Fetva Meclisi
Soru
Diyanetin Türkçe şerhini yaptığı tecrid-i sarih kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz, istifade edilebilir bir şerh midir ? Diyanetin bu kitabı tekrardan basıma hazırladığı söyleniyor, bu konuda bir bilginiz var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir ilmihal kitabını hazmetmedikçe hiçbir kitap size o beklentinizi vermez. Diyanet ilmihalini hazmedecek şekilde ailece okuduktan sonra başka kitaplara geçin. Tefsir kitap olarak altyapısı olanlar için faydalıdır, gerisi bir ibadet türü olduğu için sevap kazanırlar ama aradıklarını bulamazlar. Şifa Tefsiri başlama tefsiri olarak yeterlidir. Allah yardımcınız olsun.
Kitabın, imamların camilerde cemaate okuyabilecekleri bir kaynak olarak hazırlanmış olduğunu zannediyorum. Sıradan bir aile içinde ders kitabı olarak ağır gibi durmaktadır. Kitap zevki olanlar için faydalı duruyor. Birkaç başlığını inceleyebildim sadece. Gördüğüm kadarı ile Diyanet şartlarında güzel bir çalışma olmuş.
Bir kere sana kim önceki tefsiri ders olarak okuttu ise, bir ilim terbiyesi olarak o üstadının sana şu tefsirden devam edebilirsin demesi iyi olur. Evet, kendin de seçebilirsin ama uygun olan ondan tavsiye almandır. İkinci olarak da Arapça ve tefsir usulü açısından ne durumda olduğunu bilerek sana bir tavsiyede bulunmam gerekiyor. Netice olarak RUHU’L-MEÂNÎ bir ilim talebesinin kitaplığında temel tefsirlerden biridir. Şimdi onu kitaplığına koy, bugün olmasa da yarın muhakkak istifade edersin. Allah zihnini keskin, amelini makbul kılsın.
Selamünaleyküm, Hamdi Yazır'ın tefsiri için belli bir birikim gerekeceğini düşünüyorum. En azından bir İHL birikimi şarttır. Aksi takdirde çok okuyup az anlarsınız.Diyanet Ansiklopedisi sahasının en ağır ve en kapsamlısıdır. Evde bulunması gerekli olabilir ama ansiklopedi kültürü farklıdır. Kullanmayı bilirseniz yararlı olur. Tercüme eserler için isim vermedikçe bir şey söyleyemem. Tercüme kalitesi, baskı titizliği ve eserin genel durumu özellikle bilinmelidir.
Tercümesini kastediyorsanız, tercümesini görmedim. Arapçası ise nefis bir kitaptır. Şu kadar ki, her hadisin geniş bir şerhini bulamayabilirsiniz. Bir nevi ders notları şeklinde hazırlanmıştır. Bereketli bir eserdir. Rabbim müstefid kılsın. İlim talebesi olarak bize de dua edin.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı işlere muvaffak kılsın. İlim başlığı altında size şunları tavsiye edebiliriz: a- Bir ilmihal kitabını kavrayacak şekilde okumalısınız. Onu okumadan Kur'an okumanız bile yerini bulmamış olabilir. Diyanet'in ilmihali güzeldir, okuyabilirsiniz. Okuduktan sonra da temel kaynağınız olarak başucu kitabı şeklinde yanınızda olmalıdır. b- İkinci olarak da Riyazussalihin hadis kitabını şerhi ile beraber okuyabilirsin. Erkam Yayınları arasında çıkan şerh sizin için ömür boyu yeterli olur. c- Tefsir olarak da M. Toptaş'ın Şifa tefsiri size yeterli olur. d- Mesleğinizle alakalı olarak yapacağınız karşılaştırmalar için binlerce kitap yerine size tavsiyem şu olur: Kendinize bir ilim danışmanı bulun. Onunla yazışın, görüşün. O sizi fıkıh dünyasına taşısın. Daha rahat ve daha kalıcı bir yöntem olur bu. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
‘Yüzüne nur gelmek’ mecazi bir ifadedir. Bununla iyi olmak, güzel görünmek gibi anlamlar kastedilir. Bunun ötesinde özellikle bir anlam yüklenecek olursa ondan sıkıntı çıkabilir. Direk bu kullanımdan sıkıntı olmayacağını zannederim.
Tıpkı namaz ve oruç gibi ’emribilmaruf ve nehyi anilmünker’ kıyamete kadar Rabbimizin emri olarak kalacaktır. İlerleyen zaman hiç bir Kur’an emrini eskitemez. Müminler olarak böyle iman etmek zorundayız. Batı kültürü içimize sindikçe ortaya çıkan hastalıklardan biri de ‘kendi hayatı, özel durumu, yasal hakkı’ türünden savunmalarla insanların haramların işlenmesine sessiz kalmaları ve farzların eksik bırakılmasına karşı tepkisizlikte sakınca görmemeleri olmuştur. Bu bir batı hastalığıdır. Önceki milletlerden de bize sirayet etmiştir. Bazı Müslümanların namazı ihmal etmesine ne diyebilirsek buna da onu diyebiliriz. Kesinlikle yanlışa karşı tepkili, iyiliğe karşı teşvik edici olacağız. Dinimiz böyle bir dindir. Şüphesiz eksiğimiz de olacaktır, insanız neticede. Biz a konusunda eksiğiz diye b konusundaki yanlışı düzeltme vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Hatta aynı yanlışı biz yapıyor olsak dahi durum böyledir, ‘bu yanlıştır’ demeye mecburuz. Yalnız şu ince ayara dikkat etmeliyiz: Yapacağımız düzeltme vazifesi mevcut hatadan daha ağırını oluşturacak veya o hataya daha da derinleştirecekse geri durabiliriz, durmalıyız da. Bunun ötesinde kapasitemiz ve imkânlarımızla ölçülü olarak vazifemizi yaparız. Müslümanlık böyle bir dindir.
Kâfir, mü'min olmadığını kati olarak bildiğimiz insana verilen isimdir. Mü'min olduğunu söyleyen ya da öyle bilinen birine ‘kâfir’ demenin caiz olması için onun kâfir olduğuna kesin hükmedilmiş olması gerekir. Bu hükmeden de yetkili bir ilim makamı olmalıdır ya da İslam Devleti yargısı bu kararı vermelidir. Ortada bu ölçülere uydurulamayan tipler de hep buluna gelmiştir. Özellikle Abbasi döneminde bu standartlara uydurulamayan tipler yaygın olmuştur. O dönemden itibaren; - Mü'min olduğunu iddia eden ama mü'minliğinde tereddüdümüzün bulunduğu bir çeşit zararlı münafık tipler için, - İslam toplumuna, o toplumdan olduklarını söyledikleri hâlde zarar verecek işler yapanlar için ZINDIK kavramı kullanılmıştır. Bu kavramla esasen din dışında olmak gibi bir anlam da kullanılıyor olsa da ‘kâfir’ sözcüğünün açık seçik tehdit ettiği dinin dışında olma durumu bu kelimede biraz daha dolaylı anlatılmaktadır. Bu nedenle tarih boyunca bu sözcük yani ZINDIK sözcüğü ‘Müslümanlar için zararlı tip’ anlamında kullanılmıştır. Bu zararlı tip olmanın kâfir olmakla iç içe olduğu noktalar da bulunur ama açıkça kâfir demenin ağırlığı bu sözcükte yoktur. Bir anlamda siyasi bir kelime olarak da görebiliriz bunu.
Dinen bir sakıncadan söz etmesek de anlamlı bulamadık.
Bu isim olsa olsa erkek ismi olabilir. O da sakıncalıdır.
Zanla sakın hareket etmeyin, ahiretinizi yakabilirsiniz. Aleni suç irtikâp ettiğini bildiklerinizi ihbar edebilirsiniz. Onlara sempati besliyordu, geçmişte yemeklerine katılmıştı gibi bir gerekçe ile yaptığınız ihbar zulüm olabilir. Bu noktada dikkat edin. Kat'i bilginin ardından gidin sadece.