Fetva Meclisi
Soru
Hocam küçüklüğümden beri anne ve babama hep eziyet ettim. Her gün evde kavga ve huzursuzluk vardı. Onlar bana vururken ben de onlara karşılık verdim, küfür ettim ve dövdüm. Helallik istedim ve tövbe ettim ama tövbemi bozdum her kavgada. Annemle babam bana çok beddua etti. Şu an on sekiz yaşındayım. Son kavgamız sırf kardeşlerimin kekini yediğim için oldu. Hem beddua ettiği için hem vurduğu için annemi dövdüm ve ağlattım. Artık ben seni Allah'a havale ettim dedi. Şu an perişan haldeyim. Psikoloğa gidiyoruz ama ben yaşadığım sıkıntıyı anlatamıyorum. Her dakika ve her saniye işkence gibi evden çıkamıyorum. Bir yerde işe gireyim diyorum ama tüm gün uyuyorum. Hiç arkadaşım da yok. Her yönden sıfırım. İmanım da eksik. Ne yapmam gerek, nasıl bir tövbe etmem gerek? Allah beni af eder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
1- Kesinlikle o yaptıklarınızın pişmanlığını hissediyorsanız tövbe edin. Çok defalar tövbe edin. 2- Asla tekrarını yapmayın. Sinirlendi vesaire olmasın. 3- Onlara özürler beyan edin. Ellerini ayaklarını öpün. Kovarlarsa tekrar öpün. Tekrar yalvarın, tekrar öpün. Yumuşayıncaya kadar. 4- Yeni aşırılıklar yapmıyorsanız ve onlar sizi bağışladı ise bir sorun yok. Önemli olan, onların sizinle ilgili son kanaatleridir. Şeytan sizi, iyi bir iş yapıyormuş gibi oyalamasın. Hemen yuva kurma planları yapın, çekinmeyin.
Kızım, size dua ediyorum. Allah size sabır versin, sizi korusun, ufkunuzu açık kılsın. Umarım ve isterim ki sen bir kâbus görüp bunları yazmış olasın da baban öyle biri olmamış olsun. Yok, yazdıkların doğru ise Allah babana acilen dönüş nasip etsin. Kızım, bir kere Allah’a çok dua edin. O her şeye kadirdir, babanı da ıslah edebilir. Çok dua edin. Bir de siz babanızı sevmeye elbette mecbur edilemezsiniz ama maddi olarak iyi görünmeye bakın. Ona karşı kusurunuz olmasın. İyiliğinizi kötülükle karşılarsa bu onun vebali olsun. Siz böyle iyi davrandığınız hâlde o ne yaparsa yapsın, ne bedduasından korkun ne de dayağından. İyi bir evlilik fırsatı gelince de evlenin. Annenize manevi destek olmayı unutmayın. Kızım, size dua ediyorum.
Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Psikoloji okuduğun iyi oldu, derdimi sana daha iyi izah edebilirim zannederim. Kızım, Allah hepimizi bir plan üzere yarattı ve hepimizle alakalı asla şaşmaz bir kaderi vardır. Baban veya başka bir insan, herkes imtihan durumundadır. Baban sana din ve ahlâk aşılaması gerekirken sen ona ahlâk vermeye çalışıyorsun. Garip, değil mi? İşte hayat böyle bir sınavdır. Kimi yokuş yukarı tırmanır, kimi iner, kimi de düz yolda sürçer. Hayat bu. Sana düşen şudur: Kendi imanını ve ahlakını önemse öncelikle. Kendini düşün; İmanlı bir hayat ve akıbeti cennet olan bir imtihan. Ana stratejin bu olsun. Baban, annen veya kardeşlerin senin en yakınların olarak ilgi alanında bulunsun. Onlarla ilgilen ama kendinden öne geçirme onları. Bu şu demektir: Onlara bir ikaz yapılacağı zaman yap. Tekrar edilecekse et ama üzerlerine yığılıp kalma. İşine bak. Hayatı bir iki sömestrden ibaret görme. Enerjini ve sabrını bir ömre yaymayı bil. Böyle yapamazsan kendini bitirirsin fark etmeden. Allah yardımcın olsun.
Babanızla çatışarak hem bir şeyleri düzeltme ihtimaliniz düşer hem de kendinize verdiğiniz zarar artar. Babanızla şikâyetlerinizle tatlı bir dille konuşmanın yollarını arayın. Sorun ister çözülsün ister devam etsin, siz babanızla iyi geçinmenin yollarını arayın. Babanızın ebeveyni gibi görmeyin kendinizi. Onun yanlış hareketlerinden dolayı kınanacağınızdan endişe duymayın. Babanızı sahiplenip kabullenmeye çalışın. Onun daima size karşı şefkatini ve merhametini hatırlamaya çalışın. Hatalarını ve kusurlarını affedin. Bunun yanı sıra iyi bir çevreyle sosyalleşin. Yalnız kalmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
af dilemek konusundaki diğer fetvalar
O hocalar bir gün Medine'de Ömer'in başta olduğu devlette iken bunu söylesinler. Samimi bir tevbenin kapatamayacağı hiçbir günah yoktur. Hiçbir günah!
Selamünaleyküm. Evliliğiniz evlilik şartlarına uygun ise bir sıkıntı yoktur ama tevbeye devam edin.
Selamünaleyküm. Mü'min iç aleminden geçenlerden dolayı sorumlu olmaz. Yeter ki o düşünceleri uygulamaya koymasın. Eşinizi sevmeniz kadar güzel bir şey yoktur. Ne mutlu size. Ama eşiniz cennette üst makamlara yükselir de siz ona erişemezseniz sevginiz eksik kalır. Beraberce yükseklere çıkmak için gayret edin, hurilerle olun, huri olun biiznillah.
Dağ gibi bir çirkinlik yaptınız. Çirkin mi çirkin. Allah affetsin. Asla umudunuzu kesmeyin. Samimi bir şekilde ve bir daha yapmamak üzere Allah'a dönerseniz O'nu sizi bekliyor bulursunuz. Dağ gibi bir hata için dağlar gibi bir tevbeyi ihmal etmeyin.