Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Gülen cemaatinin içinde en başından beri bulanan ve bu olaylarda dahi cemaate bağlı kalan yakınen tanıdıklarım var. Akrabalarım var bunları ihbar etsem şer'i açıdan herhangi bir sıkıntı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
Kendinizi Allah'tan başka kimseye muhtaç hissetmemeye alıştırınız. En yakınlarınız bile olsa insandan medet ummayın. Bunu hayat ilkeniz edinmeye çalışın. Birilerinin size karşı akrabalık hakkını gözetmemesini ise sizi yaratan Rabbinize bırakın. Böylesi sizin için daha huzurlu olur.
Net olarak hakkına girdiğinizi hatırladıklarınız varsa onlarla bir yolunu bulup helalleşin. Genel olarak listede bulunup da ayrıntısını hatırlamadıklarınız için de dua edin, onlar ve sizin için istiğfar edin. Allah yardımcımız olsun. Dua etmeye devam edin.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
İnanmamış olsa bile sen o hatayı işledin, o kişinin aklında bir iz kalmış olabilir. Helallik alman ahiretin için daha doğru olur.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Türkçe'de şöyle bir ata sözü vardır: Gevşek tükürük sakala zarar verir. Evliliği böyle esnek bir zeminde başlatırsanız sorununuz bitmez. Şimdiden ciddi tutun. İleride düzelme ihtimalini yok sayın. Bu da sizin duygusal olmayıp basiretli davranabilmenizle mümkündür. Daha akıllı ve basiretli düşünün.
Bu isim olsa olsa erkek ismi olabilir. O da sakıncalıdır.
Var olan bir nikahta sorun yoksa gereksiz bir iş olur. İkinci bir nikah yaptırmak zamanla sizi vesveseye düşürür. Asla tavsiye etmeyiz. Ortada tereddüt gerektirecek bir eksiklik şüpheniz varsa onu da bir ilim adamına danışarak yenilemeyi gerektirecek düzeyde olup olmadığını öğrenin.
Dinen bir sakıncadan söz etmesek de anlamlı bulamadık.
Kâfir, mü'min olmadığını kati olarak bildiğimiz insana verilen isimdir. Mü'min olduğunu söyleyen ya da öyle bilinen birine ‘kâfir’ demenin caiz olması için onun kâfir olduğuna kesin hükmedilmiş olması gerekir. Bu hükmeden de yetkili bir ilim makamı olmalıdır ya da İslam Devleti yargısı bu kararı vermelidir. Ortada bu ölçülere uydurulamayan tipler de hep buluna gelmiştir. Özellikle Abbasi döneminde bu standartlara uydurulamayan tipler yaygın olmuştur. O dönemden itibaren; - Mü'min olduğunu iddia eden ama mü'minliğinde tereddüdümüzün bulunduğu bir çeşit zararlı münafık tipler için, - İslam toplumuna, o toplumdan olduklarını söyledikleri hâlde zarar verecek işler yapanlar için ZINDIK kavramı kullanılmıştır. Bu kavramla esasen din dışında olmak gibi bir anlam da kullanılıyor olsa da ‘kâfir’ sözcüğünün açık seçik tehdit ettiği dinin dışında olma durumu bu kelimede biraz daha dolaylı anlatılmaktadır. Bu nedenle tarih boyunca bu sözcük yani ZINDIK sözcüğü ‘Müslümanlar için zararlı tip’ anlamında kullanılmıştır. Bu zararlı tip olmanın kâfir olmakla iç içe olduğu noktalar da bulunur ama açıkça kâfir demenin ağırlığı bu sözcükte yoktur. Bir anlamda siyasi bir kelime olarak da görebiliriz bunu.
‘Yüzüne nur gelmek’ mecazi bir ifadedir. Bununla iyi olmak, güzel görünmek gibi anlamlar kastedilir. Bunun ötesinde özellikle bir anlam yüklenecek olursa ondan sıkıntı çıkabilir. Direk bu kullanımdan sıkıntı olmayacağını zannederim.