Fetva Meclisi
Soru
Corona testi oruç bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Sadece bir çubuğun içeri bir sıvı/gıda akıtılmadan ağza sokulması orucu bozmaz.
Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.
İnsan, kendisi kusmak için özel bir yöntem uygulamıyorsa kusmak orucu bozmaz. Yalnız kişinin kendi isteği ve çabasıyla ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur.
Selamünaleyküm. Koklama yoluyla oruç bozulmaz.
Oruçlunun bedenine soktuğu gıda nitelikli her şey orucunu bozar. Corona aşısı ise o anlamda bir gıda niteliğinde görülmemektedir. Bu nedenle de pek çok fetva merkezi orucu bozmayacağını söylemiştir. Ramazan gününde sırası gelen kardeşlerimiz aşılarını rahatlıkla vurulabilirler. Kalpte bir rahatsızlık oluşturmaması için de Ramazan ayından sonra bir gün ihtiyaten kaza orucu tutabilirler.
Bir kere görüştüğümüz doktorlar, bu tür ilaçların tanıtıldığı gibi gerçekçi olmadığını beyan ediyorlar. Sağlık bakanlığının böyle bir tavsiyesi bulunmuyormuş. Bu durumda ilaç nitelikli kabul edilmeleri zorlaşıyor. İlaç olmayınca da zaruret yoktur. Burundan birkaç damla mideye doğru inecek olursa oruç bozulur. Böyle bilinmelidir.
Corona konusundaki diğer fetvalar
Şöyle izah edelim: 1. “Oruç tutamayabilir” diye izin verilir bir meslek yoktur. Meslekten dolayı oruç iptal veya erteleme yapılamaz. Bir pozisyonun ağırlığından ötürü orucu açmaya izin verilebilir. Muhtemel sıkıntı değil içinde bulunulan sıkıntı olmalıdır o. Genel kural böyledir. 2. Görev gereği ikamet adresinden doksan km uzakta geçici olarak bulunan sağılık personeli, seferi oldukları için istiyorlarsa oruç tutmayabilirler. Onlar bu kuralın dışında kalırlar. Bu geçici görevlendirmenin ne kadar süreceğini bilmeden aylarca orada kalacak olsalar hep seferi sayılacaklardır. 3. Nöbet veya benzeri olağanüstü bir durumda bulunduğunuz pozisyonunuzun, ağzınıza iki dilim yemek koymaya uygun olmaması durumu ve buna bağlı olarak nöbet anında dengenizi kaybedecek kadar susuzluk ya da açlık hissetmeniz durumunda oruç açısından bir izin oluşabilir. O durumda oruç bozulur, hiçbir sakıncası olmaz ve daha sonra sadece o gün kaza edilir. Bunu da fırsat bulunca öbür Ramazan ayı gelmeden kaza edersiniz. Konuyu şöyle anlayabilirsiniz: Siz normal olarak her günkü gibi oruca niyetlenin. Oruca devam edin. Sözünü ettiğimiz ağır durum oluştuğunda ya da sizin zafiyetiniz nedeni ile hastanın/hastaların risk altına girmesi gibi durumda orucunuzu bozun. Hiçbir sakınca olmadan yiyin veya için. Sonra kaza edersiniz. 4. Sağlık personeli için bu şekilde bir oruç tutmaya karşı ruhsat oluşması durumu, kendi sağlıkları veya ikinci insanların sağlıkları açısından olması aynıdır. Şöyle diyebiliriz: Kendi canını kurtarmak ve başka canı kurtarmak aynı dairenin içinde bulunur. Her iki durum için de oruç açmaya izin vardır. 5. İcra ettiğiniz vazifeniz, bir insanın iş olarak icra edebileceği en mübarek işlerdendir. Niyetinizi Allah’ın kullarına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma şeklinde belirleyin ki iş dakikalarınız hatta dinlenme vakitleriniz ibadet nitelikli bir iş olsun. İnsanların sizi alkışlamasını beklemeden vazifenizi yapın. Alkışlar biter ama Allah’ın rızası ebedidir, O sizden razı olduğunda göklere kadar yükselirsiniz biiznillah. Sizin için dualar ederiz, size sabırlar dileriz. Allah Teâlâ sizi korusun, elinize şifa indirsin, yüreğinize sabır doldursun.
Musafaha/tokalaşma farz işlerimizden değildir, sağlığımızı korumaya yönelik emirler musafaha emrinden çok daha büyüktür. Dolayısıyla sakıncası yoktur denene kadar musafaha etmemeliyiz, bundan da bir kaybımızın olmayacağını biiznillah bilmeliyiz.
Din açısından kesilmez ağaç yoktur. Ömer radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında yaslandığı ağacı bile kesmişti. Eğer ekonomik bir getirisi olmadığı hâlde bir nevi israf ediliyorsa kesilmekle bu durumda israf haram olduğu için ona sakıncalı deriz. Ceviz ağacı ile alakalı durum daha çok biyolojiktir. O ağacın salgıladığı bazı gazlar nedeniyle altında durana ya da yakınında iş görene zarar verdiği söylenmektedir. Bu sorunun bu yönünün muhatabı da tıp adamlarıdır.
Bu bakış hiç doğru değildir. Neticede bu Allah’ın azaplarından bir azaptır. İman edene de gelir, etmeyene de gelir. Bundan daha vahimi ölüm değil midir? İman edenler ölmüyor mu? Bu yaşadığımız dünya hayatında mü'mine ayrı kâfire ayrı işlem yapılmıyor. O dediğiniz ahirette olacak inşaallah; orada mü'minler Allah’ın nimetlerini ebedi olarak tadacaklar. Burası dünyadır orası da cennettir. Bu musibetler mü’minlere geldiğinde iyilerin derecesini arttırır, günahkârların günahlarını düşürür; ahirete kazanmış olarak giderler. Kâfirlere geldiğinde ise çektikleri eziyetle ahirete giderler, bir kazançları olmaz. Afetleri bir ayıplama konusu olarak değerlendirmek yanlıştır. Bu ümmetin en iyileri olan sahabelerden niceleri benzer afetlerle Rablerine gittiler. Değerlendirmeleri yaparken duygusallıktan uzak yapmak gerekir. Allah Teâlâ bütün insanlığı afetlerden muhafaza buyursun, gelen afetleri de ıslahımıza vesile kılsın.
Şöyle izah edelim: 1- ‘Oruç tutamayabilir’ diye izin verilir bir meslek yoktur. Meslekten dolayı oruç iptal veya erteleme yapılamaz. Bir pozisyonun ağırlığından ötürü orucu açmaya izin verilebilir. Muhtemel sıkıntı değil içinde bulunulan sıkıntı olmalıdır bu. Genel kural böyledir. 2- Görev gereği ikamet adresinden 90 km. uzakta geçici olarak bulunan sağılık personeli, seferî oldukları için istiyorlarsa oruç tutmayabilirler. Onlar bu kuralın dışında kalırlar. Bu geçici görevlendirmenin ne kadar süreceğini bilmeden aylarca orada kalacak olsalar hep seferî sayılacaklardır. 3- Nöbet veya benzeri olağanüstü bir durumda bulunduğunuz pozisyonunuzun, ağzınıza iki dilim yemek koymaya uygun olmaması durumu ve buna bağlı olarak nöbet anında dengenizi kaybedecek kadar susuzluk ya da açlık hissetmeniz durumunda oruç açısından bir izin oluşabilir. Bu durumda oruç bozulur, hiçbir sakıncası olmaz ve daha sonra sadece o gün kaza edilir. Bunu da fırsat bulunca, sonraki ramazan ayı gelmeden kaza edersiniz. Konuyu şöyle anlayabilirsiniz: Siz normal olarak her günkü gibi oruca niyetlenin. Oruca devam edin. Sözünü ettiğimiz ağır durum oluştuğunda ya da sizin zafiyetiniz nedeniyile hastanın/hastaların risk altına girmesi gibi durumda orucunuzu bozun. Hiçbir sakınca olmadan yiyin veya için. Sonra kaza edersiniz. 4- Sağlık personeli için bu şekilde bir oruç tutmaya karşı ruhsat oluşması durumu, kendi sağlıkları veya ikinci insanların sağlıkları açısından olması aynıdır. Şöyle diyebiliriz: Kendi canını kurtarmak ve başka canı kurtarmak aynı dairenin içinde bulunur. Her iki durum için de oruç açmaya izin vardır. 5- İcra ettiğiniz vazifeniz, bir insanın iş olarak icra edebileceği en mübarek işlerdendir. Niyetinizi Allah’ın kullarına hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma şeklinde belirleyin ki çalışma dakikalarınız hatta dinlenme vakitleriniz ibadet nitelikli birer iş olsun. İnsanların sizi alkışlamasını beklemeden vazifenizi yapın. Alkışlar biter ama Allah’ın rızası ebedîdir, O sizden razı olduğunda göklere kadar yükselirsiniz biiznillah. Sizin için dualar ederiz, size sabırlar dileriz. Allah Teâlâ sizi korusun, elinize şifa indirsin, yüreğinize sabır doldursun.
Babanızın BU KONUDA sözünü dinlemeyin. O mevcut salgın tehlikesini kavrayamamış olduğu için böyle istiyordur. Bu Ramazan ayında iftar vermekte samimi olan onun bedelini vererek samimiyetini göstermelidir. Mü’min kendisini ve başkalarını tehlikeye atmakla sadece vebale girer. İftar vermek ve eve ev halkı olmayanları toplamak imanın şartlarından değildir. Kaç haftadır camilerimizin Cuma günü bile açılmayacak kadar büyük bir afeti bu şekilde hafife almamalıdır insanlar.