlışla okuyabilirseniz bunu bir kenara not edin. Bir hafta sonra tekrar dinlesin sizi. Eğer yine aynı şekilde okuyabilirseniz hafızlık yapabilirsiniz demektir. Böyle yapamazsanız hafızlık yoluna girmeyin. Onun yerine belli sureleri ezberleyin. Ezberlerinizi sık sık tekrar edin. Yavrunuzla ilgili de zaman geçmiş olmaz. İnşaallah muvaffak olursunuz. Bu arada bıktırmadan sıcak tutmaya yönelik uygulamalar yapın onun üzerinde. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Pek mübarek bir niyetiniz var. Alalh Teâlâ sizi emelinize ulaştırsın. Hafız olmak, elbette elinle göklere değmek gibi büyük bir şeydir. İnsanın eliyle göklere değmesi ne demekse hafızlık da aynen odur. Böyle bir iş de elbette zordur. Zorluğu yanında da İblis böyle bir işe gireni kesinlikle rahat bırakmayacaktır. Zira onun da hedefi kimsenin eliyle göklere değmemesini sağlamaktır. Bu nedenle kimi hafız adayları mesela cep telefonu ile meşgul olduğu için bitiremez, kiminin karnı ağrır, kiminin annesi rahatsız olur, kiminin de akla gelmez manileri çıkar. Çünkü hafız olmak bin nimet demekse onun bin de engeli olacaktır. Kim, barikatlara takılıp kalırsa o emeline ulaşamayacak kim de önüne gelen barikatı aşmayı becerebilirse o da Kur'an Ehli olarak Rabbine kavuşacaktır. Akşam vakitlerindeki zihin yoğunluğunuz normaldir. Mümkün olduğu kadar kendinize düşünmeye, fikir üretmeye uygun boş vakit bırakmamalısınız. İlk boş vaktinizi şeytan kendi lehine değerlendirecektir. Bir hafıza şeytanın en büyük telkini, Kur'an'ın büyüklüğünü ve ağırlığını öne çıkararak yıldırma hamlesidir. Buna hazırlıklı olun. Bir hafızlık iki yılla dört yıl arasında bitmelidir. İki yıldan önce biten pek zayıf kalır ve erir. Dört yıldan fazlası da bıktırır. Yedi sayfaya geldiğinize göre kendinize şöyle bir test yapabilirsiniz: Mesela dördüncü sayfalardan birini yarım saat tekrar ettikten sonra yanlışsız veya bir yanlışla okuyabiliyorsanız, o yedi sayfa elinizdedir demektir. Eğer yarım saate rağmen üçten fazla hata çıkıyorsa zayıf ilerliyorsunuz. Buna göre ayarlayın kendinizi. Evde veya medresede yapmanızın bir farkı olmaz. Siz çocuk değilsiniz; yaşınız, evde de ezber yapmanıza müsait bir yaştır. Ezberde şöyle bir kural izlemelisiniz: - Her hangi bir sayfa ezberlendi denmek için, ezber çalışmasının üzerinden bir gece geçmelidir. Üzerinden gece geçen ve sabah kalkıldığında bir iki tekrarla okunabilen sayfa ezberlenmiştir. Bunun dışında adeta boşuna yorulursunuz. - Bir hocanın dinlemediği sayfayı ezberlenmiş saymayın. - Bir cüze çalışırken, YENİ EZBERLEDİĞİNİZ SAYFAYLA, ESKİ EZBERLENMİŞ TEKRARLANAN SAYFAYA AYNI ORANDA ÇALIŞMALISINIZ. Nasıl olsa eski ezber diyerek aldanmayın. Sonra önünüzde bir kamyon tuğla gibi bulursunuz o sayfaları. Hafızlık kadar dua isteyen bir şey belki de yoktur. Anneniz size çok uda etsin. Siz de dua edin. İki şeye dua edin. Biri hafız olabilmek, diğeri de HAFIZ OLARAK KALABİLMEK için. Şu anda mealle uğraşmak şirin görünür ama size hafızlık bakımından zararı vardır. Hafızlık sadece ona yoğunlaşmayı ister. ize de uda edin, Allah yolundasınız. Üzerinde yürüdüğünüz yo, cennet yoludur.
Selamünaleyküm. Öncelikli hedefiniz ilmihal olmalıdır. İlmihal farz bilgidir. İyi bir ilmihalden sonra Arapça gelebilir. Daha sonra da hafızlık gelsin. Evlilik sıkıştırıyorsa onu da öncelikli yapmanızı tavsiye ederim.
Allah Teâlâ sizi emelinize kavuştursun. Kur'an hafızı olmak çok önemli değildir. Önemli olan Kur'an ehli olabilmektir. Çocuğunuzun üzerindeki emelinizi bu isimle anın. Kur'an'ı ezberlemese bile Kur'an ehli olduğu zaman dünya ve ahiretinizi kazanmış olursunuz. - Bir kere, çocuğunuzu Kur'an ehli yapmayı, sizin için tıpkı hacca gidip cennet kazanmak gibi büyük bir iş olarak görün. Hatta yer yer haccetmekten de önemli görebilirsiniz. - Bu hususta eşinizle hem fikir olmaya gayret edin. Şeytan sizin aranızdaki düşünce farkını büyütüp çocuğu boşluğa çekebilir. - Böyle bir emelde insanların sizin etrafınızda kümelenerek tebrikler yağdıracağını zannetmeyesiniz. Tam aksine, hiç ummadıklarınızdan şeytanı bile güldürebilecek tepkiler görmeye hazır olun. - Hafızlık, ortalama iki yılda biter. Bir yıl da sürebilir, üç yıl da sürebilir. Normal süre böyledir ama siz en az elli yıl sürecekmiş gibi hazır olun. Elli yıl sürecek bir proje olarak görün bunu. Böylece şeytan sizi ikinci basamakta yıldıramaz. Pes etmezsiniz. - Hafızlık veya Kur'an ehli çocuk yetiştirmek, hafız olmaktan ya da Kur'an ehli olmak için çalışmaktan çok daha zordur. Çok, çok daha zordur! Buna hazırlıklı olun. Yer yer, 'ben kendim mi hafız olsa idim?' diyebilirsiniz. - Sakın hafızlığı evde yaptırmayı denemeyin. Riski ikiye katlayabilirsiniz. Muhakkak ev ortamının dışında olsun denemeniz. - Hafızlık, onu yapacak talebe kadar yaptıracak hoca işidir aynı zamanda. Bulduğunuz hocanın, hafız yetiştirmeyi Bedir'de cihat etmekten daha hafif görmesi durumunda ona çocuk teslim etmeyin. Hoca aramaya devam edin. Bu süre zarfında da çocuk, Kur'an ehli yetiştirmeyi 'hocalık' zannedecek birinin elinde sürece hiç başlamasın. Ayarları ile oynanmış bir çocuğun hafızlık süreci neredeyse tıkanmış gibi olur. Şöyle de diyebiliriz: Hafızlık sevdası, ayarlarıyla oynanmış bir çocuğun hafızlığından daha iyidir. - Gerek hafızlık öncesinde ve gerekse süreç işlerken çocuğu sürekli abluka altında tutacaksınız. Emsalleri ile bir aralığına dikkat edeceksiniz. Tamamen tecrit ederseniz kompleksli, kendini hiç sayan bir çocuk yetiştirirsiniz. Büyük ihtimalle de psikolojik sorunları olan bir çocuğunuz olur. Hafız da olabilir ama öyle olur. Karma bir ortamda tutarsanız bu sefer de hafızlık yaptıracak bir akıl bırakmazsınız çocukta. Ortasını bulmaya da 'Bedir'deki iş' diyoruz. - Hafızlık öncesinde ve süreç işlerken, çocuğun matematik zekasının ezber zekasını ezmemesine dikkat etmelisiniz. Matematik zekâsı ezber zekâsını ezerse hafızlık işi yokuşa sürülmüş olur. Oyuncağından espriye kadar her alanda buna dikkat etmeniz gerekir. - Yavrunuz, dört yaşından itibaren, hafızlık süreci için incelenmelidir. Dört yaşını doldurduğunda mesela bize getirebilirsiniz. Beş yaşını doldurunca da muhakkak çocuğu, bir Kur'an hafızı yetiştirebilecek hoca görmelidir. Bu hocanın kimliğini tekrar vurguluyorum: Bir hafız yetiştirmeyi, Bedir'deki üç yüz kişiden biri olmak şeklinde algılayacak. Bedir mücahitleri gibi sabırlı olacak. - Yavrunuz beş yaşında bu testlere girmeye başladığında hafızlıkla ilgili zaman da belirlenebilir. Genelde on yaşına kadar acele etmemeyi tercih ediyoruz. On yaşından sonra da zaman başladı diyoruz. Yirmi beş yaşına kadar da geç kalma yoktur. - Benim şahsi kanaatim, mevcut şartlarımızda zorluk ortamından yola çıkarak yaptığım tespitlerde, okul hayatının çocuk için hafızlık yolunu tıkatmayacağını düşünüyorum. Üniversite bile bu yolu tıkatamaz. Tıkatan, çocuğun kafasında Kur'an'a yer kalmayacak ortamlar ve anlayışlardır. Ya da çocuğun Kur'an'ı ikinci iş olarak görmesidir. Bu da sözünü ettiğimiz afetlerden biridir zaten. - Çocuğun üç yaşından itibaren, çevresini yorumlamada hassas olacağını bilin. Buna göre dikkat edin. Mesela çocuğu, Kur'an kıymeti bilmez bir akraba ile buluşturmayacağınız gibi onun gibi olmasını istemediğiniz bir hafızla da asla buluşturmayın. Kur'an'ın ehli olamamış bir hafızı görürse bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. - Eğer tespitlerde, çocuğun hafızlığı size tavsiye edilmezse asla üzülmeyin. Biz hafızlığı 'ezberlemek' ve 'emmek' olarak ikiye ayırmıştık zaten. Çocuğu ezberleme bölümünden alıp emme bölümüne geçiririz ki, asıl hedef de bu idi. Kur'an emsin dursun o zaman. Damarlarındaki kan gibi olsun Kur'an. Böyle bir eğitim uygulamasına geçersiniz. - Bütün bunlar olup biterken sizin dualarınız, süreç öncesinden binlerce kere Arş'a ulaşmış olmalıdır. Bunu unutmayın. Kuru temennilerin hiçbir değeri yoktur. - Bu sürecin öncesinde ve sonrasında gücünüz, istişare ile aktif duruma gelir. Evhama dönüşmeyecek tarzda bir istişare ağı kurun. -Duayı, çevreyi, muallimi, örnekleri tek ve garip kalmayı sabırlı olmayı ve kaderi asla unutmayın!
Selamünaleyküm. Evet, bayanların hafızlığında böyle bir sıkıntı yaygın olarak vardır. Bu nedenle de bazı dava büyükleri, bayanların hafızlık yapmaları yerine fıkıh ile meşgul olmalarını öncelemektedirler. Şahsen benim kanaatim de bu yöndedir. Çok ileri derecede ezber kabiliyeti olanlar dışında kızların hafızlığını birinci çalışmaları durumuna getirmemek gerektiğini düşünüyorum. Allah yardımcınız olsun, gerçekten 'Kur'an'ı unutmak' ağır bir vebaldir. Hafızlığınızın zayıflaması ile tamamen unutmak arasında bir fark görmelisiniz. Zayıflamayı bir noktaya kadar normal görebiliriz. Annesiniz. Anneliğiniz sizi yorabilir. Gerekiyorsa memurluğu bırakın önce. Bir de size tavsiyem, her gün yüzünden bir cüz muhakkak okuyun. Mesela öğrencileri beklerken okuyun. Bu sizin için azami yirmi beş dakika demektir. Bebeği emzirirken bile okuyabilirsiniz. Her ay bir hatim indirme durumunda ezberiniz sıfıra inmez asla. Bebeğiniz büyüyünce de bunu yavaş yavaş günde üç cüze kadar çıkarırsınız ki o zaman ezberiniz geri gelebilir. Kötü örneklerle yıkılmayın. Siz dert ederseniz Allah size bir çıkış yolu gösterir. Kendinize ve bize dua edin.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Eşler aralarında anlaştıktan sonra çocuğu ertelemenin bir sakıncası yoktur. Erteleyebilirsiniz. Yalnız bu konuda eşinizle anlaşamaz durumda olursanız şeytan bunu iyi kullanır ve sizi perişan edeceği bir sürece sokabilir. Eşinizi ikna ederek bu kararı uygulayın.
Allah yardımcınız olsun. Mübarek bir iş yapacaksınız. Bu öğretim esnasında pedagojik olarak dikkat edilecek hususlarda size yazmak istemiyorum. Onu almışsınızdır. Size sadece iki şey tavsiye edeceğim: a. Önünüzdeki her öğrenciyi ‘en iyi mü'min/insan olma adayı’ olarak görün. Şu veya bu vasfından dolayı onları hor görmeyin. En iyi mü'min/insan olacak ve sizin elinizle olacak. Siz de bunun ecrini Allah’tan göreceksiniz. Sizin için hayatî bir fırsattır bu. Böyle görmeye çalışın. Din öğretim ve eğitiminin önemsizi, ayrıntısı yoktur. Bir kelime ile cennet kazanılabilir, cehennemde kalınılabilir. Bugün sizden bir kelime öğrenen çocuk yarın cennet delikanlısı olabilir o kelime ile. Öğrettiğiniz şeye az çok mantığı ile bakmayın. Dinin bir kelimesi mantığı ile bakın. Yavrular dinlemiyor gibi görünseler de, toprağa düşmüş bir dane gibi yıllar sonra o filizlenebilir biiznillah. Siz Mus’ab olmaya bakın. Sizi Peygamber aleyhisselam gönderdi gibi bakın. Samimi olun, küsüp alınmayın. Sabırlı olun acele etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Çocuk, baba ile annenin ortak hakkıdır. Taraflardan birinin gizlice engelleme yapması caiz olmaz, hakka girmiş olursunuz. Erkeğin tek başına hamileliği engelleme hakkı olmadığı gibi kadının da böyle bir hakkı yoktur. Eşler bu konuda aralarında anlaşmalıdırlar/anlaşabilmelidirler. Kadının tıbben sabit olan bir riski, hastalığı veya sakatlanması gibi bir tehlikesi söz konusu ise ve eşi de bu durumu takdir edemiyorsa, böyle bir durumda kadının gizlice korunmasında sakınca olmaz. bunun ne kadar doğru ne kadar evham ürünü olduğunu herkesin kalbindeki takvası belirler.
Çocağa isim verme görevi ve hakkı babaya aittir. Kur'an’ımız, çocukları babalarıyla anmamızı emretmektedir. (Ahzab suresi, 5) Böyle bir konuyu baba ve anne aralarında istişare etmeyi becerebilmelidirler. İstişare ile babanın yönetimiyle isim konursa ne güzel olur. Tartışılırsa babanın verdiği isim muteberdir.
Erteleyebilir elbette. Bir ideal nedeniyle olmasa da erteleyebilir ama bu tür kararları birden çok açıdan ele almak gerekir. Sen, eşin, önünüzdeki zaman… Çok yönlü düşünerek karar ver. Mesela eşin bunu nasıl karşılayacak?
Devletin aradığı şartları belirlemede bir hile yapmıyorsanız bir sıkıntı olmaz, helal olur.