Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu an emzirme sürecindeyim ve kızım bir yaşını geçmesine rağmen ek gıdayı hiçbir şekilde kabul etmiyor. Gün içinde yaklaşık on beş kez emziriyorum. Günde dört litre su tüketmeme rağmen dilim damağım kuruyor, açlık hissedince gözlerim kararıyor ve baş dönmesi yaşıyorum. Gece saat başı uyanıp emzirdiğim için sabah ağzım tamamen kurumuş oluyor. Süt miktarım da az olduğu için bir emzirme danışmanı olan diyetisyene gittim, benim için oruç tutmanın sağlıklı olmayacağını söyledi. Ancak bu durumda oruç tutmazsam günah olur mu? Kaza etmem gerekir mi? Fikirlerinizi almak istiyorum. Allah razı olsun sizden.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Verdiğiniz ölçüler, saniyelerle ifade edilebilecek kadar yakın ölçüler olduğu için imsakı geçtiğinizi söyleyemeyebiliriz. İnşaallah orucunuzda sıkıntı yoktur. Allah kabul etsin. Daha sonra bir gün kaza orucu tutarsanız kalbiniz rahat eder.
Selamünaleyküm. Oruç tutmayın, tutamadığınız günleri kaydedin. Sonunda biiznillah hastalığınız iyileşince tutamadığınız gün kadar kaza edersiniz. Allah size afiyetler versin.
Oruç, beden sağlığına zarar verecekse veya bebeğin beslenmesi olumsuz etkilenecekse, oruç tutulmaz. Daha sonra kaza edilir. Ancak bu hükmü kendi kendine değil Müslüman, ehil ve güvenilir bir doktor görüşüne dayandırmak gerekir. Yani, seni ve bebeğini muayene eden dindar bir doktor, “Oruç seni ve çocuğunu olumsuz etkiler” derse, bu senin için şer‘î bir ruhsat oluşturur ve Ramazan’da oruç tutmaman dinen caiz olur. Daha sonra sağlığın elverdiğinde kaza edersin. Bu durumda kefaret değil sadece kaza gerekir. Allah sana ferahlık, bebeğine afiyet, ailenize sabır ve dirayet nasip eylesin.
Ona bir şey olmaz ama sen bir vacibi yapmamış olursun. Bunun adı da günaha girmektir. İlk fırsatta adadığın orucu tut.
Eşinizin kaza etmesi gerekmez siz ise kaza etseniz daha iyi olur. Allah kabul etsin.
Nafile tuttuğunuz oruçlar dışında tüm oruçlar için -farz, kaza, kefaret- geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmediyse o günün orucu geçerli olmaz. Sizin durumunuzda da zaten imsak vaktinde iken üzerinize farz olmadığı için günün geri kalan kısmında da aynı şekilde oruca niyet edemeyeceğiniz için kaza orucu olur. Gün içinde ne zaman gusül alırsanız iftara kadar Ramazan’a olan saygımızdan dolayı herhangi bir şey yiyip içmeyiz. Tutmak istediğiniz oruç nafile bir oruç ise öğle vaktine kadar niyet edebilirsiniz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Ölen birinin arkasından onun yapmadığı ibadetlerini yapmış hale getirecek bir işimiz yoktur. Bu şu demektir: Siz anneniz veya başka bir yakınınız için bir ibadeti yaptığınızda onun affolması için sadece bir umut ışığı yakarsınız. Kimse kimsenin ibadetini kesin olarak yapıp bitiremez. Bu da iman ehli olarak ölen biri için bir umut olarak bekletilebilir, imanı olmayan için yapacak bir şey yoktur. Başkası için anneniz bile olsa eksiklerini o öldükten sonra tamamlamak farz bir iş de değildir. Yaparsanız bir vefa göstermiş olursunuz, o kadar.
Dua edin, içinizdeki bu his kalıcı olmasın, zaman içinde eriyip gitsin. Annenize karşı sevgi besleyemiyor olmanızda bir sakınca yoktur, sevmek zorunda değilsiniz ama evlatlık görevinizi aksatmayın, içinizdekini ona hissettirmeyin, gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır.
Hastaya bakmak bir insanlıktır. İnsanlıktan herkes sorumludur. Aynı zamanda da bir sevap kaynağıdır. Kim bakıyorsa o sevap kazanıyor, kim de yapabileceğini yapmıyorsa sevaptan mahrum kalıyordur. Bir noktadan sonra hasta, onun ihmali ile daha kötü oluyorsa günaha da giriyordur.
Anne babaya iyilik etmek, onların gönlünü hoş etmek büyük bir erdemdir. Ancak bu, insanın kendisini tamamen tüketmesi anlamına gelmez. Allah’ın sana verdiği yetenekleri, ilmini, zamanını da doğru kullanmalısın. Bu yüzden aileye hizmet etmekle kendi hedeflerin arasında bir denge kurman gerekiyor. Bu dengeyi sağlamada sana birkaç tavsiyede bulunabilirim. Anne baba hakkı, insanın elinden geleni yapmasını gerektirir fakat yapamayacağı şeyler için kendini zorlamasını emretmez. Anne babanın makul istekleri yerine getirilmelidir. Ama bir insanın kendi hayatını ihmal etmesine sebep olacak ölçüde beklentiler varsa burada bir dengeleme yapılması gerekir. Allah, kulundan önce kendi sağlığını, eğitimini, dengesini korumasını ister. Çünkü kendini tüketen biri uzun vadede ne ailesine ne de çevresine faydalı olabilir. Vicdan azabı çektiğinde, "Ben elimden geleni yapıyorum ama her şeye yetişmem mümkün değil." diye düşünerek kendini rahatlatabilirsin. Anne ve babanla iletişimde daima saygılı ve nazik bir üslup kullan. Bu, onların seni anlamasını kolaylaştıracaktır. Örneğin, "Babacığım, senin için tatlı yapmayı çok seviyorum ama her gün yapmam zor oluyor. Haftada birkaç gün yapayım, en sevdiğin tatlıları yapmaya özen göstereyim." gibi ifadelerle yaklaşabilirsin. Bu sayede hem ona değer verdiğini gösterir hem de kendine alan açarsın. Allah, ailenizle aranızdaki muhabbeti artırıp sizi hayırlı işlerde muvaffak kılsın.
Tek başınıza halletmeye çalışmayın. Annenizin, sözlerini dikkate aldığı başka aile büyüklerinizle beraber hareket edin. Onlarla istişare edin. Sizin durumunuza en iyi onlar vakıf olabileceği için en sağlıklı tavsiyeleri de onlar verir inşaallah. Bu şekilde orta bir yol bulmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bir çocuğu, istenmediği yer hasta eder. Çocuk sevgiye ve şefkate ihtiyaç duyar. Bu yüzden eğer istemiyorlarsa başka bir yol arayın. Antidepresan uzun vadede iyi olmayabilir. Bu yüzden çocuğu bir psikiyatriste değil de bir çocuk psikoloğuna götürün. Onunla da istişareler yapın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.