Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben eşimi tanıdığımdan beri namaz vaktini son ana bırakma, yatsıyı kılmadan geç yatıp tedbir almama, alsa dahi oyalanıp gene son dakikalara bırakma gibi bazı huyları var. Ben de namaz konusunda titizleniyorum, namaza çağırıyorum, dakikayı hatırlatıyorum yeri geliyor bazen sinirleniyorum haliyle o da tepki veriyor. Sizce ne yapmalıyım, hatırlatıp artık kenara mı çekilmeliyim yoksa göz göre göre onu kendi sorumluluğu ile baş başa mı bırakmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
O veya sen ölene kadar tatlı dille, sabırla anlatmaya devam et. Yılma ve bırakma. Ama bıktırmadan yapmaya da dikkat et. Ara ara anlatmayı bırak. Sonra tekrar et. Üslup değiştir ama bunu aile sorunu da yapma sakın. Bir olan zararı ikiye çıkarma. Allah yardımcın ola.
Kavga noktasına gelmeden bırakmalısın. Uzun bir zamana yay. Erken yatma, gıdayı ağır almama gibi ön tedbirlerle sorunu çözmeye çalış. Kaş yaparken göz çıkarmamaya dikkat etmelisin.
Siz neden, imtihanınızın bu boyutunu görmeye çalışmıyorsunuz. Bu da bir imtihan, sabredeceksiniz. Kötüye karşı iyi ile mücadele edin. Sabredin. Sabredenler kazanacak.
Bu, sizin değil eşinizin sorunudur. Kaynananızın ahirete inancı olsun veya olmasın siz insanlık yapmak zorundasınız. İnsanlığı hak etmiyorsa veya dayanılmaz bir duruma geldiyse yine de nezaketle tepki gösterin. Tepki gösterin ama tartışma yapmayın. Cevap vermeyin. Siz karşılığını Allah'tan bekleyerek yapın yapacağınızı. Tekrar size gelmek isterse kabul edin, mesafeli davranın bu sefer, fazla yüz göz olmayın, hakaret de etmeyin. Sabredin ve kazanın.
İnatlaştırma, bıktırma ve zamana yayarak namaza çek eşini.
Böyle bir nedenle eşinizden ayrılmanız kesinlikle yanlış olur. Sabretmek zorundasınız. Onun rahatsız olduğu konuları gündeme getirmeyin. Zamana yayın, sabırla bekleyin, iyi insan olduğunuzu tavırlarınızla destekleyin. Merhametli, seviyeli olun ama tartışmacı olmayın.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bu durumu tek başınıza çözemeyebilirsiniz. Bir aile danışmanına gidin. Onun değerlendirmesine göre gelecek planlaması yapın. Ama unutmayın ki, sabretmek yegâne kaynağınızdır, onu iyi değerlendirin.
Eşinizin yaptığı isabetlidir diyemeyiz ama şunu da bilmeniz gerekir: Eşinizi bu hususta ikaz ederek, tepki göstererek siz onu oraya daha fazla itersiniz. Bir süre bu gündemden uzak durun. Hiç bir şey yok gibi davranın. Eşiniz doğal olarak sizin bulunduğunuz yere gelme ihtiyacı hissetsin. Bir süre sonra da itidali sağlama noktasına gelir inşaallah.
Aksine, kendini tam da zirveye çıkmak üzere görmen gerekir. Bu kötü görüntünün içinden cenneti kazanmak farklı değil mi? Tam da bu kaosun ortasında cennetlik bir kız! Asıl böyle bakmalısın. Her şeye rağmen tevbeye sarılan, bataklığa tenezzül etmeyen, bataklıktan gül gibi biten Müslüman bir kız! Neden sen değilsin o, neden? Bir de böyle bak, böyle düşün, olmaz mı?
Kaynana ve kaynata anne ve baba gibidir ama anne baba değildir. Saygıda kusur edilmemelidir. Nazik davranılmalıdır ama asla anne ve baba değildirler. Elbette kendi anne babanızı öncelikli ve daha yoğun tutacaksınız ama iki şeyi unutmayacaksınız: - Eşinizin de anne babası onun anne babası olarak yoğun olmalıdır ona göre. Ona bu hakkı ve fırsatı tanıyın. • Onların anne babanız olmamaları sizin nezaket ve hakka riayetinizi eksiltmemelidir.
Bu belirttiğiniz gibi olan bir tutumda ciddi bir kul hakkı vardır. Kul hakkı demek, dünyada helalliği alınmazsa ahirette muhakkak alınacak demektir.
Bir kere siz, ailenizin yaptığından kendinizi mesul hissetmemelisiniz. İkazınızı yaptınız, göreviniz bitti. Bizim kanaatimize göre o tür ticarette sıkıntı vardır. Bazı âlimler ise caiz görmektedirler.