Fetva Meclisi
Soru
Ben 2 aylık evliyim , beyim yatılı askeri öğrenci. 1 senelik böyle bir sürecimiz olacak. Düğünümüzden 1 hafta sonra eğitime başladı beyim. Hafta sonları görüşüyoruz Elhamdülillah. Bu sürecin zor olacağını biliyorduk fakat hayır işlerini uzatmanın dinimizce uygun olmadığını biliyoruz ve bu surecin zorluğuna rağmen hayırda sabredersek , Rabbimiz ferahlığını muhakkak verecektir diye düşünerek düğünümüzü yaptık. Şu anda kayınvalidemlerin evinde kalıyorum kimi zamanda kendi annemlerin. Allah nasip ederse bebeğimiz olsun istiyoruz fakat biz daha kendi düzenimizi kuramadık , beyim başımda değil, ayni zamanda bu hamilelik döneminde hastane işleri olacak. Bu durumlardan dolayı kayınvalidemlere veya kendi aileme yük olduğumu hissediyorum , zorlanırım diye düşünüyorum. Seneye düzenimizi kurduğumuzda olmasını düşünüyorum fakat bu sebeplerden dolayı ertelemek doğru olur mu veya beyim istiyor , onun hakkı olur mu ? Nasıl bir yol izlemem gerekir ?
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizin bu arzusu ve emrinin ilk zamanların heyecanı olduğunu umuyorum. Zaman içinde o da dengeye girer zannederim. Bu dönemde direkt yok diyerek kendinizi itaat etmez kişi durumuna düşürmemeye bakın. Anlaşabildiğiniz diğer konularda daha yoğun gündem oluşturun. Böylece bir noktada körelip kalmasın ilişkileriniz.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Allah için yapılan ibadetler de dahil olmak üzere bir Müslüman, ancak gücünün yettiği kadar yük taşır. Dört eve bakmanız veya altı eve bakmanız değil ne kadar bakabildiğiniz önemlidir. Her şeyden önce eşinize karşı görevlerinizi birinci plana alın. Sonra çocuklarınız ikinci planda olsun. Üçüncü planda da eşinizin talepleri doğrultusunda veya makul ölçüler içinde diğer yaşlılara yardım edin. Sizin asıl göreviniz eşinize karşıdır. Diğerlerine onun gönlünü almak için yardım edeceksiniz. Yaptıklarınızı Allah rızası için yaparsanız, kesinlikle büyük ecir kazanırsınız. Hastanelik olacak kadar da yorulmanız doğru olmaz. Bir de özellikle hiç kimsenin kavgasına, kabalığına karışmayın; ecriniz azalmasın. Allah sabırlar versin
Aleykümselam. Bebeğinizin kalbinin durması ile sizin bağlantınız kurulması doğru değil. Yeniden hamile olur yeniden anne olma durumunuz olabilir. Şeytan sizi böyle şeylerle meşgul ederek hasta etmesin. İşinize bakın, eşinizle ilgilenin, yaşamaya devam edin. Allah size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Nikâhlandıktan sonra bir kadının birinci derecede ihtimamı erkeğine karşı olmalıdır. Ailenizi bu hususta ikinci plana atmalısınız. Eşiniz huzurunuz için şarttır.
Selamünaleyküm. Bu durumda siz iki ecir sahibi olacaksınız biiznillah. Birinci ecir kendinizi dininize adamanızdan ikincisi de eşinize vesile olmaktan olacak. Ancak şunu bilmelisiniz ki, şeytan her ikinizi de batırmak istemektedir. Sizin emelinizi kursağınızda bırakmak için uğraşacaktır. Elinizdeki tek silahınız NUH SABRIDIR. Asla yılmayın, yorulmayın. Acele etmeyin. Hele hele bir erkeğin eşinden kaynaklanan bir yönlendirmeyi kabul ederek kendisini değiştirmesi uzun bir zaman alır. İki hususa çok dikkat edin. Bu hususların biri, şeytanın ona 'seni bir kadın yönlendiriyor, nerede erkekliğin?' demesine fırsat oluşturmayın. İkinci husus da, bir yılda iki yılda kesin bir değişim beklemeyin. Acele emeliniz değil eceliniz olur. Bu mücadeleyi, eşinize karşı sorumluluğunuz kadar, bir insan kurtarma tarzında düşünmeye gayret edin. Bir başka husus da, bu konuda genel durum yerine özel maddeler hâlinde istişareler yapın. Mesela, 'cemaate gitmesi için neler yapabilirim?' tarzında olsun.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ sizi ve yavrularınızı himaye buyursun. Ne mübarek hissiyat, ne güzel, Kur'an ile yeşermek, onunla güçlenmek, ne güzel! Çocuğunuzu o yaşta kitabımızla buluşturacak bir eğitim merkezinin bulunduğunu zannetmiyorum. Münferit olarak yapılabilen örnekler vardır ama bir kurum düzeyine henüz gelebilmiş değiliz. Sizin gibi anne babaların temennileri biiznillah bizi daha iyi seviyelere getirecektir. Size özet olarak şunları söyleyebilirim: - Çocuğunuzun bu tür belirtilerini yani şunu ezberledi ve bunu okudu gibi durumları tam ve kesin bir gösterge kabul etmeyin. Hayra işaret olarak kabul edin sadece. Ağır bir beklenti içine girersiniz ve daha ilerisini arzu edersiniz de olmayınca büyük bir hayal kırıklığına uğrarsınız daha sonra. Allah muhafaza buyursun, şeytan sizi öyle bir durumda bitirir. Mevcudu nimet bilin, hedefinizi büyük tutun, sabrınızı güçlü kılın ama pratikle adım adım yol alın. Hayallerinize göre bir pratik beklemeyin sakın. - Bu konuda yavrunuzun annesi ile hemfikir olmanız çok önemlidir. Siz bir beklenti içinde annesi ise daha başka bir beklenti içinde olursa bu şeytanın işine gelir. Aman dikkat edin. Bu hususu anne ile tartışmayın bile. Alttan almasını, zamana yaymasını bilin muhakkak. - Yavrunuz ve hafızlık konusunda ehli ile bir karar verin. Bunun için gerekiyorsa İstanbul'a iyi bir merkeze gidin. Onlar sizin çocuğunuzu test etsinler. Kendisi Kur’an bilen bir psikoloğa da gidebilirsiniz. - Çocuğunuzla bu konuda tatlı sohbetler yapın. Onu adam yerine koyup Kur'an'ımızın adamı olması konusunu zaman zaman derinleştirin. Yalnız, asla ona hedef olarak sadece hafız olmak gibi bir daire çizmeyin. Onu yapar ve ortada kalabilir. Büyük adamlık ve büyük işler listesi oluşturun. Hafız olmayı da doğal bir basamak gibi tutun onun önünde. - Sakın dua etmeyi basit gibi görmeyesiniz. Olsa olsa bu büyük iş Allah'ın lütfu ve inayeti ile olur. Ona sığınıp yardımını dileyenler bu büyük nimete erebilirler. Sabredeceksiniz. Dua edeceksiniz. Allah'a sığınacaksınız. - Sizi bir farklı imtihan daha bekler: Akrabalarınız ve yakın komşularınız, çocuğun öğretmeni, bunlar size 'çocuğun geleceğini yakmamak' üzerine nasihatler edebilirler. Çocuğa merhamet etmeyi söyleyebilirler. Kulağınıza tıpalar tıkayın ve bu sözleri içine sokmayın. - Diğer çocuklarınızla bu yavrunuz arasında denge kurmayı ihmal etmeyin. Bu yavru ile ilgilenmeniz diğerlerinin nefretine sebep olmasın. Rabbim sizi emelinize kavuştursun. Hafız babası, Kur'an'ımıza hizmet eden mübarek bir aile sahibi kılsın.
Allah yardımcınız olsun. Mübarek bir iş yapacaksınız. Bu öğretim esnasında pedagojik olarak dikkat edilecek hususlarda size yazmak istemiyorum. Onu almışsınızdır. Size sadece iki şey tavsiye edeceğim: a. Önünüzdeki her öğrenciyi ‘en iyi mü'min/insan olma adayı’ olarak görün. Şu veya bu vasfından dolayı onları hor görmeyin. En iyi mü'min/insan olacak ve sizin elinizle olacak. Siz de bunun ecrini Allah’tan göreceksiniz. Sizin için hayatî bir fırsattır bu. Böyle görmeye çalışın. Din öğretim ve eğitiminin önemsizi, ayrıntısı yoktur. Bir kelime ile cennet kazanılabilir, cehennemde kalınılabilir. Bugün sizden bir kelime öğrenen çocuk yarın cennet delikanlısı olabilir o kelime ile. Öğrettiğiniz şeye az çok mantığı ile bakmayın. Dinin bir kelimesi mantığı ile bakın. Yavrular dinlemiyor gibi görünseler de, toprağa düşmüş bir dane gibi yıllar sonra o filizlenebilir biiznillah. Siz Mus’ab olmaya bakın. Sizi Peygamber aleyhisselam gönderdi gibi bakın. Samimi olun, küsüp alınmayın. Sabırlı olun acele etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Erteleyebilir elbette. Bir ideal nedeniyle olmasa da erteleyebilir ama bu tür kararları birden çok açıdan ele almak gerekir. Sen, eşin, önünüzdeki zaman… Çok yönlü düşünerek karar ver. Mesela eşin bunu nasıl karşılayacak?
Devletin aradığı şartları belirlemede bir hile yapmıyorsanız bir sıkıntı olmaz, helal olur.
Çocuk, baba ile annenin ortak hakkıdır. Taraflardan birinin gizlice engelleme yapması caiz olmaz, hakka girmiş olursunuz. Erkeğin tek başına hamileliği engelleme hakkı olmadığı gibi kadının da böyle bir hakkı yoktur. Eşler bu konuda aralarında anlaşmalıdırlar/anlaşabilmelidirler. Kadının tıbben sabit olan bir riski, hastalığı veya sakatlanması gibi bir tehlikesi söz konusu ise ve eşi de bu durumu takdir edemiyorsa, böyle bir durumda kadının gizlice korunmasında sakınca olmaz. bunun ne kadar doğru ne kadar evham ürünü olduğunu herkesin kalbindeki takvası belirler.
Bu bilgi doğru değildir. İki yaşından sonra emzirme mecburiyeti olmaz denebilir ama yasak denemez. Doktorun tavsiyesine göre hareket edilmelidir.