Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim D vitamin değerim çok düşük çıktı. Tek kaynağı güneş fakat bulunduğumuz şehirde iklimden dolayı çok fazla yararlanamıyorum. Ampul almam gerekiyor fakat bir arkadaş içinde domuz katkısı olduğunu söyledi bu konu hakkında bir bilginiz var mı? Eğer öyle bir durum varsa kullanmamızda sakınca olur m?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere bu tespitler halk arasında kulaktan dolma değil de bilimsel denebilecek çapta ve belgeli olmalıdır. İkinci olarak da; bu oranda şüpheli bir nesneyi kullanmamalı ve ticaretini yapmamalıyız. Şüpheden kaçmak takva ehli bir mümin olmanın işaretidir. Ayrıntılı olarak ele alacak olursak da şunları söyleyebiliriz. a- Belirttiğiniz nesnede domuz katkısı kesin ise, b- Bu katkı maddesi yeni bir nesne denebilecek şekilde yüzde yüz kimyasal bir dönüşüm geçirmemiş ise, c- Kullanılan o nesne hayatî bir zaruret niteliğinde (mesela bir ilaç gibi) ihtiyaç maddesi değilse kullanılması caiz olmaz. Bunun içinde kullanıldığı maddeler de kullanılmaz.
Allah teala annenize şifalar indirsin. Uzman bir doktorun yazdığı, Helal olarak alternatifi bulunmayan bir ilacın muhtevasında domuz yağı katkısı bulunsa bile onu kullanmanızda sakınca yoktur. Geçmiş olsun.
İlaç zaruret durumudur. İlaçtaki bazı sakıncalı nesneler zaruret nedeniyle caiz olabilir. Sizin yapmanız gereken ilacın muhtevası hakkında hastaya bilgi vermek ve varsa alternatifini tavsiye etmektir.
Diş hekimi arkadaşlarımızla bu konuyu istişare ettik. Emdogain domuz kaynaklı bir ürün. Bu konuda bir tereddüt yok. Kardeşlerimiz sonuçları itibariyle bu ürünün bu oranda etkili ve pratik bir muadilinin olmadığını söylediler. Buna göre de tedavi maksatlı bir uygulamada kullanılmasında biiznillah sakınca yoktur. Bir gün helal bir maddeden muadili üretilir ve onun gibi başarılı olursa bunun kullanılması caiz olmaz.
Bir hastalığın tedavisi için helal olan başka maddelerden elde edilmiş bir ilaç henüz üretilmemiş ya da üretilen bu ilaca ulaşma imkânı yok ise haram olan bir maddenin veya bundan üretilen bir ilacın, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen uzman bir doktor tarafından tavsiye edilmesi hâlinde, kullanılmasında dinen bir sakınca yoktur. Çünkü “Zaruretler yasakları mubah kılar.” (Mecelle, md. 21) Zaruret ortadan kalkar ve başka helal maddelerden yapılan ilaçlar bulunursa, o zaman helal olanları kullanmak gerekir. Çünkü “Zaruretler kendi miktarlarınca takdir olunur.” (Mecelle, md. 22)
Hayır, hemen bırakmayı düşünme. Önce bu ilacın zorunlu olup olmadığına bak ki zorunlu görünüyor. Sonra da domuz katkılı olmayan alternatifi var mı ona bak. Alternatifi yoksa veya kat kat daha pahalısı ise bu ilacı kullanmanda hiçbir sakınca olmaz. Tekrar geçmiş olsun. Allah Teâlâ afiyetinizi daim kılsın. Âmin.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Hemen doktora gitmelisiniz. Vakit kaybetmeden gidin ve tavsiyelerine uyun. Bu mesele doktorluk bir meseledir.
Özellikle unutkanlığı gidermek için kati bir dua yoktur. Bildiğiniz her duayı yapabilirsiniz. Sık sık Âyetelkürsi’yi okuyunuz. Ancak size tavsiyemiz, bu durumu bir doktorla görüşmenizdir. Buna öncelik verin. O size, yaşınız, işiniz ve benzeri özel durumunuza göre cevap versin. Allah’a emanet olunuz.
Tıbben yapılacak işler için bir zaruret vardır. Tıbbî olmayanlarda ise zaruret kuralları geçerli olmaz. Hacamatı bir doktor tavsiye ederse tıp için geçerli ruhsatları aynen onun için de uygularız. Bunun dışında hacamat için zaruret prensiplerinin geçerli olmayacağını düşünüyorum.
“Onay vermeniz” söz konusu olduğuna göre siz yetkiniz olduğu ortamda onay vermeyerek vebale girmezsiniz. Yetkiniz yok ise seyirci durumunda olduğunuz bir işten ötürü de inşaallah mesuliyetiniz olmaz. Aksi takdirde insanın en çirkin işlerinden birinin aracısı olmaya razı olmak gibi büyük bir vebale girmiş olursunuz. Dik durun ve insanca durun. Bu imtihanı kazanın ve sevabınızı artırın.
Geçmiş olsun. Böyle bir durum estetik değildir, hastalık vardır ve tedavi edilecektir, öyle görürüz. Kadın cerrah arayın, bulamazsanız erkeğe gidin. Allah Teâlâ afiyetinizi ihsan etsin.
Tababet konusunda kimin ne kadar bilgi sahibi olması gerektiği asırdan asra, alandan alana değişebilir. Özel bir hıyanet, baştan savma gibi bir tutum söz konusu olmadığı sürece iki şeyi esas alırız: Resmi kurumların DOKTOR unvanını vermiş olması. O unvan sahibinin yine resmi kurumlar tarafından sınırlanan çalışma alanı içinde iş yapıyor olması. Bu iki noktayı tespit ettikten sonra bir doktorun hata etmesi durumunda vebale girmeyeceği söylenebilir. Elbette talebelik döneminde hak etmediği halde ona diploma alma hakkı veren hocaları veya yönetim bir insan üzerindeki hatadan mesul olacaklardır. Bu ayrı bir başlıktır.