İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

İmam Gazali’nin Kalplerin Keşfi adlı kitabının bir bölümünde şöyle bir bilgi geçiyordu: “Ulu Allah, Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme, ‘dünya varlığı olarak sade yiyecek, içecek ve giyecek kadar yanında bulundur. Yarın için hiçbir şey biriktirme, hiç durmadan beni zikret’ diye buyurdu.” Dünya ve dünya malının kötülüğü ile ilgili daha birçok hadisi şerifler ve ayeti kerimeler mevcut. Şeytanın insanı dünya malıyla kandırdığı da aşikâr. Bunlara bakarak bizim dünyada ev, araba gibi şeyler almamız dinen ne kadar uygun, bunlar bizi dünyaya bağlar mı? Dünya üzerinde mal mülk olarak ne kadar hakkımız var?

Cevap

Dünya malından sakıncalı olan, kendisine taptıran maldır. Allah'a kulluğu engellemeyen malın fazlalığında bir sakınca yoktur. Helal olduktan sonra mal mü'minin hakkıdır. O ve benzeri bilgilerde ikaz edilen şudur: Fazla mal, az mala göre kayma ve kaydırma riski daha fazla demektir. Zararın sıfıra en yakın noktası ile büyüyen açısı belirtilmektedir. Mesele budur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin iki hadis-i şerifi bu sorunun cevabı bağlamında öne çıkarılmalıdır: “Her ümmetin bir imtihanı vardır. Benim ümmetimin imtihanı da maldır.” “Mal” tabii ki para ve diğer her çeşit mülk anlamındadır. İsrailoğulları bir buzağıya tapınıp tapınmamakla sınanmışlardı. Salih aleyhisselamın kavmi bir deve yavrusunu kesmekle sınanmıştı. İbrahim aleyhisselamın kavmi putlarla, İsa aleyhisselamın milleti de doğum mucizesiyle imtihan edilmişti. O ümmetlere başka sınavlar da verilmişti ama öne çıkan konular bunlardı. Bizim ümmetimizin sınavı da mal konusundadır. Başka bir hadis-i şerifinde Efendimiz aleyhisselam, kıyamet saati yaklaştıkça malın çoğalacağını, konforun artacağını, dünyanın yemyeşil bir vadiye dönüşeceğini, ümmetinin de bu noktada perişanlık yaşama ihtimalinin bulunduğunu bildirmektedir. Hadisin başında da “Sizin fakirlik ve yokluk çekmenizden korkmuyorum.” buyurmuş, dünya servetinden ötürü birbirimize düşerek ibadetlerimizi yapamamamızdan endişe ettiğini haber vermiştir. Bizim de elbette şehvetler, cihat ve başka imtihan konularımız vardır lâkin ileri çıkan sınanmamız mal üzerinden gerçekleşmektedir. Mal söz konusu olduğunda da faiz, bir tür atar-toplardamar gibi konunun en yüksek bölümünü temsil eder. Ekonomisi iyi durumda olan ülkelerin dahi faizle sorunları hep vardır. Bir ülkenin faizi bir puan artırması veya indirmesi sadece oradaki değil bütün dünyadaki dengelerin etkilenmesine yol açmaktadır. Allah’ın en büyük haramlarından sayıldığı hâlde, mal illetine teslim olduktan sonra faiz diye bir ayrıntıya artık gerek kalmamaktadır. Bunu, kalp krizi geçirmiş birinin parmak uçlarındaki hareket dengesizliğini de merak etmeye benzetebiliriz. Kalp krizi geçiren bir bünyede en son merak edilecek konu budur hâlbuki. Merkez kan pompalamakla ilgili sorun yaşadığında parmaklar çok da önemli olmaz. Ümmetimiz mal üzerinden sınandığında malın bütün türevleriyle sınanma söz konusu olacaktır; malla alakalı herhangi bir şeyle. Faiz dünya ekonomisinin en hareketli konularından olduğu sürece de imanı zayıf kimselerin bir numaralı sınavı olarak kalmaya da devam edecektir. Konu yine imandaki zafiyet veya kuvvet göstergelerine çıkar.

Hocam faiz/ribâ, ayet ve hadislerle yasak/haram olmasına rağmen birçok Müslümanı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Malın ve mal kaynağının git gide daha güçlü bir puta dönüştüğü, kitlelerin imtihan kaybettiği bir nokta olduğu ne yazık ki gerçektir. Kıyamete doğru yaklaşıldıkça geneline DÜNYEVİLEŞME dediğimiz bu imtihanın mü'min nesli daha derinden kuşatacağı kolaylıkla anlaşılmaktadır. Allah Teâlâ’dan imanımızı muhafaza buyurmasını niyaz ederiz. Şüphesiz rızık/geçim meselesi iman ekseninde duran meselelerdendir. Biz, Allah’ı yaratıcımız bildiğimiz gibi rızkımızı veren olarak da biliriz. Sadece biz değil bütün canlıların rızkı ondandır. Ve biz ayağımızı toprağa basmadan önce o bizim rızkımızı yazmıştır. Ne yazdı ise o bizi bulmaktadır. İnsanın Allah’a imanı, dünya hayatına bakışı hayattaki her şeyini direkt etkiler. İman zayıfladıkça dünyaya tutunma artabilir. İman arttıkça da biiznillah ahirete umut güçlenir. Bu da azla bile yetinebilmek ve malı tapınılır olmaktan çıkarmak demektir. Biz kul olarak rızkı elde etmek için üzerimize düşeni yerine getirmekle yükümlüyüz. Cimrilikle müsriflik arasında dengeli bir yaşam tarzı oluşturmak gerekir. Ele geçenin bereketi kaybolmasın diye haramlardan uzak kalınmalıdır. Her haram insanın geçimine vurulmuş bir darbe gibidir. Maddi sebeplerin yanında manevi sebeplere de önem verilmelidir. Takvalı bir hayat, namazın hakkının verilmesi, Allah’a tevekkül, çokça istiğfar, sılayırahim, umutlu yaşama sanatını becerebilmek önemli ve etkili manevi sebeplerdendir. Allah yardımcımız olsun.

Şöyle bir endişe taşıyorum: Gelecek ve geçim korkusu beni çok etkiliyor. Acaba i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu söz, sahih bir hadis değildir. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir söz söylediğine dair elimizde kesin veya kesine yakın bir bilgi yoktur. Bu bizi iki duruma götürür. Birincisi ya bu söz, sahabeden birine ait bir sözdür ki, böyle rivayetler vardır. Ya da zayıf dediğimiz yani Peygamber aleyhisselama ait olduğunda şüphemiz bulunan bir hadistir. Her iki durumda da bu sözün din gibi algılanması çok doğru değildir. Hayatı bir denge xüzerinde yaşamanın önemini anlatan ikaz edici nitelikte bir söz olarak görmemiz en güzel olanıdır.

Selamünaleyküm hocam. Beyhaki, Şuabü'l İman’da geçen, "Hiç ölmeyeceğini zanneden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.

Selamünaleyküm hocam; "Kalbinde zerre kadar İmanı olan cehennemde cezası kadar y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O arkadaşınız sadece suiistimal ediyor. Dini de buna katıyor. Gerisini konuşmaya gerek yoktur.

Hocam bir tanıdığımız var, kendisi devlet hazinesine ait olan yani herhangi biri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinin ve dindarın garip olması “yok olması, sıfır olması” değildir. Allah’ın izni ile ne din ne dindar kıyamete kadar sıfır olmaz. Öyle bir şey olsa o, kıyamet vaktinin tamam olduğunu gösterir. Görsel olarak bir azalma, kenarda kalma durumudur söz konusu olan. Bu durumu da hayatın farklı alanlarında incelememiz mümkündür: - Bu ümmetin ilk ve orijinal nesli olan Ashabı Kiram ya da selef imanının/iman tarzının yalnızlığa terk edilmiş olması, onun yerine daha sonraki idraklerin rağbet görmesi, - İslam Şeriatının tatbik edilemiyor olması, - İbadetlerin gitgide azalan bir düzeyde ihmal ediliyor olması, - Ahlâkın, yabancıların yani bu ümmetten olmayanların ahlâkına benzemesi ve bunda da sakınca görülmemesi, - Allah’a davet eden âlimlerin ve davetçilerin yalnızlığa itilmesi, kimsesiz kalmaları, - İlmin geçim kaynağı olmayı aşamaması, Allah için bir ibadet niteliğinin kaybolması, - Mü'minler için bir iman meselesi olan VELA/BERA yani mü'min mü'min iledir, kâfirlerden uzaktır itikadının zayıflaması gibi göstergeler üzerinden dinin ve dindarın garipliği izlenebilir. Allah Teâlâ muhafaza buyursun, böyle bir olguyu sakıncası olmayan bir gelişme olarak görüp kabullenmek bir beladır. Böyle bir dönemde yaşamayı Allah’ın bir imtihanı olarak görüp himmet ve çalışmayı arttırmak ise biiznillah imtihanı kazanmaktır. Allah’tan kazanan kullarından olmayı bize kolay kılmasını dileriz.

Dinin ve dindarın garip olmasını günlük hayatın içinde nasıl belgeleyebiliriz? B

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sehiv secdesinden sonraki hatalarda sıkıntı yoktur.

Sehiv secdesinden sonra yanlış okursak ne yapmalıyız?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacım, bu sıkıntılar sadece sizin sıkıntınız değildir. Hepimiz bunun sıkıntısını çekiyoruz. Bir çare de şimdilik üretemiyoruz. Dua edelim. Bu birinci işimiz olsun. İkinci olarak da şunu bilelim: Bir işin tamamını yapamıyorsak, yapabildiğimiz kadarını yapalım. Allah Teâlâ görsün ki, tamamını istiyoruz ama yapamıyoruz. İnşaallah vebalde kalmayız. Harama düşmemek en önemli işimiz olmalı. Farzları yapabildiğimiz kadar yapmak da ikinci önemli işimiz olsun. Allah'a emanet olasınız.

Hocam ben Mekke ve Medine’de ibadet yapmakta zorlanırım. Çünkü kadın erkek karış
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hepimiz dinimiz için görevliyiz. Hiçbirimiz sadece namaz kılıp cennete girmeye çalışarak kurtulamayız. Bir şeyler yapacağız. Elimizden, dilimizden ne geliyorsa yapacağız. Yalnız sizin Kur'an kursu hocası diye tutturmanız gereksiz. Muhakkak Kur'an kursu hocası derseniz, sanki maaşı öne çıkarmış gibi olursunuz. Bir yerin hocası olmadan da dinimize hizmet etmeliyiz. - Hiçbir zaman kendinizi bir şey olmuş gibi görmeyin. Şeytan sizi kemirir bitirir öyle düşünürseniz. - Hiçbir zaman da bir işe yaramayacağınızı düşünmeyin. O zaman yine şeytan sizi olduğunuz yerde kemirir bitirir. - Bulunduğunuz her yeri ve her zamanı değerlendirmeye bakın. Paraya ve şöhrete takılmadan bir kelime bile olsa anlatmaya bakın. Karşılığını da Allah'ın vereceğini bilerek yapın.

Dört yıl öncesine kadar hayatım tamamen viraneydi, yani öyleymiş. Çok günahlar i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın haramlarından bir haramın yeryüzü toprağında işletiliyor olması bir cinayettir. Bu cinayetin iki boyutu vardır. Birincisi, o cinayetin irtikâb edilmesi ve irtikâbının seyredilebilmesidir. İkincisi de A veya B insanının o cinayetin canisi olmasıdır. Ortadaki cinayet tahakkuk ettikten sonra caniliğin anonimleştirilmesi lanetin inmesine mani olmayacaktır. Eğer günahlara bu mantıkla bakılırsa ya da devlet yaptığı için ‘devletin sırtı kalındır, kaldırır’ gibi telakki edilirse, bile bile bütün günahları elimizle büyüttüğümüz bataklığı da biz sulamış oluruz. Eğer bir insanı A veya B kişisi öldürdüğünde cinayet oluyor ve o A ya da B’yi cani diye yargılıyorsak ama bir çete aynı kişiyi öldürdüğünde suç anonimdir diye ihmal edebiliyorsak, kumar gibi Kur'an ayeti ile yasaklanan bir haramı da öyle değerlendirebiliriz. Büyük bir hakikati unutmayalım: Beni İsrail de böyle bir anlayıştan sonra lanetli millet oldular!

Bazı kumar kurumlarının paralarının Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki gençl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bataklık varken sinekler bitmez. Bataklıktan uzak duracaksın. Evlenmek çarelerden biridir. Gözü, kulağı ve eli karşı cins etkileşim ortamından kurtarabildiğin kadar da bu sıkıntıdan kurtulacaksın. Bir de nefsini ibadetsiz bırakmayacaksın ki kudurmasın.

Haram nazar ve zinaya yaklaşma konusunda kendimi tutamıyorum hocam. Nasıl uzak d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayan bayana da olsa, eşlerin birbirlerini öptüğü gibi bir öpüşme caiz olmaz. Onun ötesinde kucaklaşırkenki yanaktan öpme teşvik edilmese de olabilir. Yapmamanızı tavsiye ederiz. Şeytana yol açmamak gerekir. Yarını bilemezsiniz, karda kayar gibi bir sonuç yaşayabilirsiniz maazallah.

Benim çok yakın bir dostum var, iki kız kardeş gibiyiz. Birbirimizi çok sevdiğim

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.