Fetva Meclisi
Soru
Eşimle bir daire aldık. Daireyi alırken bir gün eşimle senin benim noktasına geleceğimizi zannetmiyordum. Şimdi maalesef öyle bir noktaya geldik. Daireyi nasıl bölüşeceğimizi ise kararlaştıramıyoruz. Dinimize göre ne yapmamız gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Size ve eşinize şunları not edebiliriz: Anne baba başta olmak üzere akrabalarla sılayırahim bağını koparmamanın Allah’ın emri olduğunu yani dindarlığımızla ilgili olduğunu tartışamayız. Bu böyledir. Evlenmek bir kadın için baba evinden koca evine geçmektir. Bunu da kabul etmek zorundayız. Hem evli hem babasının evinde gibi olmak kabul edilemez. Dinimiz kadınların evlendikten sonra anne babalarını ziyaret etmeleri konusunda gün ve şekil belirlememiştir. Bu konu esnek bırakılmıştır ki herkesin şartlarına uygun olanı aile bireyleri kendileri tayin etsinler. Anne babanın evinin yakınlığı veya uzaklığı, kadının ve eşinin evindeki imkânlar ve şartların yönlendirmesi gibi belirleyicilerin ortalaması bulunarak bir uygulama yapılabilir. Aynı semtte yaşayanlar için haftada bir gün olabilir, biraz uzakta olanlar için ayda bir olabilir. Veya eşler kendi şartlarına uygun olabilecek bir süre belirleyebilirler. Gün içinde görüntülü görüşme ile bağlantı kurulduğu halde haftada birkaç gün ziyaret için anne baba evine gitmek ancak ağır hasta bir baba ile ilgilenme zorunluluğu ya da afet sonrası gerekenler gibi bir durumda doğru olabilir. Daha ilerisi eşlerin henüz yuva kuracak kıvamı yakalayamadıklarını gösteren bir işaret olabilir. Bunun sonu da her ikisinin de baba evine dönmek şeklinde gelebilir. Bu konuyu olmazsa olmaz düzeyinde tartışan bir eş muhakkak aile danışmanı veya bir psikologla görüşmelidir. Asıl mesele içerideki başka bir takıntı olabilir. Üçüncü bir kişinin tavsiyelerine uyularak orta bir yol bulmaya çalışılmalıdır.
Boşanma durumunda malların bölünmesi meselesi fıkıh kaynaklarımızda bu şekli ile yoktur. Bir ortak iş söz konusu idiyse bölüşmeden söz edilebilir. Şunu unutmayınız: Biz bir İslam devletinde yaşamıyoruz. Yaşadığımız laik devlette İslam ne dedi diye sormanın bir anlamı olmuyor. Zira bir asırdır dinimizin vicdanlara sıkıştırılmasına ses çıkarmadık. Akıbetin bir parçası da bu oldu.
Ortak dairelerin bulunduğu binalardan daire alanlar, ortak alan yönetmedeki örfü ve yasal kuralları da kabul etmiş sayılmaktadır. Dolayısıyla binadan daire alan örfe uymak zorundadır. Uymadığında vebale girer.
Anlaşmış ve işi bitirmiş olsanız da sonradan yeni bir anlaşma yapmanızda bir sakınca yoktur. Taraflar, kendi rızaları ile yeni durumu kabul etmişlerse sorun yok demektir.
Dinimiz, herkesin malının kendisine ait olduğunu ilke olarak ilan etmiştir. Hibe etme, mirasla intikal etme gibi bir sebep olmadıkça kimsenin malı kimseye helal olmaz. Eşinizde mehir hakkınız varsa veya size bir yolla borçlu idiyse ya da sözünü ettiğiniz varlığa ortak idiyseniz şimdi alabilirsiniz. Aksi takdirde almanız gasp etmektir.
Bu, acil bir gereklilik bulunup bulunmadığına bağlı olarak değişebilir. Böyle ağır bir şart yoksa, anne babaya yakın bir dairede kalınmalı ama beraber bir daire paylaşılmamalıdır. İyi başlayan ilişkilerin umumiyetle iyi sürmediğini görüyoruz. Allah'a emanet olun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Öyle bir hasta ile yaşanmaz şeklinde bir doktor raporu alırsanız boşanmanızda sakınca olmaz. Doktor öyle bir rapor vermedikçe sizin böyle düşünmeniz şeytana alet olmanız olur. Anlaşılan bunu bir takıntıya dönüştürme ihtimaliniz var. İbadetlerinizi arttırarak kendinizi boşlukta kalmaktan kurtarın. Allah yardımcınız olsun.
Bir sevap kazanma kapısı olarak elbette teyzeye hizmet sevaptır. Teyze anne yerine geçer. Ancak bir kadının hizmeti onun çocukları üzerine görevdir. Çocukları olmaz veya ihmal ederlerse yeğenleri de bu hizmeti yapabilirler. Evli olan bir kadın teyzesinin hizmetini yaparken eşinin onayı ile yapması kendi aile huzuru bakımından gerekli hatta şarttır. Şüphesiz buradaki hizmet basit bir ziyaretle alakalı düzey değildir.
Alkol kullanmanın büyük günahlardan olduğu bilinen bir hakikattir. Müslüman bir insan değil eşine insanlardan herhangi birine karşı bu büyük haram konusunda esnek davranamaz. Ortada bir aile meselesi söz konusu olunca eşinin bu hataya karşı daha dikkatli olması ama düzeltme yönünü tercih etmesi gerekecektir. Şöyle bir plan tavsiye ederiz: a. Sabredip ıslah olmasını beklemelidir. Sabrını da başa kakmamalıdır. Dolaylı yollarla, direkt kendisi nasihatlerle eşini düzeltmeye çalışmalıdır. b. Her namazında muhakkak eşinin düzelmesi için yoğun dualar etmelidir. c. Ona o illeti bulaştıran çevresini değiştirmeye çalışmalıdır. d. Her şeye rağmen geçen uzun zaman sonunda değişmedi ise ve özellikle de zarar veriyorsa boşanmayı istemesinde sakınca yoktur ama sabretmesi daha güzel olur.
Çocuk olmuyor diye boşanmak şart değildir. Eşlerden biri “çocuk olmazsa…” diye bir boşanma durumu oluşturabilir, neticede insanız, tahammül gücümüzün bir sınırı var. Çocuksuzluk eşlerden birinin sağlığını etkileyecek düzeye gelmiş bir sorun oluşturuyorsa boşanmayı istemesini normal görebiliriz. Siz kendinizi değerlendirin. Gerekiyorsa bir psikologla görüşün. Bundan sonrasını çocuksuz olarak kaldırabilecekseniz eşinize bunu bildirin, o da rahat etsin, öylece yaşayın. Çocuk gerekli ve önemli ama her şey değildir. Böyle bir durumu kaldıramayacağınızı anlarsanız o zaman boşanmayı düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Kurban bir ibadettir, yöreye ve keyfe göre değil şartlarına göre yapılırsa ibadet olur. Kurban namaz gibidir; kime farz ise onun kılması/yapması gerekir. Aile çok zengin olabilir; zenginliğin kimin üzerine olduğu önemlidir. Mal erkeğin üzerinde ise kadının malda payı yoksa kurban kesmez, erkek kendi kurbanını keser. Aksi de olabilir, kadın zengindir eşi zengin değildir. O zaman da kadın keser erkek kesmez. Buna rağmen erkek veya kadın kendisinin kurbanını keserken eşininkini de kesse sakıncası olmaz. Zira kurban, aile ibadeti değildir, birey ibadetidir. Bir yıl ona öbür yıl buna şeklinde olmaz.
Erkeğin nikâhlı eşine yasaklama getirmesi: a. Dinimizin haram ettiği şeyleri, b. Bazı (nafile hac ve nafile oruç gibi) FARZLARDAN OLMAYAN ibadetleri aile ilişkilerini engelleyecek düzey ve şekilde olduğunda, c. Aile huzuru ve eşlik görevlerini aksatma nedeni olduğunda bazı mübahları (hayat içinde dinin serbest bıraktığı işler) engelleyebilir. Cep telefonu kullanmak mübah işlerdendir. Kadının veya erkeğin onu kullanması mübah bir durumdur. Kadının cep telefonu kullanmasına erkeğin engel getirme hakkı olamaz. Kadın ahlakına zedeleyecek bir işte kullanıyor veya kullandığı telefon eş olma, anne olma kimliğini ciddi bir şekilde baltalıyorsa o takdirde cep telefonu kullanmasına engel getirebilir. Şu bilinmelidir ki, bir aile içinde böyle bir konunun gündem olması o ailenin geleceği ve huzuru açısından tehlike vardır.