Fetva Meclisi
Soru
Hocam, bebeğe isim koyma hakkı kime aittir?
Cevap
Benzer fetvalar
Babanın adının çocuğa da verilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Özellikle de MUHAMMED gibi mübarek bir isim söz konusu olunca daha da normal olur. Mübarek olsun.
Dinimize göre evde son söz babanındır. İsim koymada da son söz babanın olmalıdır. Anne ile istişare etmesi ise o erkeğin mü'min nezaketine sahip olmasıyla alakalı bir durumdur. İkinci evlilik için 'iki eş arasında adalet' şarttır. Bu adalet, sevgide olamaz, sağlanamaz da. Zira sevgi, fiziksel bir değer değildir. Diğer hususlarda tam bir adalet sağlamak gerekmektedir.
Doğmamış çocuğa isim koymak şart değildir.
Furkan yerine FARUK ismini koyun. İsim olarak doğru olan odur. Çocuğun babası kim ise isim koymak da onun hakkıdır.
Allah’ın emrini ihlal etmeyi emretmeye kimsenin hakkı yoktur. Anne babanın böyle bir emri olamaz. Olursa da o emre itaat edilemez. Nazik bir şekilde itaat edemeyeceğinizi söyleyin.
Anne-babanın çocuğuna karşı görevlerinden birisi de ona güzel bir isim vermektir. Nitekim Hz. Peygamber, insanların kıyamet günü isimleri ile çağrılacağını belirterek “Çocuklarınıza güzel isim koyunuz.” (Ebu Davud, Edeb, 69) buyurmuştur. Konulacak isimlerin mutlaka Arapça olması ve bu ismin Kur’an-ı Kerim’de geçmesi gerekmez. Çocuğa isim koyarken dikkat edilecek husus, yadırganmayacak güzel anlamlı bir isim olmasıdır.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Çocuk, baba ile annenin ortak hakkıdır. Taraflardan birinin gizlice engelleme yapması caiz olmaz, hakka girmiş olursunuz. Erkeğin tek başına hamileliği engelleme hakkı olmadığı gibi kadının da böyle bir hakkı yoktur. Eşler bu konuda aralarında anlaşmalıdırlar/anlaşabilmelidirler. Kadının tıbben sabit olan bir riski, hastalığı veya sakatlanması gibi bir tehlikesi söz konusu ise ve eşi de bu durumu takdir edemiyorsa, böyle bir durumda kadının gizlice korunmasında sakınca olmaz. bunun ne kadar doğru ne kadar evham ürünü olduğunu herkesin kalbindeki takvası belirler.
Düşük olan çocuğun isminin verilmesi mecburiyeti yoktur. Sadece 'verilebilir' diyebiliriz. Allah Teâlâ annesine şifalar ihsan etsin, kalbine huzur versin. Elbette evlat uğruna çekilen bütün eziyetler ahirette bir kazançtır. Tabi ki, kıymetini bilene, sabredene...
Allah yardımcınız olsun. Mübarek bir iş yapacaksınız. Bu öğretim esnasında pedagojik olarak dikkat edilecek hususlarda size yazmak istemiyorum. Onu almışsınızdır. Size sadece iki şey tavsiye edeceğim: a. Önünüzdeki her öğrenciyi ‘en iyi mü'min/insan olma adayı’ olarak görün. Şu veya bu vasfından dolayı onları hor görmeyin. En iyi mü'min/insan olacak ve sizin elinizle olacak. Siz de bunun ecrini Allah’tan göreceksiniz. Sizin için hayatî bir fırsattır bu. Böyle görmeye çalışın. Din öğretim ve eğitiminin önemsizi, ayrıntısı yoktur. Bir kelime ile cennet kazanılabilir, cehennemde kalınılabilir. Bugün sizden bir kelime öğrenen çocuk yarın cennet delikanlısı olabilir o kelime ile. Öğrettiğiniz şeye az çok mantığı ile bakmayın. Dinin bir kelimesi mantığı ile bakın. Yavrular dinlemiyor gibi görünseler de, toprağa düşmüş bir dane gibi yıllar sonra o filizlenebilir biiznillah. Siz Mus’ab olmaya bakın. Sizi Peygamber aleyhisselam gönderdi gibi bakın. Samimi olun, küsüp alınmayın. Sabırlı olun acele etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi ve yavrularınızı himaye buyursun. Ne mübarek hissiyat, ne güzel, Kur'an ile yeşermek, onunla güçlenmek, ne güzel! Çocuğunuzu o yaşta kitabımızla buluşturacak bir eğitim merkezinin bulunduğunu zannetmiyorum. Münferit olarak yapılabilen örnekler vardır ama bir kurum düzeyine henüz gelebilmiş değiliz. Sizin gibi anne babaların temennileri biiznillah bizi daha iyi seviyelere getirecektir. Size özet olarak şunları söyleyebilirim: - Çocuğunuzun bu tür belirtilerini yani şunu ezberledi ve bunu okudu gibi durumları tam ve kesin bir gösterge kabul etmeyin. Hayra işaret olarak kabul edin sadece. Ağır bir beklenti içine girersiniz ve daha ilerisini arzu edersiniz de olmayınca büyük bir hayal kırıklığına uğrarsınız daha sonra. Allah muhafaza buyursun, şeytan sizi öyle bir durumda bitirir. Mevcudu nimet bilin, hedefinizi büyük tutun, sabrınızı güçlü kılın ama pratikle adım adım yol alın. Hayallerinize göre bir pratik beklemeyin sakın. - Bu konuda yavrunuzun annesi ile hemfikir olmanız çok önemlidir. Siz bir beklenti içinde annesi ise daha başka bir beklenti içinde olursa bu şeytanın işine gelir. Aman dikkat edin. Bu hususu anne ile tartışmayın bile. Alttan almasını, zamana yaymasını bilin muhakkak. - Yavrunuz ve hafızlık konusunda ehli ile bir karar verin. Bunun için gerekiyorsa İstanbul'a iyi bir merkeze gidin. Onlar sizin çocuğunuzu test etsinler. Kendisi Kur’an bilen bir psikoloğa da gidebilirsiniz. - Çocuğunuzla bu konuda tatlı sohbetler yapın. Onu adam yerine koyup Kur'an'ımızın adamı olması konusunu zaman zaman derinleştirin. Yalnız, asla ona hedef olarak sadece hafız olmak gibi bir daire çizmeyin. Onu yapar ve ortada kalabilir. Büyük adamlık ve büyük işler listesi oluşturun. Hafız olmayı da doğal bir basamak gibi tutun onun önünde. - Sakın dua etmeyi basit gibi görmeyesiniz. Olsa olsa bu büyük iş Allah'ın lütfu ve inayeti ile olur. Ona sığınıp yardımını dileyenler bu büyük nimete erebilirler. Sabredeceksiniz. Dua edeceksiniz. Allah'a sığınacaksınız. - Sizi bir farklı imtihan daha bekler: Akrabalarınız ve yakın komşularınız, çocuğun öğretmeni, bunlar size 'çocuğun geleceğini yakmamak' üzerine nasihatler edebilirler. Çocuğa merhamet etmeyi söyleyebilirler. Kulağınıza tıpalar tıkayın ve bu sözleri içine sokmayın. - Diğer çocuklarınızla bu yavrunuz arasında denge kurmayı ihmal etmeyin. Bu yavru ile ilgilenmeniz diğerlerinin nefretine sebep olmasın. Rabbim sizi emelinize kavuştursun. Hafız babası, Kur'an'ımıza hizmet eden mübarek bir aile sahibi kılsın.
Eşler aralarında anlaştıktan sonra çocuğu ertelemenin bir sakıncası yoktur. Erteleyebilirsiniz. Yalnız bu konuda eşinizle anlaşamaz durumda olursanız şeytan bunu iyi kullanır ve sizi perişan edeceği bir sürece sokabilir. Eşinizi ikna ederek bu kararı uygulayın.
Erteleyebilir elbette. Bir ideal nedeniyle olmasa da erteleyebilir ama bu tür kararları birden çok açıdan ele almak gerekir. Sen, eşin, önünüzdeki zaman… Çok yönlü düşünerek karar ver. Mesela eşin bunu nasıl karşılayacak?