Fetva Meclisi
Soru
Hocam kocamla beraber biz “defol git” kelimesinin niyette boşamak varsa talak olduğunu yeni öğrendik. Aylar önce bir kavgada kocam bana “defol git” demişti sinirle. Ben sinirle söylemiştim ve boşama niyeti aklımdan geçip geçmediğini hatırlamıyorum diyor. Bu durumda hatırlamasa bile talak oluyor mu ne yapmamız lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
'Defol git!' deyimi bir boşanma anlamı ihtiva etmiyor. Ancak sözü söyleyen bu sözle boşamayı kastetmişse ki bunu onun kendisi bilmesi mümkündür. O zaman bu söz bir boşama anlamı taşır. Bir talakla boşama olduğu için de yeniden nikâh gerekir diyebiliriz.
Selamünaleyküm. 'Boşadım' 'boşsun' gibi net ifadelerle boşama gerçekleşir. Sizinki anlaşılan bir tehdit niteliğinde olmuş. Tekrar etmeyin, ailenizi koruyun.
Bu sözlerle eşinizi boşamayı kastetti iseniz en kötü ihtimalle iki talakla devam ediyorsunuz. Yalnız bu tür boşamalar kinâyeli bir lafızla olduğundan bâin talak gerçekleşmiş olur. Bu nedenle mehrin yeniden belirlendiği yeni bir nikâh akdi yapmak gerekir. Boşama kastınız yoktu ise -ki verdiğiniz bilgiden de o anlaşılmaktadır- zaten sıkıntı yoktur. Bunu kendinize ders yapın, daha vakur ve seviyeli yaşayın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Eşinizin bu sözlerle ne kastettiği önemlidir. Eğer 'boş ol' demek istemiş ise bu bir talaktır. Tehdit ise yaptığı talak değildir.
Gerçekten mi seninle böyle oynayan birini seviyorsun, gerçekten mi? Bu durum için bir müftülüğe gidip yüz yüze sorup öğrenmeniz gerekir. Böyle yazılı cevapla olmaz.
Sözün sahibinin mezhebini esas alın. Çözüme kavuşamazsanız, bulunduğunuz yerin müftüsünün hakemliği ile çözüm oluşturun.
eş konusundaki diğer fetvalar
Hafızlıktan büyük bir tesbih mi olurmuş?
Bunu bir hastalık belirtisi sayabilirsin. Sevmeyi, sevdiğinin davasını yüceltme işleri yapmaya taşırsan bundan kurtulursun. Mezarını ziyaretten çok davasına hizmet et. Onun yanında iken Kur'an’ı oku, okut. Gençliğini onun davasına taşı. Mesela, “ben de evlenirken Hatice gibi üzerimdeki elbise ile evleneceğim” de. Atılım yap. Yerinde dururken sevmen seni bir noktaya götürmez. Bilakis şeytan seninle bu şekilde oynayabilir.
İki önemli gerçek bilinmelidir. Birincisi, aile içinde şeffaflığın olmaması huzur açısından risktir. İkincisi de kadının malı kadının, erkeğin malı da erkeğin özelidir. Birbirlerinin malında hakları yoktur. Buna göre kadının elindeki mal, eşinden aldığı mal değilse kendisine ait malını, maaşını kocasından gizli tutmasında sakınca yoktur.
O sevap zaten sana yazılıyor ve eşin de hata ediyor. Böyle yapan bir erkeğin yaptığı hatadır. Anlayış göstermeyecekse varsın sevabı sizin olsun, sabredin. Aile huzurunuz paradan daha değerlidir.
Erkek kadına zekât veremez. Kadının erkeğe zekât verebileceği söylenmiş ise de verilmemesini tercih etmeliyiz. Zekât büyük bir ibadettir. İhtimallerle yapılmamalıdır.
Misafir konusunda resmi bir standart belirlemek mümkün olmaz. Bu bir gönül meselesidir. Erkeğin ansızın misafir getirmesinin yanlış olması yanında kadının da kendisini lokantacı gibi görmesi de yanlıştır. Evin erkeği misafire eski yemeği vermekte sakınca görmüyorsa kadın hiç görmemelidir. Misafir konusu aile içinde huzursuzluk nedeni oluyorsa hiç misafir alınmasın. Zira bizim için eşlerin huzuru misafirden çok daha önemli ve önceliklidir.