Fetva Meclisi
Soru
1.5 yıllık evliyim. 6 aydır eşimle ayrı yaşıyoruz. Bir tartışmamızın üzerine eşimin ailesi evimi dağıtıp eşyalarımın pahalısını satıp gerisini bana gönderdiler. Ben boşanma davası açtım. Eşim ise çok pişman olduğunu her şeyi düzelteceğini söylüyor, ben de kurtarmak adına tamam dedim ama bu kez benim ailem kabul etmiyor. Sana bunu yapan aileyle mutlu olamazsın, boşanacaksın diyor. Eşim de bir yandan ev tutup dizmeye çalışıyor. Ben alemin de rızasını alarak gitmek istiyorum ama ailem beni reddediyor, gidersen cenazemize evimize gelmeyeceksin, biz de sana gelmeyeceğiz diyorlar. Eşim, annemden özür dilemek için gelmek istiyor ama annem kabul etmiyor. Annemin gönlü ağır olduğu için mutlu olacağım, varsa da olamayacakmış gibi hissediyorum. Gerçekten ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Onun aynı şeyi devam ettirip ettirmeyeceğini, ailenizin endişelerini irdeleyemeyiz ama nikâhınız devam ettiği sürece siz onun eşisiniz. 'Gel' dediğinde gitmek zorundasınız. Kendinizi başka yöntemlerle güvene almaya çalışın ama asi kadın durumuna düşmeyin.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Selamünaleyküm. Bunu zamanında düşünecektiniz. Bundan sonra tekrar eski eşinize dönmeniz zordur. Sizin de duygusallıktan uzaklaşıp daha akıllıca düşünmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Selamünaleyküm. Bu nedenle boşanmanız ne dine ne de akla sığmaz, sakın öyle bir şey düşünmeyin. İki taraf arasında hakem olmanız da gerekmiyor. Siz eşinizle aile hayatınızı yaşayın. Anne babanızla da evlatlığınızı yaşayın. Size ‘bizim taraf olmazsan gelme’ diyen olursa ona gitmeyin ama kimse ile kavga da etmeyin.
anne rızası konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Bir bayanın, örgün ve karma bir ortamda eğitim almasının ne denli sakıncalı olduğunu siz İHL'de gördünüz. Üniversite ortamında bu belki de ikiye katlanacak hatta üçe katlanacak bir risktir. Bu risk, sizin harama düşme riskinizdir. Harama düşme endişesinin bulunduğu bir ortama gitmeye sizi, anneniz veya başka birinin zorlama hakkı yoktur. Emretme hakkı da yoktur. Sadece bu ise mesele itaat etmeyin.itaat ederseniz günaha girersiniz. İffetiniz, dünya şartlarında elde edilecek en değerli diplomadan binlerce defa daha değerlidir. İffet deyin başka bir şey demeyin.
Hakkını bu kadar kolay haram eden bir anne ile sürtüşmemek gerekir. Bir kenara koyun bekletin, onun gönlü sizi ileride de rahatsız edebilir.
Selamünaleyküm. Tıbben uygun olanı ile ortasını bulun.
Selamünaleyküm. Anneniz size beddua ettiğinde, o bedduasını geri almadıkça siz tehlikedesiniz demektir. Geri aldığı bedduasından da inşallah kurtulursunuz. Ölçünüz böyle olsun.
Selamünaleyküm. Anne babanızı çiğneyen bir işi sakın yapmayın.
Selamünaleyküm. Allah'ın emrinin yanında anne babanın sözü olmaz.