Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz kayınvalidemler ile ayrı şehirlerde yaşıyoruz, çok iyi bir evliliğimiz var lakin kayınvalidemlere gittiğimizde ve onlar bize geldiklerinde boşanmanın eşiğine geliyoruz. Kayınvalidem oğlunu benden kıskanıyor, bebek gibi çok fazla seviyor ve bu durum beni çok rahatsız ediyor. Kayınpederim de yol yordam bilmeyen konuşmayı bilmeyen bir insan. Benim ne yapacağıma, nereye gideceğime bile karışıyor, benimle konuşması çok ölçüsüz ve saygısız. Eşime ailesinin yaptıklarını söylediğim zaman beni suçlu buluyor, ne yapmalıyım bu durumda?
Cevap
Benzer fetvalar
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Bu anlattığın boyutuyla sen haklısın ama aile huzurunu da dikkate alarak düşünmelisin. Aile büyüklerinle konuyu görüş, onların yönlendirmesine göre hareket et.
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Eşinizle huzurunuzu etkilememesine dikkat edin. Karşı bir hata yapmayın. Bu hususta duygusal olmadığınıza emin olun. Neticede mesafeli olmanızda bir sakınca olmaz.
Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Eşinizin yaptığı isabetlidir diyemeyiz ama şunu da bilmeniz gerekir: Eşinizi bu hususta ikaz ederek, tepki göstererek siz onu oraya daha fazla itersiniz. Bir süre bu gündemden uzak durun. Hiç bir şey yok gibi davranın. Eşiniz doğal olarak sizin bulunduğunuz yere gelme ihtiyacı hissetsin. Bir süre sonra da itidali sağlama noktasına gelir inşaallah.
Doktor ol, tedavi et. Sabret, yıllarca beklemeye hazır ol. Ondan değil Allah’tan bekle, ihlaslı ol. Çok konuşma, konuştuğun değersiz olmasın. İyi tarafları unutma, artı ve eksi ortalaması yap ki adil olasın.
Aksine, kendini tam da zirveye çıkmak üzere görmen gerekir. Bu kötü görüntünün içinden cenneti kazanmak farklı değil mi? Tam da bu kaosun ortasında cennetlik bir kız! Asıl böyle bakmalısın. Her şeye rağmen tevbeye sarılan, bataklığa tenezzül etmeyen, bataklıktan gül gibi biten Müslüman bir kız! Neden sen değilsin o, neden? Bir de böyle bak, böyle düşün, olmaz mı?
Bu belirttiğiniz gibi olan bir tutumda ciddi bir kul hakkı vardır. Kul hakkı demek, dünyada helalliği alınmazsa ahirette muhakkak alınacak demektir.
Bir kere siz, ailenizin yaptığından kendinizi mesul hissetmemelisiniz. İkazınızı yaptınız, göreviniz bitti. Bizim kanaatimize göre o tür ticarette sıkıntı vardır. Bazı âlimler ise caiz görmektedirler.
Ailenizi bir kenara bırakabilirsiniz, siz meleklerle ters düşmediniz mi? Kendinizi “Oldu bir kere böyle!” diye ikna etmeyin yine de. Tekrar orijinale dönmeye hazır olun. Bunu geçici bir hata olarak kabul edin. Doğrusu da böyledir.