Fetva Meclisi
Soru
Hocam nişanlımla aramızda dini nikâh var ve farklı şehirlerde, uzak mesafede yaşıyoruz. Görüntülü konuşmalarımız sırasında başım açık şekilde beni gördü. Bunun bana bir günahı var mıdır? Bu konuyla ilgili çok araştırma yaptım ancak net bir sonuca ulaşamadım. Bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir bayanın başının açık olması nikâhlanılmasına mani değildir ama siz kendinizi iyi tartın, büyüklerinizle istişare edin. Sonra denemeyeceğiniz bir yola girmiş olmayasınız?
Nikâhın şartların arasında tesettür yoktur. Başı açık bir kadınla da nikâh yapılabilir. Hadislerde geçen 'salihalık' kadının eşine karşı ilişkisi açısından yapılan değerlendirmeyi yansıtıyor. Kadının Rabbi ile olan ilişkisi başka bir meseledir.
Rabbimiz hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nikâh akdi olmadan erkekle kadın arasındaki yasaklar kalkmış olmaz. Yani kadının erkeğe erkeğin kadına namahrem olmasına ait kural nişanlılık döneminde de geçerlidir. İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece nikâh kaldırabilir. Bu nedenle bir kadının nişanlısına saçını göstermesi evlilik öncesi caiz olmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmek için geçirilen bir süreçtir. Bu süreçte arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Bu süreci şeytana kapı açmayacak şekilde tamamlamanız nasip olsun.
Nikâh, her şeye ruhsat demektir. Sizin için özel bir nikâh çeşidi olmayacağına göre, nikahtan bir saat sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok demektir. Gördüğüm kadarıyla siz evliliği, filmlerdeki gibi zannediyorsunuz. Daha dikkatli olun derim.
Sizin yaptığınız doğru değil. Nikâh son noktadır. O noktadan sonra evlilik hayatı başlamıştır. Ne konuşmakta ne de konuşulanı icra etmekte sınırlar yoktur, sadece bir düğün örf olarak engel gibi durmaktadır ama o da sizin karı koca olmanıza mani değildir. Onun sabırlı olması gerekir ama yaptığı yasak ve günah bir şey değildir.
Selamünaleyküm. Öyle bir şey olmaz. Nikâh nikâhtır. Siz o ruhsatı aldıktan sonra asla sabredemezsiniz. Boşuna kendinizi aldatmayın. Gizli nikâh yapmayın. Alenen nikâhlanın ve sonrasında da yeni bir nikâh ihtiyacı hissetmeyecekseniz nikâh yapın.
başı açık olmak konusundaki diğer fetvalar
Eşinizin imandan çıktığını söylemeye cesaretimiz olmaz. Ağır bir vebal altındadır deriz. Sizin ona itaat etmenizi de söyleyemeyiz. Neticede Allah'ın açık bir emrine karşı gelme vardır ortada. Boşanmayı ise, şimdilik düşünmeyin. İkna etmeye çalışın, tatlı dille, sabırla ve cedelleşmeden ikna olmasını bekleyin. Boşanmayı yapacaksa da o yapsın.
Yaş büyüklüğü veya küçüklüğü haramı değiştirmez, haram haramdır. Koruyabildiğiniz kadar kendinizi koruyacaksınız. Özellikle de durup bakmayacaksınız.
Mümin/Müslüman şu kimsedir: Allah Teâlâ’nın, iman etmenin şartı olarak önümüze koyduğu ilkelere iman eden ve yine Allah'ın emrettiklerini yapan, yasaklarından kaçınan insan. Buna göre, onun önünde emirler ve yasaklar vardır. İman ise emirler ve yasaklardan oluşan Müslümanlığın temeli ve çatısı durumundadır. O varken cennet için temel şart var demektir. O, yani iman yok ise asla cennetten söz edilemez. Müslüman olmaktan da söz edilemez. Temel ve çatı arasındaki olması gereken emirleri yerine getirme ve yasaklardan kaçınma prensibi bütünüyle veya bir bölümü ile zedelendiğinde büyük bir azap tehdidi ortaya çıkar, direkt cennet umudu riske girer. Hiçbir şekilde temel ve çatı yok olmaz. Bu şekilde inanıyoruz. Namaz, Allah'ın emrettiği ibadetlerden biridir. Onu yerine getiren, emirler dizisinden birini yerine getirmiş olur ama sadece namaz kılması o bütünü yapması olarak anlaşılamaz. Diğer eksikleri yine eksiktir. Mesela şer’i bir özür olmadığı halde oruç tutmuyorsa eksiklik vardır. Bir başka açıdan da ele alındığında o kişinin kaynağı Allah olan yasakları delmemesi gerekir. Kadının tesettürlü olması, yani açık bulunmaması Allah’ın kulundan istediği bir emirdir. Eğer kul, tesettür emrini deliyor ve çıplak geziyorsa bu onun mesela namazını, orucunu ortadan kaldırmaz. Namazı ile orucu ve tesettürü ile mesela yüz başlıktan hesap verecekti ise kıyamet günü tam anlamı ile bu yüz başlıktan biri olan tesettür onun için sıkıntı demektir. İman devam ettiği sürece de temel ve çatı korunduğu için “madem tesettür yok namaz da boşuna!” gibi bir çıkış yapılamaz. Cennete ne kadar yaklaşabilirse kul o kadar kârda demektir. Ne kadar hata işliyorsa o kadar da zarar ediyor demektir. Şüphesiz iki hakikati dikkatten kaçırmıyoruz. Birinci hakikat, bunlar ancak imanda bir sıkıntısı olmayan içindir. İkincisi de, namazı namazın şartlarından olan tesettürle kılıyor olmasıdır. Yoksa namazla oynamış olur ki, bu bir afettir maazallah. Böyle bir kardeşimizin herkes kadar Allah'ın rahmetinden ve mağfiretinden nasip sahibidir; değerlendirir ve zayi eder o başka bir meseledir.
Fıkıh olarak bir kadın, babasının yanında nasıl bulunabiliyorsa kayınbabasının yanın da o şekilde bulunabilir. Buna göre kural şöyledir: Bir kadın, babasının yanında büyük avretini yanı göbek ile diz kapağı arasını asla açamaz, dar bir kıyafetle açılmış gibi gösteremez. Bu bölgeye yaklaştıkça sakınca da yükselir demektir. Saç için ise şunu söyleyebiliriz: Babanın yanında açık olması haramdır diyemeyiz. Şu var ki, ahlak ile iman bağını ele aldığımızda bayanların baba önünde daha ahlaklı durmalarını mü’min kadın olmalarının gereği olarak kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Bir sakınca yoktur
Selamünaleyküm. Namaz kılsın, namaz vebalinden kurtulsun. Samimi ise namaz onu zamanla düzeltir. Bu durumu evlenmeden önce düşünmeli idiniz.