Fetva Meclisi
Soru
Hocam aklımıza gelen düşüncelerin vesvese olup olmadığını ayırt etmek için nasıl bir yol izlemeliyiz? Örneğin, o an zihnimize bir düşünce geliyor ve bu düşünceyi irdeleyip araştırırsak vesveseyi besleyebileceğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle, aklımıza gelenle ilgilenmeyip konuyu kapatıyoruz. Ancak sonrasında, "Ya doğru değilse, eksik yaptıysam veya araştırılması gerekirdi?" diye düşünerek sıkıntıya düşüyoruz. Bu durumda nasıl bir yöntem izlemeliyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aşırı hassasiyetim oluyor, sürekli takıntı vesvese dediğiniz durumda dini OKB olabilir. Bu konuda bir uzman desteği almanızı tavsiye ederim. Bu durum ister dinden olsun ister olmasın herkesin yaşayabileceği bir şeydir. İnsanın aklına pek çok farklı düşünce gelebilir ancak her düşüncenin bir olmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Dikkate almamız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Size gelen vesveselerden herhangi biriyle aşırı meşgul olursanız onu zihninizde çok büyütmüş, onu güçlendirmiş olursunuz. Düşünceye odaklanarak onu güçlendirmeyi istemeyiz ve bununla birlikte onu bastırarak, oluşmasını engellemeye çalışarak davranışların değişmesine izin vermeyiz. "Bu düşünce şeytanın vesvesesidir ve bu yüzden reddediyorum. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir ve ben elimden geleni yaptım, bu şekilde devam ediyorum" gibi bir düstur edinip bu değer doğrultusunda hareket etmeye çalışabilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca eşdeğer olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
Aklına gelen bu tür düşüncelere obsesif düşünceler veya vesvese deriz. Yani, aklından geçen şeylerin gerçekte gerçekleşmesi söz konusu değildir. Eğer bir şey aklından geçerse bunu hemen doğru bir şekilde gerçek olacak bir şey gibi düşünme. Çünkü akıldan geçen her şeyin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Aklından geçen her düşünceyi gerçekmiş gibi algılama. Bunlar sadece geçici düşüncelerdir ve gerçeğe dönüşmeleri söz konusu değildir. Şeytanın vesveselerinden korunmak için dua ve zikirler oku. Bu, kalbini ve zihnini koruyacaktır. Düşünceleri görmezden gel. Düşünceler gelir ve geçer. Onlara takılmadan dikkatini başka şeylere yönlendir. Bu, olumsuz düşüncelerin etkisini zayıflatır. Aklına gelen her şeyin gerçekleşmeyeceğini unutma. Akıl bazen bu tür düşüncelerle meşgul olur, ama bunlar irademizle oluşmaz. Yani, aklında geçen bir şeyin gerçekte gerçekleşmesi çok nadir bir durumdur. Bu sebeple düşüncelerinle savaşmaya çalışma. Hatta geldiklerinde onlara "biraz daha abart" de ve abartmasından da korkma. Zamanla azalacaktır inşaallah. Bunların yanı sıra bir psikoloğa görünmeyi de gündemine al. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Yaşadığınız vesveseler, imanınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. Aksine, bu tür düşüncelerden korkmanız ve rahatsız olmanız, kalbinizde iman olduğunu ve Allah’a yakın olma arzusu taşıdığınızı gösterir. Vesvese şeytanın bir oyunudur ve sizi korkutarak Allah’tan uzaklaştırmaya çalışır. Bunun için aşağıdaki tavsiyelere dikkat edebilirsiniz: Vesvese gelince dikkatinizi dağıtın: Vesveselerle zihinsel bir mücadeleye girmeyin. Dikkatinizi başka bir konuya çevirin veya zikirle meşgul olun. Şeytandan Allah’a sığının. Vesvese geldiğinde “Eûzü billahi mine’ş-şeytani’r-racîm” deyin. Kendinize karşı merhametli olun: Allah, kasıtsız hatalarımızdan ve bilmeden yaptıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutmaz. 🔸Yanlış bilgi veya bilgisizlikle haramı helal ya da helali haram sanmanız, Allah katında bir küfür değil, hata olarak değerlendirilir. Çünkü bir şeyin kasıtlı ve bilinçli olarak inkâr edilmesi küfre götürür. Bilmeden hata yapmak ise affedilebilir. 🔸Cennet ve cehennem ebedidir. Ancak sizin bu konuda yanlış bir bilgiye inanmanız, bilmeden yapıldığı için küfre düşmenize neden olmaz. Bu konudaki korkunuz yersizdir. Samimi bir şekilde “Ya Rabbi, bilmeden hata yaptım, beni bağışla” dediğinizde Allah sizi affeder. 🔸Yaşadığınız vesvese ve korkuların yoğunluğu sizi ümitsizliğe düşürmüş olabilir. Ancak intihar asla bir çözüm değildir ve büyük bir günahtır. 🔸Bu süreçte bir manevi rehberden, psikolojik danışmandan veya güvendiğiniz bir hocadan yardım almayı düşünün. Son olarak Allah sizin çabalarınızı görüyor ve samimi pişmanlığınızı kabul ediyor. Bu vesveseler sizin imanın tadını aradığınızın bir göstergesidir. Sabırlı olun, dua edin ve asla ümitsizliğe kapılmayın.
Yersiz, gereksiz, uçuk, ürküten, diğer insanlardan uzaklaştıran, itimat yoksunu yapan, şüpheci duruma getiren düşünceleri vesvese kabul edebilirsiniz. Bunlar şeytanın zayıf bünyelere saldığı dalgalarıdır, takılacak tipler arar.
Size öncelikle şunu söylemeliyim: Bu durum size ait bir sonuç değildir. Belki pek çok insan için olabilecekler arasında bir durumdur. Bunu da imanla ilgili kabul etmemek gerekir. Bir mide ağrısını nasıl kabul ediyorsak öyle kabul ederiz. Gelir ve geçer görmek gerekiyor. Sabırlı olun, yılmayın. Bu birinci tavsiyedir. İkinci olarak da muhakkak bir psikologla görüşün. Üçüncü olarak da gündeminizi biraz daha yoğunlaştırın. Kitaplar okuyun. Gezi yapın. Namazı cemaatle camide kılın. En az bir vakti muhakkak camide kılın. Faydasını siz de izleyeceksiniz. Dua etmeyi de unutmayın. Allah yardımcınız olsun.
Tekrarlayıcı istenmeyen düşünceleriniz veya dürtüleriniz varken ki aklınızdan hiç çıkmadığını belirtmişsiniz, sizi günlük hayatta oldukça meşgul eden bir yerdeyken elbette ki size bir uzman desteğini ısrarla tavsiye edeceğim. Bunun üzerine çalışılmadığında, ciddi anlamda endişe ve duygusal bunalıma yol açabilir. Bu düşüncelere kapılmamak için çaba gösterseniz de onlar daha da güçlenebilir. Örneğin böyle bir düşünce akla her geldiğinde, kişi mümin olduğundan "emin" olabilmek için günün yarısını şehadet getirerek, tövbe ederek imanını tazelemekle geçirebilir. Şeytan zaaflarımızı bulur ve tam buradan saldırmak için fırsat kollar. “Şeytan vesvesenin kaynağıdır. Bu düşünceler onun telkinleridir ve dolayısıyla ben bunlardan sorumlu değilim. Bu nedenle vesveseler doğrultusunda davranışlar sergilememe hatta bunlar üzerinde durmama bile gerek yok" deyin ve bu düşünceleri orada bırakın. Yani tüm bunlar zihnin sizden bağımsız size söylediği, inanmanızı istediği sözlerdir. Dikkate almanız gereken düşünceler ve hiç önemsememeniz gereken düşünceler arasında ayrım yapmalısınız. Bir düşünceye sahip olmak o düşüncenin gerçek olduğu anlamına gelmez. Bu durumda "ben düşüncelerim değilim" şeklinde bir ilke edinebilirsiniz. Düşünceler geldiğinde bir iki dakikalık nefes egzersizleri yapıp bedeninize yönelebilirsiniz, farkındalığınızı bedeninize ve şimdiki ana verebilirsiniz. Ayrıca vesvesenin zihin düzeyinde olduğunu, şeytanın belli bir yerden sonra müdahalesinin olamayacağını, kalpte imanın muhafaza edildiğini, kalbinizde taşıdığınız inanca denk olmadığını bilerek ikisini ayrıştırabilirsiniz. Rabbim hayırlı ve kalıcı şifalar versin.
araştırma konusundaki diğer fetvalar
Tarih, matematik gibi iki çarpı iki denebilen bir ilim dalı değildir. Neticede rivayetler ve bulgular üzerinden yazılmaktadır tarih. Bir tarih bilgisinin din bilgisi gibi algılanması doğru değildir. Buna ilave olarak da şunu söylemeliyiz: Ne yazık ki, kriteri bu olan bir tarih mecmuası da yoktur. Şu olay veya şu döneme ait bir bölüm için varsa da bütün bir tarih için yoktur. Yeni yeni bu tür çalışmalar yapılmaktadır. Temenni ederiz derli toplu bir çalışmamız olur da biz de size tavsiye ederiz.
Siz, bir hususu merak edip araştırdığınızda bunu cevabına iman etmeniz gereken birinden öğrendi iseniz kesinlikle risk alırsınız itiraz ederek. Mesela internetten bir cevap öğrendi iseniz buna şüphe etmenizde bir sakınca olmaz.
Mesleği polis olup devlet görevi olarak yapanın dışında böyle bir şey uygun değildir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz aletin, müzik aleti olarak dinimiz açısından kullanılması yanlıştır. Bu birinci yönü. Bir başka yönü de, o alet bizden başkalarını simgelemektedir. O yayıldıkça onların kültürü yayılıyor. Siz, bir mümin genç olarak uzak durun o illetten. Allah size kalp huzuru ve bereketli bir hayat ihsan buyursun.
Selamünaleyküm.Niyet olmadıkça bu tür yazılar ve sözler bir anlam ifade etmez.