Fetva Meclisi
Soru
Hocam evi ve eşi olmayan dayım annemde veya bizlerde kalırdı. Şimdi vefat etti. Kendisi herkesten para istiyordu ve bana geldiği zaman her gün 50 60 TL veriyordu. Ben de harcıyordum çünkü zengin değildim. Allah bana bunun hesabını sorar diye korkuyorum. Ne yapmam lazım bilmiyorum, beni aydınlatırsanız çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Bacı, Rabbim sana huzur indirsin, kalbine ferahlık, evine bereket versin. Zannedersem bu durumu bir de psikologla görüşmelisin. Onunla da görüştükten sonra o da tavsiye ederse işi bırakmanı faydalı bulurum. Böylece eşin hazır para bulamayacağı için oyunu bırakabilir. Allah yardımcın olsun.
Annenize bakmak erkek kardeşlerinizin görevidir. Siz sevap kazanacak bir kapı olarak görüp hizmet edeceksiniz elbette. Keşke onun elindeki paraya hiç bakmadan bu işi yapabilseniz. Eşinizden de rica edin, o da böyle düşünmeye çalışsın. Ciddi bir ihtiyacınız yoksa bırakın kadını dilediği gibi yapsın. O yaşta onu değiştiremezsiniz. O her işi doğru yaptığını düşünüyordur. Sevabınızı azaltmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. O para kime giderse bir haram yemiş olacaktır. Her haram ateştir. Ölmüş kardeşinizin o zorluk diyarında işini biraz daha zorlaştırıyorsunuz. İstiğfar edin, Allah'a dönün, o ağır haramdan sıyrılın.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Anneniz yaşıyorsa, sizin her biriniz 33,3 oranında, anneniz 12,5 oranında, amcanız da 20,8 oranında yüzde hissesi alacaktır. Anneniz yoksa siz ve amcanız yüzde 33,3 oranında hisse alacaksınız. Amcanızın, babanızın sağlığında yaptığı hatalar ahirette hesabı sorulacak işlerdir. Mirasa engel olan sadece iman farkıdır.
Kıymetli kardeşim, öncelikle sorunun ana kaynağının ne olduğuna dair bir araştırma ve soruşturmayı usulünce yapın. Evdeki huzursuzluğun, aranızdaki iletişim kopukluğunun ana sebebi nedir, öğrenin. Bu konuda ne yapabileceğinizi tespit edin. Bunları uygulamaya başlayın. Sorunlarınız çözülür inşallah.
aile konusundaki diğer fetvalar
Evet, bunlar bir imtihandır. Allah mahşer günü herkese karşılığını verecektir. Size yakışanı yaparsanız dünyada dert çekseniz de ahirette rahat edersiniz. Her hâlükârda tartışmadan yaşamaya gayret edin. Dua ve sabırla Allah'a yaklaşın. Umarız o bedduaların zararı olmaz.
Doğru olan kadınların ve erkeklerin ayrı bulunmasıdır. Böylesini tavsiye ederiz.
Annenizi değiştirmeye çalışmayın. Siz de yorulursunuz o da yorulur. Onu böyle kabullenin. Ona saygınızda ve hürmetinizde kusur etmemekle beraber kendi yolculuğunuza odaklanın. Annenizin çocuklarının evlilik hayatına dâhil olmasına, yön vermesine hakkı yok. Tavsiye verebilir elbette fakat evlilik gerçekleştikten sonra evdeki idareci genel olarak evin erkeğidir. Dolayısıyla kızları da bunu hissettirmeli. Bütün hürmetini saygısını göstermekle beraber evlilik hayatına, özel hayata müdahalelerinin kabul görmeyişini ciddiyetle görüp anlamalı. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim evvela babana karşı asla saygı çizgisinin dışına çıkma. Onu ıslah etmeye yönelik çabaları olabildiğince diğerlerine bırak. Sen, onunla arandaki sevgi ve şefkat bağını hep sıkı sıkı tut. Bu yapacağın işlerde ve atacağın adımlarda işini kolaylaştırır. Kardeşinle de elinden geldiğince ilgilen, konuş, ona durumu pozitif şekilde görebilmesi için yardımcı olmaya gayret et. Onunla etkinlikler yapmaya çalış. Kendini iyi hissedebileceği etkinlikler. Bununla ona olan yakınlığını arttır. Bu yakınlığın da onda söyleyeceğin sözlerin tesirini arttırır inşallah. Onlara merhameti ve sabrı tavsiye et. Bu süreçte en çok da kendine dikkat et. Sen kaybolma, sen dağılma, sen düşme. Çünkü sen düşersen kimseye yardım etmeye imkânın kalmaz. Saliha arkadaşlar bulmaya önem ver. Onlarla dertleşmeye, bir araya gelmeye önem ver. Bu da size bir nefes olur inşallah. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, kendisiyle övünülen şeyin, insanın çabasına ve gayretine bağlı olan şeyler içinden olması daha mantıklı bir iştir. Tamamen Allah'ın nasip etmesiyle gelen bir şey ile övünmek kadar akıl dışı kaç iş vardır şu yeryüzünde. Sen bu konuda üzerine düşeni yerine getirdikten sonra işini Allah'a havale edip kendini geliştirmeye bak. Aslında üstünlük olmayan şeyleri sen de bir üstünlük görme. Bu yanlış görmeler bir aldanmadan ibarettir. Yarın bir gün dünya üzerinde tek kaşlılık trend olursa insanlar kaşlarının ortasına kaş ektirmek ister. Hâlbuki daha düne kadar bunu hoş görmediklerini de hatırlamazlar. Çünkü onlar halkın illüzyonuna kapılmışlardır. Siz de kapıldığınız bu illüzyondan kurtulun. Elbette ki hayalini kurduğunuz şeylere erişmek istersiniz, bunun hayalini kurarsınız. Bunlar çok normal. Fakat buna kendimizi kaptırmak bu illüzyona kurban gitmektir. Onların iyiliğini istemeye gayret edin. Bu iyi dileklerinizi onlara da iletin. Bu hislerinizin en güzel çözümü budur. Korkmayın, endişelenmeyin. Onların eriştiği nimetler, size yazılanlardan bir gram bile eksiltmez. Aksine Allah'ın taksimatına gösterdiğiniz rıza ile siz kalbinizde nimetlerin en büyüğü olan huzuru bulabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Yönelttiğiniz soru genel olarak anlaşılabilme riski taşımaktadır. Ayrıca bahsettiğiniz durumun gerçekten de o kimsede olup olmadığı üzerinde tespit çalışması yapılması gerektiğinden liyakat sahibi bir ilim ehliyle görüşmesini tavsiye ederim. Bu kadını tanımadan bir cevap verilmesini doğru bulmuyorum. Fakat genel ilkeler üzerinden şunları ifade edebilirim. "Eğer kadının gerçekten öldürülme veya ölümle tehdit endişesi varsa farz olan bu tesettür emri tehlike geçinceye kadar yerine getirme sorumluluğu düşer. Tabi bu süreçte mümkünse başının dışındaki uzuvların örtülmesinde gevşeklik göstermemelidir. Ayrıca yapabilirse dinini yaşayabileceği yere hicret etmesi önemlidir. Yoksa imkân buluncaya kadar sabretmelidir. Tesettürü arzuladığı halde (bahse konu olan sebeplerden) yerine getiremeyen kimse Allah katında mesul değildir. Allah'ın bu hanım kardeşimizi tesettür sevabından mahrum etmeyeceğini zannediyorum."