Fetva Meclisi
Soru
Filistin’de kardeşlerim taşlarla mermilere karşılık verirken Avrupa’da bir ev düşünün içinde karısını aldatan bir baba! Filistinli kardeşlerim demir gibi imanlarıyla korkusuzca savaşırken bir kardeş düşünün eve içkili bir şekilde gelen! Mazlum kardeşlerim Allah için ölürken, bir genç kız düşünün haram çukuruna düşmüş. Her saniye nefsimle savaş içindeyim, bu savaşta sürekli yenik düşüp binlerce kez tövbe edip bozdum. Benim Filistinli kardeşlerim şehit olurken ailem ve ben cehennemlik yaşıyoruz. İmanımızı kaybediyoruz, titriyorum, korkuyorum bana yol gösterin hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere kalbinizden bu sıkıntıyı eksik etmeyin. Elinizden neler gelebileceğini tespit edin, elinizden geleni yapın. Bu hususta sizinle beraber olabilecek, sizin beraber olabileceğiniz bir grup içinde olun, münferit kalmayın. Dua edin.
Güzel kardeşim, elbette haklılık payın var. Fakat kendini bu kadar üzmene gerek yok. Sen alkol ve domuz eti satmadığın sürece vebalde olmazsın.
Değerli bacım, Ne yazık ki yaşadığımız topraklarda minarelerden ezanlar okunmasına rağmen hâlâ cahiliye etkisi mevcuttur. Herkes iyi mümin olduğunu söyler ama kadere imana gelince kimin neye nasıl inandığını anlamak zorlaşır. Seni çok iyi anlıyorum, senin gibi pek çok hanım kız biliyorum. Senin ve onlar için dua etmekten başka bir şey de dilimden gelmiyor. Bir mümin hanım kız olarak sana şunları söyleyebilirim. Umarım yaralı kalbine bir teselli olur. - Evlenmek elbette hayatın en gerekli ihtiyaçlarından biridir ama hiçbir zaman hayatın kendisi değildir. Evlenmeyen de iyi bir insan olarak yaşar. Evlenmek istemelisiniz ama evlenmeyi yaşamanın olmazsa olmazı olarak göremezsiniz. Kadere teslim olursunuz, vakti gelir, uygun bir talip olursa evlenirsiniz. İdeal ortalama budur. Siz böyle düşünün. - Babanızın onu çevreleyenleri aşamadığını zannederim. Hiçbir baba kızını üzmeye tahammül edemez diye biliyorum. Etki altında kalıyordur baban. Hayatı yanlış değerlendiriyordur. Sen onu muhatabın gibi görmemeye çalış. Yaşlı bir ihtiyar ve sana destek olamıyor gibi görmeye çalış. - Ağabeyin ve diğerlerine karşı bir kulağını ve bir gözünü yok say. Sen onları önemsedikçe şeytan seni daha rahat kışkırtır. İşine bak, işlerine baksınlar. Hakaret etme ama itibar da etme. Sana en hassas konuda nezaket göstermeyene yapabileceğin bir şey yoktur. Evlenenlerin bir gün senden daha üzgün olacakları bir afetle karşılaşabileceklerini unutmaları çok kötü bir durumdur onlar için ama bilmek istemiyorlardır. - Yoğun bir hayat yaşamaya bak. Oku, yaz, sılayırahim yap ama boş kalma. İbadetlerini dolu dolu yap. Zikir yap, tesbih çek. Özellikle çok Kur’an oku. Hele Kur’an okumanın seni açacağını göreceksin. Vakti gelince de evlilik senin ayağına gelecek, bunu kesinlikle böyle bil. Allah’a emanet ederim seni bacım.
Kendinizi olduğu gibi kabul etmeye çalışın. Kendinizi güzellik üzerinden değerlendirmeyin. Allah’a "Beni seviyor musun?" diye sormak yerine, "Senin sevgini nasıl daha çok hissedebilirim?" diye düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, şefkatle yaklaşın. "Ben de bir kulum, eksiklerim var ama Rabbim beni yine de kabul ediyor" deyin. Biriyle konuşun. Bir terapist, bir hoca ya da güvenilir bir dost. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Özetle, sizin tek başınıza yürüttüğünüz bir mücadele var. Ama Allah sizi terk etmedi. Belki de en çok O’na ihtiyacınız olan bu zamanda, O'ndan kaçmak yerine O'na yaklaşarak huzuru bulabilirsiniz. Bazen dua etmek bile gelmez insanın içinden. O zaman sadece "Rabbim, bana yol göster" demek bile yeter. Kendinize yüklenmeyin. Siz değerlisiniz. Ve Allah, sizi böyle yaratmakla hata yapmadı. Siz tam da olması gerektiğiniz gibisin. اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ. Türkçe Anlamı: "Allah’ım! Beni helâlinle haramından koru, lütfunla Senden başkasına muhtaç etme." Bu duayı özellikle sıkıntılı hissettiğinizde, sabah-akşam veya namazlardan sonra okuyabilirsiniz. İçinizdeki huzursuzluğu hafifletmek için, samimi bir şekilde Allah’a yönelerek dua etmek çok etkili olacaktır inşallah. Allah gönlünüze genişlik, kalbinize huzur versin.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
İki uç noktanın ortası bulunabilir ama özet olarak bilgi sahibi olup işinize devam edebilirsiniz. Tavsiyem ise şudur: Bugünkü Gazze, dün orayı ilgi alanına almayan neslin hatasıdır. 1917’de orayı İngilizlere teslim ederken Osmanlı, İstanbul’un altını üstüne getirmeyenlerin hatası bugün böyle ödeniyor. Bizim hatamız da kim bilir nasıl ödenecek? Artık bu âlemde kesin bir mü'min kâfir ayrımı olduğunu, iki kutuplu bir dünyada kendimizi mü'min olarak görmek zorunda olduğumuzu anlayacağız. Sadece boykotta değil, ailevi ilişkilerden ticarete, siyasete kadar hayatımızı bu iki kutuplu idrake göre tanzim edeceğiz ki bir sonraki nesil Gazze’yi Filistin sorunu olarak görmesin. Bunu becerecek planlar bir pratikler yapın ama uzun soluklu olsun. Mesela iki yüz yıl sürecek bir eşya ve insan boykotuna hazır olun. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Eşinizin yaptığı isabetlidir diyemeyiz ama şunu da bilmeniz gerekir: Eşinizi bu hususta ikaz ederek, tepki göstererek siz onu oraya daha fazla itersiniz. Bir süre bu gündemden uzak durun. Hiç bir şey yok gibi davranın. Eşiniz doğal olarak sizin bulunduğunuz yere gelme ihtiyacı hissetsin. Bir süre sonra da itidali sağlama noktasına gelir inşaallah.
Bu durumu tek başınıza çözemeyebilirsiniz. Bir aile danışmanına gidin. Onun değerlendirmesine göre gelecek planlaması yapın. Ama unutmayın ki, sabretmek yegâne kaynağınızdır, onu iyi değerlendirin.
Bu belirttiğiniz gibi olan bir tutumda ciddi bir kul hakkı vardır. Kul hakkı demek, dünyada helalliği alınmazsa ahirette muhakkak alınacak demektir.
Bir kere siz, ailenizin yaptığından kendinizi mesul hissetmemelisiniz. İkazınızı yaptınız, göreviniz bitti. Bizim kanaatimize göre o tür ticarette sıkıntı vardır. Bazı âlimler ise caiz görmektedirler.
Doktor ol, tedavi et. Sabret, yıllarca beklemeye hazır ol. Ondan değil Allah’tan bekle, ihlaslı ol. Çok konuşma, konuştuğun değersiz olmasın. İyi tarafları unutma, artı ve eksi ortalaması yap ki adil olasın.
Ailenizi bir kenara bırakabilirsiniz, siz meleklerle ters düşmediniz mi? Kendinizi “Oldu bir kere böyle!” diye ikna etmeyin yine de. Tekrar orijinale dönmeye hazır olun. Bunu geçici bir hata olarak kabul edin. Doğrusu da böyledir.