Fetva Meclisi
Soru
Hocam günlük hayatında tesettürden uzak uygunsuz tarzda giyinişi olan bir hanım, aynı zamanda namaz da kılıyor olsa namazlarında bir eksiklik olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Namaz Allah’ın emirlerinden biridir. Oruç ve zekât da öyle birer emirdir. Tesettür de Allah’ın emridir. Ortada inkâr söz konusu olmadıkça bu emirlerden birinin yapılmaması kişiyi dinden çıkarmaz. Bir ayağına ayakkabı giyip diğerine giymeyen biri gibi olur o kişi. Tesettürü yok diye namaz kılmamak olmaz. Tesettüre de bir gün gireceğim diye gayret etmelidir insan. Yalnız namaz kılmak için namaz esnasında tesettür şarttır bunu unutmayınız.
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Tıpkı namaz ve oruç gibi ’emribilmaruf ve nehyi anilmünker’ kıyamete kadar Rabbimizin emri olarak kalacaktır. İlerleyen zaman hiç bir Kur’an emrini eskitemez. Müminler olarak böyle iman etmek zorundayız. Batı kültürü içimize sindikçe ortaya çıkan hastalıklardan biri de ‘kendi hayatı, özel durumu, yasal hakkı’ türünden savunmalarla insanların haramların işlenmesine sessiz kalmaları ve farzların eksik bırakılmasına karşı tepkisizlikte sakınca görmemeleri olmuştur. Bu bir batı hastalığıdır. Önceki milletlerden de bize sirayet etmiştir. Bazı Müslümanların namazı ihmal etmesine ne diyebilirsek buna da onu diyebiliriz. Kesinlikle yanlışa karşı tepkili, iyiliğe karşı teşvik edici olacağız. Dinimiz böyle bir dindir. Şüphesiz eksiğimiz de olacaktır, insanız neticede. Biz a konusunda eksiğiz diye b konusundaki yanlışı düzeltme vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Hatta aynı yanlışı biz yapıyor olsak dahi durum böyledir, ‘bu yanlıştır’ demeye mecburuz. Yalnız şu ince ayara dikkat etmeliyiz: Yapacağımız düzeltme vazifesi mevcut hatadan daha ağırını oluşturacak veya o hataya daha da derinleştirecekse geri durabiliriz, durmalıyız da. Bunun ötesinde kapasitemiz ve imkânlarımızla ölçülü olarak vazifemizi yaparız. Müslümanlık böyle bir dindir.
Yaşadığımız hayat aslında olduğu gibi imtihandır. Siz de yaşadığınız bu süreci her ayrıntısıyla imtihan olarak kabul edin. Herkes bir çeşit imtihan olacak. Sizin sınavınız da bu. Şeytanın sizi sendeletmeye çalıştığı bu süreçte daha sıkı tutunmaya çalışarak, bunun için ter akıtarak, mücadele ederek geçirdiğiniz müddetçe kazanacaksınız. Yılıp bir kenara yığılmaktansa sabredip sebat ederek kazanmaya çalışın. Bulunduğunuz noktada şeytan yorgunluğunuzla, tahammüllünüzün azalmasıyla, nefse süslü, cazip gelenlerle vurmaya çalışıyor. Rabbimize kul olmak, nefislerimize ağır gelecek imtihanlara karşı hazır yaşamaya çalışmak demektir aslında. Şeytan, Allah'ın kulu olmaya çalışan her tesettürlü mümin kadını içinde bulunduğu hayat üzerinden kıyaslar yaptırarak yıpratmaya çalışır. Tesettür, mümin kadınlar için bir nefis mücadelesidir. Tesettürümüz, Rabbimize ne kadar samimi bir kul olmak istediğimizi ispatlayabileceğimiz, şeytanın fısıltılarına, kandırmalarına rağmen dimdik sokaklarda gezip gezemeyeceğimizi göstereceğimiz, dünyada akıttığımız terlerin karşılığını cennette en güzel şekilde almayı umacağımız, kıymeti ancak Rabbimizin katında verilebilecek kadar şerefli bir ameldir. Başörtüye sadece dünyalık gözüyle “saçları örten bir kumaş, filanca rengin tenime daha çok yakışması” mantığı ile bakılırsa bu durumda ömrü de kısa bir amel olur. Ancak ahirette beni azaptan kurtaracak, cennette en özel, en kıymetli, en şerefli yere taşıyabilecek iş olarak baktığımızda caddede tesettürünle yürümenin nasıl bir izzet olduğunu hissettirecektir Rabbim. Tesettür konusu şu an sizin imtihanınız. Buna sabretmeniz, nefsinizle mücadele etmeniz, Rabbinizden yardım istemeniz bir sonraki imtihanınızla karşılaştığınızda sizi daha güçlü bir irade sahibi haline getirecektir. Sabredin. Etrafınızdaki insanları, arkadaşlarınızı sizin kıyafetinizi benimseyenlerden oluşturun. Şimdiye kadar bildiklerinizi yeterli görmeyin. Devamlı okuyun. Daha çok öğrendikçe aldığınız keyfin, lezzetin arttığını fark edeceksiniz. En çok da kendinizi bolca dua edin.
Bu tür zihin rüzgârları zaman zaman herkeste eser. O rüzgâra takılan kayıp gider, takılmadan yoluna devam eden de kurtulur. Bunlara takılmayın. Hiç böyle bir şey zihninizde yokmuş gibi davranmaya çalışın. Boşuna kendinizi yıpratmamış olursunuz. Allah yardımcınız olsun.
Allah’ın emir ve yasaklarına bağlılık kişideki imandan kaynaklanır. İmandaki güç arttıkça uygulamadaki kalite de artar. Aksi olduğunda da yani iman zayıfladıkça namazdan tesettüre kadar her şeyde en azından bir gevşeme muhakkak olur. Kişi bunu çabuk hisseder veya etmez gerçek böyledir. Bu nedenle şunu bilmemiz gerekir: İyi bir kulluk için iyi bir iman gerekir. İmanın da her an takviye edilmesi gerekir. İmanın takviye edilmesi her şeyden önce çevre ile alakalıdır. Mü'min bir çevre, mü'min arkadaş önemlidir. Haramlardan uzak bir hayat yaşamaya çalışmak ikinci çaredir. Birbirini iyiliğe teşvik eden, kötülüğe karşı uyaran arkadaş çok önemlidir. Ve imanlı insan olma mücadelesinde sabırlı olmak şarttır. Üç günde her şeyin düzeldiği bir hayat hayal edilemez. Sabredeceğiz; kendimiz için, etki etmeye çalıştıklarımız için sabretmeye mecburuz.
başı açık olmak konusundaki diğer fetvalar
Yaş büyüklüğü veya küçüklüğü haramı değiştirmez, haram haramdır. Koruyabildiğiniz kadar kendinizi koruyacaksınız. Özellikle de durup bakmayacaksınız.
Eşinizin imandan çıktığını söylemeye cesaretimiz olmaz. Ağır bir vebal altındadır deriz. Sizin ona itaat etmenizi de söyleyemeyiz. Neticede Allah'ın açık bir emrine karşı gelme vardır ortada. Boşanmayı ise, şimdilik düşünmeyin. İkna etmeye çalışın, tatlı dille, sabırla ve cedelleşmeden ikna olmasını bekleyin. Boşanmayı yapacaksa da o yapsın.
Dini nikâhınız sebebiyle, başı açık görülmek haram olmaz ama evliliğinizi topluma ilan etmeyerek tamamlanmadığı için ihtiyatlı davranmak daha iyidir. Nikâh tamamlanıp evlilik hayatına geçene kadar tesettüre riayet etmeye devam etmek, ileride pişmanlık yaşamamanız açısından daha güvenli olur. Rabbim sizi muhafaza etsin, evliliğinizi hayırlara vesile kılsın.
Fıkıh olarak bir kadın, babasının yanında nasıl bulunabiliyorsa kayınbabasının yanın da o şekilde bulunabilir. Buna göre kural şöyledir: Bir kadın, babasının yanında büyük avretini yanı göbek ile diz kapağı arasını asla açamaz, dar bir kıyafetle açılmış gibi gösteremez. Bu bölgeye yaklaştıkça sakınca da yükselir demektir. Saç için ise şunu söyleyebiliriz: Babanın yanında açık olması haramdır diyemeyiz. Şu var ki, ahlak ile iman bağını ele aldığımızda bayanların baba önünde daha ahlaklı durmalarını mü’min kadın olmalarının gereği olarak kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Bir sakınca yoktur
Selamünaleyküm. Namaz kılsın, namaz vebalinden kurtulsun. Samimi ise namaz onu zamanla düzeltir. Bu durumu evlenmeden önce düşünmeli idiniz.