Fetva Meclisi
Soru
Hocam evli bir kadın eşinden izinsiz yurt dışına bir buçuk ay süreyle eğitim için gitse nikâhı düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ne eşi ile cinsel ilişki kurmaması ne de söylenen o sözler açık bir boşama değildir. Eşi boşanmayı talep etmeli ve boşamasını sağlamalıdır.
Selamünaleyküm. Eşiyle nikâhı düşmez. Eşinin onu boşaması tabii hakkı olur.
Bu anlattığınız kadarı ile nikâhınızın düşme riski daha yüksektir. Size en yakın müftülüğe bizzat giderek cevap alınız.
Sadece “terk etmek” ile nikâh düşmez. Bu durumu size en yakın bir müftüye giderek onun soracağı soruların cevabı ile beraber öğrenmeniz daha yararlı olur.
Telefon, ses sahibi açısından güven veriyorsa, hile ihtimali yoksa talak gerçekleşir.
Böyle bir sözden boşama olacağını bilmiyorum.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
Bu söz, erkeğin ne kastettiğine bağlı olarak sonucu değiştirir. Erkek boşamayı kastetti ise bir talak gerçekleşir. Aksi de olabilir. Problemin sahibi en yakın müftülüğe gidip cevap almalıdır.
Boşama ve boşanma hüzün gerektiren bir sonuçtur. Düğün gibi kutlanması, ikramlarla karşılanması Müslüman kültüründe olmayan şeylerdendir. Evet, yaşananlardan kurtulmak böyle hisler yaşatabilir ama herhangi bir boşanma ile ortaya çıkan sonuç, bu ümmetin yapısından bir tuğlanın sökülmesi sonucudur. Geçmişteki acıları ve sıkıntıları geride bırakmayı Allah’a şükür ile karşılamak daha isabetli olur.
Anlaşmalı boşanmanızdan sonra hiçbir bağ kalmaz. Boş ol demesi gerekmez. Hayırlı olsun diye dua ederiz.
Erkeğin ileriye yönelik “boşayacağım, boşarım…” şeklindeki sözleri ile talak/boşama olmaz. Bu bir düşünme veya tehdit niteliğinde kabul edilir. “Boşadım” sözü boşamadır.
Psikolojik rahatsızlık geniş bir ifadedir. Düşünce ve duygunun ağır oranda bozulmasına psikolojik rahatsızlık diyoruz. Sinir hastalığı olarak adlandırılabilir. Şizofren, depresif ve psikoz gibi isimlerle anılan bu hastalıklar akıl üzerinde etkilidir. Düşünme ve idraki zorlar. Hasta yaşadığı ortamdan kopabilir. Tedavisi zordur. Hasta kendisine ve başkalarına zarar verebilir. Hafıza kaybı, psikolojik kaygı, dönüşümsel/kompulsif nevroz gibi sinir hastalıkları da bu başlıkta ele alınabilir. Fıkıh kitaplarımızda bu tür vakalar delilik başlığı altında genel bir isimle anılmaktadır. Bu başlıkla psikolojik rahatsızlıkları fıkıh konuları için ele alabiliriz. Fakihler insan eylemlerinin akıl şartı ile değerlendirilebilir olduğuna söz birliği etmişlerdir. Talak da ancak akıllı için geçerli olabilir. Delilik durumu olan birinin yapacağı talak delilik anına tesadüf etti ise geçerli olmayacaktır. Aklının başında olduğu bir zaman oluyor ve talak da o zamana isabet etti ise talak da geçerlidir. Sinirlilik ve gerginlik durumu eğer delilik noktasına gelmiş ise yani sinirli anı DELİ adını fiilen oturtacak kadar gerçekleşmiş ise o da deli sayılacağı için yapacağı boşama geçerli değildir. Buradaki DELİ ifadesinin ne kadar gerçek deli niteliğinde olduğu da tespit edilmesi zor bir uygulamadır. Genelde insanlar zaten sinirlendikleri için talak yaparlar. Psikolojik sorun yaşayanların talak yapması bu ölçülerle değerlendirilebilir. Bir başka sorun da vesvese (OKB) hastalarının talakıdır. Vesvese hastası ne dediğini bilmiyor, aslında demediğini dedi gibi hissedecek bir durum yaşıyor olduğu durumda iken talak iddiası olursa bunun için de deli ile alakalı tespit üzerinden hareket edebiliriz.
Kadının boşamasının bir bağlayıcılığı yoktur. Bir veya üç aynıdır.