Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir arkadaşım hafızlık yapıyor. Bunun yanı sıra tarikat tesbihi var. Hafızlıkla birlikte ikisini bir yürütemiyor çünkü tesbihatı bir saat sürüyor. Eşi de söylenip duruyor. Tesbihi bıraksa bir vebali var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hafız birisi için vakit sorunu olmaz ki? Araç sürerken, çay demlerken, işe giderken, durakta beklerken birkaç cüz okuyabilir hafız. Hafızın ihlâs ve samimiyet sıkıntısı olur; onu gidermelidir.
Aleykümselam. Bu noktadan sonra nerede bırakırsanız bırakın 'terk etmiş olma' durumunda olacaksınız. Şeytan sizi çok kritik bir noktada tuzağa çekiyor. Mevcut durumu koruyarak devam etmenizden başka yapacak bir şeyiniz yoktur.
Allah’ın emri olan namaz ve diğer ibadetleri yapmamakta vebal olur. Bir şeyhi, hocanın tavsiyesini yapmamak sizin için kazanacağınız şeylerden kaybetmek olabilir sadece.
Allah'ın bize farz kıldığı ibadetleri nasıl ve ne kadar emretti ise eksiksiz yapmaya mecburuz. Bunun haricindeki nafile ibadetlerden yapabildiğimiz kadarını yaparız. Bu bir fazilet yarışıdır. Bin yapan olur beş yapan olur. Hepimiz farklı işlerle de olsa nafile yoğunluğuna sahip olmak isteriz ama kabiliyetlerimiz, fırsatlarımız aynı olmayabilir. Size verilen tarikat görevine de böyle bakın. Neticede onu o şekilde yapmayı emreden bir ayet yoktur. Size en güzel hedef gösterilmiştir, yapabildiğiniz kadarını yapın gerisini zihin karışıklığına sebep yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bunu size hafızlık yaptıran hocanızla istişare edin; durumunuz vaktinde bitirmeye ve bitince de korumaya uygunsa devam edin. Hocanız tavsiye etmekte tereddüt ederse yaptıklarınızın hafızlığında güçlü olun.
Samimi bir tevbe ve bir daha tekrarlamamak yapabileceğimiz tek şeydir. Allah'a emanet olunuz.
eş konusundaki diğer fetvalar
Bir tehdit ve ürkütme olarak söylenen “defol git” sözü boşama oluşturmaz. Niyet hatırlanmalıdır. Hatırlanmıyorsa boşama olmaz. Her sonuca göre boşama olsa bile bir kere olmuş olur ve şu anda nikâhlı olmanızda bir sakınca olmaz. Bu hususlarda daha dikkatli olalım ve evliliğin imtihan olduğunu unutmayalım.
Bunu bir hastalık belirtisi sayabilirsin. Sevmeyi, sevdiğinin davasını yüceltme işleri yapmaya taşırsan bundan kurtulursun. Mezarını ziyaretten çok davasına hizmet et. Onun yanında iken Kur'an’ı oku, okut. Gençliğini onun davasına taşı. Mesela, “ben de evlenirken Hatice gibi üzerimdeki elbise ile evleneceğim” de. Atılım yap. Yerinde dururken sevmen seni bir noktaya götürmez. Bilakis şeytan seninle bu şekilde oynayabilir.
İki önemli gerçek bilinmelidir. Birincisi, aile içinde şeffaflığın olmaması huzur açısından risktir. İkincisi de kadının malı kadının, erkeğin malı da erkeğin özelidir. Birbirlerinin malında hakları yoktur. Buna göre kadının elindeki mal, eşinden aldığı mal değilse kendisine ait malını, maaşını kocasından gizli tutmasında sakınca yoktur.
Misafir konusunda resmi bir standart belirlemek mümkün olmaz. Bu bir gönül meselesidir. Erkeğin ansızın misafir getirmesinin yanlış olması yanında kadının da kendisini lokantacı gibi görmesi de yanlıştır. Evin erkeği misafire eski yemeği vermekte sakınca görmüyorsa kadın hiç görmemelidir. Misafir konusu aile içinde huzursuzluk nedeni oluyorsa hiç misafir alınmasın. Zira bizim için eşlerin huzuru misafirden çok daha önemli ve önceliklidir.
O sevap zaten sana yazılıyor ve eşin de hata ediyor. Böyle yapan bir erkeğin yaptığı hatadır. Anlayış göstermeyecekse varsın sevabı sizin olsun, sabredin. Aile huzurunuz paradan daha değerlidir.
Erkek kadına zekât veremez. Kadının erkeğe zekât verebileceği söylenmiş ise de verilmemesini tercih etmeliyiz. Zekât büyük bir ibadettir. İhtimallerle yapılmamalıdır.