Fetva Meclisi
Soru
E472 helal kategorisinde mi? E472 içerisinde domuzdan elde edilmiş katkı maddesi olduğu söyleniyor, doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Eczanede keyfi bir ürün satılmaz. Satılan şeyler insan sağlığı için zaruri olan ürünlerdir. Ne yazık ki insanlık alkol ve domuz katkısından kurtulabilecek seviyede bir teknolojiye şimdiye kadar erememiştir. İnsan sağlığı için şu anda üretilebilenler bunlardır. Bu nedenle zaruri olan ürünler sattığınız için sizin ticaretinizde bu açıdan bir haramlık olmaz biiznillah.
Bir kere bu tespitler halk arasında kulaktan dolma değil de bilimsel denebilecek çapta ve belgeli olmalıdır. İkinci olarak da; bu oranda şüpheli bir nesneyi kullanmamalı ve ticaretini yapmamalıyız. Şüpheden kaçmak takva ehli bir mümin olmanın işaretidir. Ayrıntılı olarak ele alacak olursak da şunları söyleyebiliriz. a- Belirttiğiniz nesnede domuz katkısı kesin ise, b- Bu katkı maddesi yeni bir nesne denebilecek şekilde yüzde yüz kimyasal bir dönüşüm geçirmemiş ise, c- Kullanılan o nesne hayatî bir zaruret niteliğinde (mesela bir ilaç gibi) ihtiyaç maddesi değilse kullanılması caiz olmaz. Bunun içinde kullanıldığı maddeler de kullanılmaz.
Muhtevasında domuz mamulü katkısı bulunduğunu öğrendiğiniz bir şeyi atmanız en doğru olanıdır.
Diş hekimi arkadaşlarımızla bu konuyu istişare ettik. Emdogain domuz kaynaklı bir ürün. Bu konuda bir tereddüt yok. Kardeşlerimiz sonuçları itibariyle bu ürünün bu oranda etkili ve pratik bir muadilinin olmadığını söylediler. Buna göre de tedavi maksatlı bir uygulamada kullanılmasında biiznillah sakınca yoktur. Bir gün helal bir maddeden muadili üretilir ve onun gibi başarılı olursa bunun kullanılması caiz olmaz.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Bu kapsüllerin kullanımı zaruret kuralları ortamında gerçekleşmektedir. Sizin orada çalışıyor olmanız da inşallah bu ilkede mubah olur. Kalbinizin daha rahat edeceği bir iş bulmayı da ihmal etmeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Evet, bu hususta farklı rivayetler vardır. Ama dediğiniz gibi o nedenle namazın olmayacağı şeklinde bir söz asla doğru değildir.
Bu husustaki iddiaların tarih bilimi açısından değerini bilemiyorum. Ancak olmuşsa hatadır. Müstakbel bir varsayım üzerinden masum birine ceza verilemez. Bu bir cinayettir. Dediğim gibi, tarihte böyle bir şey ne kadar vardır onu bilemiyoruz. Ayrıca Fatih Sultanlık hatasızlık değildir. Her şeye rağmen o bir Fatih Sultan'dır.
Namazda tahiyyatta iken parmakla işaret meselesinde hadisler sabittir. Ancak ne zaman ve ne kadar konusunda fukahanın ihtilafı vardır. Bazılarına göre belli bir noktada parmağın indirilmesi gerekmektedir. Zira anlam açısından bir risk oluşmaktadır deniyor. Bu nedenle avamın becerip becerememesi ihtimaline binaen kerih görüldüğünü zannediyorum. Ama bu bir Sünnet olarak sabittir. Becerebilen de yapmalıdır.
Allah’ın hakkı ile kul hakkının ayrı şeyler olduğunu kesin bir kural olarak tespit edebiliriz. Tövbenin ve imanın kapattığı hak, Allah Teâlâ’nın hakkıdır. Kul hakkı ödenecektir; çaresi yoktur. Ancak imandan önceki döneme ait ağır haklar asla zayi olmaz. Allah kimsenin hakkını zayi etmez. Şu kadar ki iman gibi bir barajı aşanın adına Allah Teâlâ, hakları hak sahiplerine verir. O kul da imanı sayesinde adına ödenen haklardan kurtulmuş olur.
Oy vermek, Allah katında hesabı verilecek bir iştir. Eşin emrine göre veya bir insanın tavsiyesine göre yapılmaz; Allah'ın hukuku dikkate alınarak yapılır. Eşinizin bilgisine itimadınız, ona ittiba etmenizi gerektiriyorsa o ayrı bir durumdur.
Makatta fitil bulunması namaza mani değildir.