Fetva Meclisi
Soru
Evlenmeden önce anlaşılan mehirden eşim benim isteğim üzere vazgeçer ve helal ederse bu yükümlülük üzerimden kalkar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Mehir, kadının erkekten evlenme karşılığı aldığı haktır. Birinci evliliği veya üçüncü fark etmez, her evlendiğinde yeni bir mehir alması hakkıdır, hediye ayrı bir durumdur.
Selamünaleyküm. Sizin mehriniz, artık mehir değil bir borçtur. Eski eşiniz onu bu dünyada veya ahirette er geç ödeyecektir. Sizin helal malınızdır, tereddüt etmeyin alın.
Selamünaleyküm. Mehir nikâhla beraber devreye girer.
Mehir, evlenirken kazanılan bir haktır. Daha sonraki süreç içinde oluşan gelişmeler mehri etkilemez. Onu ilk günde almalı idi, almadı ise sonra da olsa alır.
Mehir kadının hakkıdır. Kadın ne isterse onu alır. Erkek pazarlık eder, kabul ederse verir, etmezse kadın nikâhtan vaz geçebilir. Mehirin kadının hakkı olması şu demektir: Kadın o hakkından vaz geçebilir. Az veya çok ölçüsünü kendisi belirler. Kimsenin kadına karşıma hakkı yoktur. Aldığını daha sora eşine hibe eder, bu da onun bileceği bir iştir.
Eşiniz size mehrinizi teslim ettikten sonra size şu veya bu nedenle yeniden bir mehir vermesi gerekmez. Mehrinizi ona emanet ettiniz de o ihmal edip çaldırdı ise belki bir tazmin etme söz konusu olabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Düşünebildiğiniz kadar düşünün, binlerce karar da verin ama bir iş yapacağınız zaman ehline danışmadan asla karar vermeyin.
'Ebrer' iyiler anlamında bir isimdir. Erkeklerden önce çoğul bir isimdir. Verildi gitti cinsinden kullanılmaktadır. Verilse bir sakıncası olmaz ama onun yerine 'Barre' adını verirseniz, aynı anlamın orijinalini kullanmış olursunuz.
Müslüman olmayanla sosyal ilişki içinde olmamızda bir sakınca yoktur. Ancak Müslüman olmadığını şahsen bildiğimize bize ait selam yerine daha sosyal içerikli bir deyimle selam verebiliriz.
Sızan şey, idrardan sonra olsa zararı yoktu. İdrardan önce ise bakacaksınız idrar gibi bir şey değilse meni muamelesi yapıp banyo yapmanız gerekir.
Eşinizin sıcaktan veya gıdasızlıktan bunalması durumunda orucu kazaya bırakmasında bir sakınca yoktur. Onun ümmetimize bir insan kazandırması pek mübarek bir iştir; orucunu da kazaya bırakması bu açıdan caizdir.
Kâfirleri taklit olan işleri yapmamak, çocukların gözünde onları, dolayısıyla kâfirleri hafifletmemek gerekir.