Fetva Meclisi
Soru
Nişanlım açık giyiniyor. Ben bu konuda yanlış yaptığımın farkındayım. En başında böyle bir iş yapmam yanlıştı. Fakat sonuna kadar vazgeçmekte istemiyorum. Sizden ricam nasıl bir yol izlemeliyim? Nasıl davranmalıyım? Nasıl dua etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tevbe eden bir insanın geçmişini irdelemek doğru değildir. Tevbe edip etmediğini ise tekit edebilirsiniz. Özel bir duaya da gerek yok. Her zamanki dualarınızı daha da yoğunlaştırarak yapmaya devam edin.
Aleykümselam.Hemşireliği, bayanın yapması zorunlu mesleklerden görüyoruz. Sizin şartlarınız açısından olumsuz yönü varsa onu önceden söyleyin. Sizin de evinde bir bayan isteminiz hakkınızdır. Önceden şart koşun ve öyle çıkın yola. Gevşek tükürüğün sakala zararı olur.
Evlilik böyle riskleri kaldırmaz. Mide bulandıracak durumdan uzak durun.
Babanız da siz de nikâhı yanlış anlamışsınız. Eşiniz, babanız o sözü söylerken onayladı ise babanız haklı gibi duruyor. Anlaşıldığı kadarıyla uyduruk bir nikâh yapmışsınız siz. Ona nikâh demek doğru değil. Yok, nikâhınız ciddi ise eşiniz doğru söylüyor. Babanız hatalı. Kötü bir yol çizmişsiniz. Durumu babanızla ya da uygun bir lisan kullanıp babanızı ikna edecek biriyle konuşun. Sonunda dayanamaz erkeğe boyun eğersiniz, babanızı da yanlış tavırlara sevk edersiniz.
Dış görünüşün evlilik kararında önemli olduğunu düşünmeniz gayet insani bir durum. Yalnız resmini gördüğünüz talibiniz genel olarak itici geldiyse görüşmenize gerek yoktur. Ama karakter olarak sizi rahatsız etmeyen tereddüt durumunda sadece resme bakarak karar vermek, karşıdaki kişiyi tanımadan ve onun karakterini, kişiliğini, dini hassasiyetlerini değerlendirmeden yapılmış bir karar olabilir. "Acaba o benim nasibim mi olacaktı?” düşüncesi, vesveseden kaynaklanıyor olabilir. İç huzurunuzu bozan vesveseleri dikkate almamaya çalışın ve Allah’a tevekkül ederek, hayırlısı için dua etmeye devam edin. Hayırlı eş arayışında sabırlı olun. Allah, samimi duaları geri çevirmez ve niyetlerimizi bilir. Örneğin, şu duayı sıkça yapabilirsiniz: “Allah’ım, benim için hayırlı olan bir eşi nasip et, kalbimi huzur ve rızan ile doldur.” Dualarınızı vesveselerden arındırarak, tam bir güvenle Allah’a bırakın.
Evet, eşinizin bu gevşekliği hatadır. Bu hataya tepki vermeniz de sizin görevinizdir ama bunu küslük düzeyinde sürdürerek şeytana yardım etmeyin. Bir yolunu bulup süreci tatlılıkla kapatın ve bundan sonrası için genel bir nasihat ile yani özellikle şu bu değil de genel bir takva anlayışı ile onu geliştirmeye bakın. Sabırlı olun ve geniş yürekli olun. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Var olan bir nikahta sorun yoksa gereksiz bir iş olur. İkinci bir nikah yaptırmak zamanla sizi vesveseye düşürür. Asla tavsiye etmeyiz. Ortada tereddüt gerektirecek bir eksiklik şüpheniz varsa onu da bir ilim adamına danışarak yenilemeyi gerektirecek düzeyde olup olmadığını öğrenin.
Zanla sakın hareket etmeyin, ahiretinizi yakabilirsiniz. Aleni suç irtikâp ettiğini bildiklerinizi ihbar edebilirsiniz. Onlara sempati besliyordu, geçmişte yemeklerine katılmıştı gibi bir gerekçe ile yaptığınız ihbar zulüm olabilir. Bu noktada dikkat edin. Kat'i bilginin ardından gidin sadece.
Bu isim olsa olsa erkek ismi olabilir. O da sakıncalıdır.
Dinen bir sakıncadan söz etmesek de anlamlı bulamadık.
Kâfir, mü'min olmadığını kati olarak bildiğimiz insana verilen isimdir. Mü'min olduğunu söyleyen ya da öyle bilinen birine ‘kâfir’ demenin caiz olması için onun kâfir olduğuna kesin hükmedilmiş olması gerekir. Bu hükmeden de yetkili bir ilim makamı olmalıdır ya da İslam Devleti yargısı bu kararı vermelidir. Ortada bu ölçülere uydurulamayan tipler de hep buluna gelmiştir. Özellikle Abbasi döneminde bu standartlara uydurulamayan tipler yaygın olmuştur. O dönemden itibaren; - Mü'min olduğunu iddia eden ama mü'minliğinde tereddüdümüzün bulunduğu bir çeşit zararlı münafık tipler için, - İslam toplumuna, o toplumdan olduklarını söyledikleri hâlde zarar verecek işler yapanlar için ZINDIK kavramı kullanılmıştır. Bu kavramla esasen din dışında olmak gibi bir anlam da kullanılıyor olsa da ‘kâfir’ sözcüğünün açık seçik tehdit ettiği dinin dışında olma durumu bu kelimede biraz daha dolaylı anlatılmaktadır. Bu nedenle tarih boyunca bu sözcük yani ZINDIK sözcüğü ‘Müslümanlar için zararlı tip’ anlamında kullanılmıştır. Bu zararlı tip olmanın kâfir olmakla iç içe olduğu noktalar da bulunur ama açıkça kâfir demenin ağırlığı bu sözcükte yoktur. Bir anlamda siyasi bir kelime olarak da görebiliriz bunu.
‘Yüzüne nur gelmek’ mecazi bir ifadedir. Bununla iyi olmak, güzel görünmek gibi anlamlar kastedilir. Bunun ötesinde özellikle bir anlam yüklenecek olursa ondan sıkıntı çıkabilir. Direk bu kullanımdan sıkıntı olmayacağını zannederim.