Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben, iki çocuğum ve eşimle birlikte Amerika'da yaşıyorum. On yıllık evliyim ve evlendiğimden beri örtünme konusunda eşimle ciddi bir mücadele içerisindeyim. Ben Allah'ın emirleri doğrultusunda, İslami bir çatı altında yaşamak ve çocuklarımı da bu ışıkta yetiştirmek istiyorum. İlk beş yıl örtünme konusunda eğer eşim istemiyorsa vebali ona ait olarak biliyordum. Biraz araştırdığımda Allah'ın emirlerini uygulamam noktasında hiç kimsenin bana karışamayacağını ve sorumluluğun sadece bana ait olacağını öğrendim. Eşime öğrendiğim tüm bilgileri aktarsam da kesinlikle uygulamama engel oluyor. Eşim çocuklarıma iyi bir baba ve çocuklarım da babalarıyla çok iyi ilişkiler içerisindeler. Biz maddi olarak ve eşimin eve bağlılığı konusunda hiçbir şekilde sorun yaşamıyoruz ama ben artık örtünme konusunda ciddi rahatsızlık duymaktayım Allah'a karşı ve vicdanen. Eşim sadece her yıl eksiksiz olarak oruç tutar ve bayram namazı kılar. Başımı örtersem kesinlikle eve gelmeyeceğini ve benden nefret edeceğini belirtiyor. Eğer evlenmeden önce bu konuyu kendisine bahsetseydim, benimle evlenmeyeceğini de söyledi. Boşanmalı mıyım ya da boşanmak bu konuda hak mı? Eşim imandan çıkmış olabilir mi? Nasıl bir yol izlemeliyim ciddi anlamda yardıma ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere bu kadar zaman geçtikten sonra yani yıllar geçtikten sonra sabretmeyi başarmanız gerekir. Sabredin, hem yuvanızı kazanın hem de sabır sevabını. Allah sabredenlerle beraberdir. Nasihat edin, tatlı dil kullanın. O açılmak istedikçe siz biraz daha nazlayın, okşayın, tatlı dil kullanın. Sizin sevginiz ve alakanız onu sonunda eritecektir. Zor ama olması gereken budur. Bir zaman örtünmeyi hiç konuşmayın. Daha yakın durun bu zaman zarfında. Şeytan onu çektikçe si de şeytana doğru itmeyin onu. Yemininizde ise durum şudur: Eğer onu bir tehdit olarak söyledi iseniz sakıncası yoktur. Niyetiniz boşama idiyse bir talak gerçekleşmiş olur. Bu durumu bu iki izah dışında bir ayrıntısı varsa bir hoca ile orada danışın. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Allah Teâlâ'dan size sabırlar dilerim. Eşinizle ilişkilerinizde sıkıntınız varsa bu sizin, hem eşinizle ilişkinizden ötürü hem de çektiğiniz sıkıntıdan ötürü iki sevap kaynağına sahip olduğunuzu gösterir. Yavrularınıza sarılın ve onlarla teselli bulun. Eşinizi de zaman içinde eritmeye hazır olun. Bir zaman sonra sizin beklediğinizden daha iyi olabileceğini asla unutmayın. Duanın gücünü bilin, duayı hiç eksik etmeyin. Yavrularınızın etkilenmemesine dikkat edin. Bir de şunu size tavsiye etmeliyim: Madem ki, eşinizin tavırlarını anladınız, onunla hiç tartışmayın. Tartışma başlayacağı zaman susun. Tepki vermeyin. Kısa bir zaman sonra sizi bu sessizliğinizin tartışmanızdan kat kat daha tesirli olduğunu göreceksiniz. Allah yardımcınız olsun, size sabırlar ihsan etsin.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
1- Anne babanızın size karşı tutumu ne olursa olsun sizin onlara EN İYİ EVLAT muamelesi yapmanız gerekiyor. 2- Bu yaptığınız ibadettir. Nasıl ibadetler bizim zevklerimize göre belirlenmiyorsa bu da sizin hoşlanmadığınız şekilde yürüyebilir ama siz ecir kazanacaksınız. Muhakkak kazanacaksınız. 3- Sıkıntınız artarak devam edebilir. bu ecrinizin de artacağını gösterir. Ecrinizin artacağı sürece girmeniz, bir önceki süreçten kazandığınızın işaretidir. 4- Böyle bir süreci yaşamasanız Allah Teala, muhakkak sizi başka bir şeyle imtihan edecekti. Çünkü hayat imtihandır. Asla yılmayın, sabredin kazanın. Allah işinizi kolay etsin.
başı açık olmak konusundaki diğer fetvalar
Yaş büyüklüğü veya küçüklüğü haramı değiştirmez, haram haramdır. Koruyabildiğiniz kadar kendinizi koruyacaksınız. Özellikle de durup bakmayacaksınız.
Mümin/Müslüman şu kimsedir: Allah Teâlâ’nın, iman etmenin şartı olarak önümüze koyduğu ilkelere iman eden ve yine Allah'ın emrettiklerini yapan, yasaklarından kaçınan insan. Buna göre, onun önünde emirler ve yasaklar vardır. İman ise emirler ve yasaklardan oluşan Müslümanlığın temeli ve çatısı durumundadır. O varken cennet için temel şart var demektir. O, yani iman yok ise asla cennetten söz edilemez. Müslüman olmaktan da söz edilemez. Temel ve çatı arasındaki olması gereken emirleri yerine getirme ve yasaklardan kaçınma prensibi bütünüyle veya bir bölümü ile zedelendiğinde büyük bir azap tehdidi ortaya çıkar, direkt cennet umudu riske girer. Hiçbir şekilde temel ve çatı yok olmaz. Bu şekilde inanıyoruz. Namaz, Allah'ın emrettiği ibadetlerden biridir. Onu yerine getiren, emirler dizisinden birini yerine getirmiş olur ama sadece namaz kılması o bütünü yapması olarak anlaşılamaz. Diğer eksikleri yine eksiktir. Mesela şer’i bir özür olmadığı halde oruç tutmuyorsa eksiklik vardır. Bir başka açıdan da ele alındığında o kişinin kaynağı Allah olan yasakları delmemesi gerekir. Kadının tesettürlü olması, yani açık bulunmaması Allah’ın kulundan istediği bir emirdir. Eğer kul, tesettür emrini deliyor ve çıplak geziyorsa bu onun mesela namazını, orucunu ortadan kaldırmaz. Namazı ile orucu ve tesettürü ile mesela yüz başlıktan hesap verecekti ise kıyamet günü tam anlamı ile bu yüz başlıktan biri olan tesettür onun için sıkıntı demektir. İman devam ettiği sürece de temel ve çatı korunduğu için “madem tesettür yok namaz da boşuna!” gibi bir çıkış yapılamaz. Cennete ne kadar yaklaşabilirse kul o kadar kârda demektir. Ne kadar hata işliyorsa o kadar da zarar ediyor demektir. Şüphesiz iki hakikati dikkatten kaçırmıyoruz. Birinci hakikat, bunlar ancak imanda bir sıkıntısı olmayan içindir. İkincisi de, namazı namazın şartlarından olan tesettürle kılıyor olmasıdır. Yoksa namazla oynamış olur ki, bu bir afettir maazallah. Böyle bir kardeşimizin herkes kadar Allah'ın rahmetinden ve mağfiretinden nasip sahibidir; değerlendirir ve zayi eder o başka bir meseledir.
Dini nikâhınız sebebiyle, başı açık görülmek haram olmaz ama evliliğinizi topluma ilan etmeyerek tamamlanmadığı için ihtiyatlı davranmak daha iyidir. Nikâh tamamlanıp evlilik hayatına geçene kadar tesettüre riayet etmeye devam etmek, ileride pişmanlık yaşamamanız açısından daha güvenli olur. Rabbim sizi muhafaza etsin, evliliğinizi hayırlara vesile kılsın.
Fıkıh olarak bir kadın, babasının yanında nasıl bulunabiliyorsa kayınbabasının yanın da o şekilde bulunabilir. Buna göre kural şöyledir: Bir kadın, babasının yanında büyük avretini yanı göbek ile diz kapağı arasını asla açamaz, dar bir kıyafetle açılmış gibi gösteremez. Bu bölgeye yaklaştıkça sakınca da yükselir demektir. Saç için ise şunu söyleyebiliriz: Babanın yanında açık olması haramdır diyemeyiz. Şu var ki, ahlak ile iman bağını ele aldığımızda bayanların baba önünde daha ahlaklı durmalarını mü’min kadın olmalarının gereği olarak kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Bir sakınca yoktur
Selamünaleyküm. Namaz kılsın, namaz vebalinden kurtulsun. Samimi ise namaz onu zamanla düzeltir. Bu durumu evlenmeden önce düşünmeli idiniz.