Fetva Meclisi
Soru
Kadının eşinden habersiz, çocuk olmaması için iğne vurulup korunmasının fetvası nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadın bu konuda haklıdır ama eşinin anlayış göstermesi açısından durumu bir doktor ve aile danışmanı ile de istişare etmelerini tavsiye ederiz. Aksi takdirde çocuk için uğraşırken aileyi kaybedebilirler. Kadın ise asla gizli bir korunma yapmamalıdır. Yatak odası bu tür işlerde riskli sonuçlar getirebilir.
Hayır, böyle bir hakkı yoktur. İkinizin de anlaşabileceği bir ortamda bu engelleme olabilir ya da ortada tıbben/dinen makul bir gerekçe olabilir. Bunun dışında evliliğinizi yıkma noktasına getirmeden bu sorunu çözmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
İki yaşından küçük bir çocuğu hanımızın emzirmesi dışında evinize alabileceğiniz bir çocuk yoktur. Yetim de olsa evlatlık gibi bir çocuk alma dinimizde yoktur. Ancak eşinizin süt emzirdiği bir çocuğu alabilirsiniz. O da neticede mirasınıza sahip olacak şekilde evinize evlat olmuş olmaz. Sadece mahremiyet sorunu bulunmaz.
Erkeğin veya kadının geri dönüşü olmayan bir yöntemle hamileliği engelleyecek tedbir alması caiz değildir. Böyle bir işlem Allah’ın yarattığını değiştirmektir ve haramdır. Geçici bir tedbir ise caizdir. Bunu yaparken de erkeğin eşinden izin almış olması gerekir. Çünkü hamilelik ve çocuk ikisinin ortak hakkıdır.
Evet, normal şartlarda eşinizin izni aranırdı ama ağır hasta olan annenizin bakacak başka kimsesi yoksa annenize bakmak size farz olur. Eşinizin bir farzı engelleme hakkı yoktur. Onun da gönlünü kırmamaya çalışarak ve sadece zorunlu hizmetini yapacak kadar evinizden çıkmanızda o izin vermese bile sakınca yoktur.
Onların çocuğu olman mümkün değildir. Sana iyilikleri dokunmuş ve hayırla anılması gereken iki güzel insan olarak görmelisin onları. Sana bırakacakları malı da şimdiden yapılmış bir hibe olarak görebilirsin, miras olması mümkün değildir. İlerideki eşine ise bunları anlatman şart değildir, gerekli de değildir. Eşinin annen olarak bilinen kadınlığa yakınlığı açısından mahremiyet olmayacağı için sıkıştığında söylemen gerektiği bir nokta olarak kalabilir bu.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Çocağa isim verme görevi ve hakkı babaya aittir. Kur'an’ımız, çocukları babalarıyla anmamızı emretmektedir. (Ahzab suresi, 5) Böyle bir konuyu baba ve anne aralarında istişare etmeyi becerebilmelidirler. İstişare ile babanın yönetimiyle isim konursa ne güzel olur. Tartışılırsa babanın verdiği isim muteberdir.
Düşük olan çocuğun isminin verilmesi mecburiyeti yoktur. Sadece 'verilebilir' diyebiliriz. Allah Teâlâ annesine şifalar ihsan etsin, kalbine huzur versin. Elbette evlat uğruna çekilen bütün eziyetler ahirette bir kazançtır. Tabi ki, kıymetini bilene, sabredene...
Allah yardımcınız olsun. Mübarek bir iş yapacaksınız. Bu öğretim esnasında pedagojik olarak dikkat edilecek hususlarda size yazmak istemiyorum. Onu almışsınızdır. Size sadece iki şey tavsiye edeceğim: a. Önünüzdeki her öğrenciyi ‘en iyi mü'min/insan olma adayı’ olarak görün. Şu veya bu vasfından dolayı onları hor görmeyin. En iyi mü'min/insan olacak ve sizin elinizle olacak. Siz de bunun ecrini Allah’tan göreceksiniz. Sizin için hayatî bir fırsattır bu. Böyle görmeye çalışın. Din öğretim ve eğitiminin önemsizi, ayrıntısı yoktur. Bir kelime ile cennet kazanılabilir, cehennemde kalınılabilir. Bugün sizden bir kelime öğrenen çocuk yarın cennet delikanlısı olabilir o kelime ile. Öğrettiğiniz şeye az çok mantığı ile bakmayın. Dinin bir kelimesi mantığı ile bakın. Yavrular dinlemiyor gibi görünseler de, toprağa düşmüş bir dane gibi yıllar sonra o filizlenebilir biiznillah. Siz Mus’ab olmaya bakın. Sizi Peygamber aleyhisselam gönderdi gibi bakın. Samimi olun, küsüp alınmayın. Sabırlı olun acele etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi ve yavrularınızı himaye buyursun. Ne mübarek hissiyat, ne güzel, Kur'an ile yeşermek, onunla güçlenmek, ne güzel! Çocuğunuzu o yaşta kitabımızla buluşturacak bir eğitim merkezinin bulunduğunu zannetmiyorum. Münferit olarak yapılabilen örnekler vardır ama bir kurum düzeyine henüz gelebilmiş değiliz. Sizin gibi anne babaların temennileri biiznillah bizi daha iyi seviyelere getirecektir. Size özet olarak şunları söyleyebilirim: - Çocuğunuzun bu tür belirtilerini yani şunu ezberledi ve bunu okudu gibi durumları tam ve kesin bir gösterge kabul etmeyin. Hayra işaret olarak kabul edin sadece. Ağır bir beklenti içine girersiniz ve daha ilerisini arzu edersiniz de olmayınca büyük bir hayal kırıklığına uğrarsınız daha sonra. Allah muhafaza buyursun, şeytan sizi öyle bir durumda bitirir. Mevcudu nimet bilin, hedefinizi büyük tutun, sabrınızı güçlü kılın ama pratikle adım adım yol alın. Hayallerinize göre bir pratik beklemeyin sakın. - Bu konuda yavrunuzun annesi ile hemfikir olmanız çok önemlidir. Siz bir beklenti içinde annesi ise daha başka bir beklenti içinde olursa bu şeytanın işine gelir. Aman dikkat edin. Bu hususu anne ile tartışmayın bile. Alttan almasını, zamana yaymasını bilin muhakkak. - Yavrunuz ve hafızlık konusunda ehli ile bir karar verin. Bunun için gerekiyorsa İstanbul'a iyi bir merkeze gidin. Onlar sizin çocuğunuzu test etsinler. Kendisi Kur’an bilen bir psikoloğa da gidebilirsiniz. - Çocuğunuzla bu konuda tatlı sohbetler yapın. Onu adam yerine koyup Kur'an'ımızın adamı olması konusunu zaman zaman derinleştirin. Yalnız, asla ona hedef olarak sadece hafız olmak gibi bir daire çizmeyin. Onu yapar ve ortada kalabilir. Büyük adamlık ve büyük işler listesi oluşturun. Hafız olmayı da doğal bir basamak gibi tutun onun önünde. - Sakın dua etmeyi basit gibi görmeyesiniz. Olsa olsa bu büyük iş Allah'ın lütfu ve inayeti ile olur. Ona sığınıp yardımını dileyenler bu büyük nimete erebilirler. Sabredeceksiniz. Dua edeceksiniz. Allah'a sığınacaksınız. - Sizi bir farklı imtihan daha bekler: Akrabalarınız ve yakın komşularınız, çocuğun öğretmeni, bunlar size 'çocuğun geleceğini yakmamak' üzerine nasihatler edebilirler. Çocuğa merhamet etmeyi söyleyebilirler. Kulağınıza tıpalar tıkayın ve bu sözleri içine sokmayın. - Diğer çocuklarınızla bu yavrunuz arasında denge kurmayı ihmal etmeyin. Bu yavru ile ilgilenmeniz diğerlerinin nefretine sebep olmasın. Rabbim sizi emelinize kavuştursun. Hafız babası, Kur'an'ımıza hizmet eden mübarek bir aile sahibi kılsın.
Eşler aralarında anlaştıktan sonra çocuğu ertelemenin bir sakıncası yoktur. Erteleyebilirsiniz. Yalnız bu konuda eşinizle anlaşamaz durumda olursanız şeytan bunu iyi kullanır ve sizi perişan edeceği bir sürece sokabilir. Eşinizi ikna ederek bu kararı uygulayın.
Erteleyebilir elbette. Bir ideal nedeniyle olmasa da erteleyebilir ama bu tür kararları birden çok açıdan ele almak gerekir. Sen, eşin, önünüzdeki zaman… Çok yönlü düşünerek karar ver. Mesela eşin bunu nasıl karşılayacak?