Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Kocasının cemaatle kılınan namaza gitmesine razı olmayan eşe karşı nasıl bir tutum sergilenmelidir? (Efendimizin (sav) Ayşe annemizden gece ibadeti için izin istemesinden dolayı soruyorum)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Hiç yoktan iyidir elbette.
Selamünaleyküm. Dinin emirleri hususunda erkek kadın yoktur. Nafile hususlarda, kadın eşinin izni ile iş yapmalıdır.
Selamünaleyküm. Müminler olarak farz ibadetlerde birbirimizi ikaz eder, hataya müdahale ederiz. Nafilelerde ise sıkıştırmak, baskı kurmak nafilenin kendi mantığına aykırıdır. Bilhassa eşler birbirlerini bu hususta kırmamalıdırlar. Şeytan işi inada sürükleyebilir. Bunun sonucu da kaş yaparken göz çıkarmak olur.
Selamünaleyküm. Arkasındaki cemaatin tamamına diye niyet ederse yeterli olur. Özellikle sadece erkeklere diye niyet etmesi ise kadınların namazını sıkıntıya sokar.
Selamünaleyküm. Aile içi ilişkide, yatak odası ihtiyacı erkekle kadın arasında aynıdır. Kadın da erkek kadar o ihtiyacı hisseder. Meselenin sadece erkeklere mahsus gibi bilinmesi yanlıştır. Kadının, erkeğinden yılda yüz defayı düşmeyecek bir ilişki talebinde bulunması hakkıdır. Bu hakkını karşılamayan eşinden boşanmayı talep etme yani mahkemenin nikah akdini feshetmesini istemesi hakkıdır. Erkeğini ilim tahsili gibi bir mazeret makul mazeret değildir.
Selamünaleyküm. Şeytanın en nazik tuzaklarından birine karşı nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranılmalıdır. Bu bir Allah korkusu sınavıdır. Yeri ateş olacak için yapılabilecek bir şey yok. Cehennemi unutmamak gerekiyor.
cemaat konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kimin yolunun yanlış olduğunu araştırmak görevimiz değildir. Kalbimizin ısındığı hangisi ise onunla beraber oluruz.
Aleykümselam. Böyle bir şey yoktur. İmamın cemaatle kıldığı namaz kendisi ve arkasındakiler için ayna anda kılınmış namazdır.
Aleykümselam.Allah rızası ile yapılan ve yapılış tarzı itibariyle Şeriat'a aykırılık ihtiva etmeyen her amel cihat sayılabilecek bir amel olur. Kimin hangi ameli ne kadar cihat düzeyinde yaptığı ise o kişi ile Rabbi arasında ölçülebilecek bir durumdur. Bizim ölçebileceğimiz seviye kulun yaptığı ameli, Şeriat'ın bilinen kaidelerine uygun yapıp yapmadığıdır. Bunun ötesini irdeleyemeyiz.
Selamünaleyküm. Camideki cemaat olmaz ama cemaat sevabı kesinlikle olur.
Selamünaleyküm. İbadetin bireysel ve cemaat ayrımı yoktur. İbadet, sadece kendi dili ile yapılabilir.
Selamünaleyküm. Biz, Allah'a ve Peygamber'ine iman ediyoruz. İman etmek demek, kayıtsız ve şartsız teslim olmak, her emredileni kabul etmek demektir. Allah'tan ve Peygamber aleyhisselamdan ne gelirse ona hiç itiraz etmeden teslim olmak demektir. Bu, imanımızın özüdür. Böyle inanıyor, böyle ölmek istiyoruz. Bu imanı ölçümüzün ötesinde, ümmetimizin büyükleri ile bağımız ve ilişkimiz sevgi ve takdir üzerine kuruludur. Alimlerimizi şeyhlerimizi, bizim önderlerimizi sever sayarız. Peşlerinden gider, izlerini sürmeye çalışırız. Onların dile düşmesine izin vermez, ulu orta irdelenmelerine razı olmayız. Adı ve kimliği ne olursa olsun, bu ümmetin büyüklerine karşı tavrımız budur. Ancak, hiçbir âlim veya şeyhi ya da bir önderi Peygamber aleyhisselam gibi masum görmeyiz. Görülmesini kabul etmeyiz. Onları put durumuna getirmeyiz. Hatalı olabileceklerini kabul eder, hatalarından ötürü de onlara düşmanlık etmeyiz. Ne körü körüne izlerini sürer ne de hatadan ötürü siler atarız. Onlar da bizim gibi insan oldukları için belli bir seviyede görür, ileri geri irdeletmeyiz. Bu iki ölçümüzün ele alınması durumunda, ulema ve meşayıh arasında horoz dövüşü gibi bir dövüşün mümin açısından hiçbir yararı olmadığı görülecektir. Ne şu âlim ne de bu âlim, kavga nedenimiz olamaz. Herkes iyi bildiği, güzel anladığı âlim veya şeyhin peşinden gider ama diğerlerini irdelemez. Biz, kendi güzelimizi korur kollar, başkalarınınkinin güzelliği veya çirkinliği ile uğraşmayız. Buna vaktimiz olmamalıdır. Bu da bir imtihandır elbette. Ümmetimizin bunca sıkıntısı arasında bir de geçmiş büyüklerini kurcalamanın ne yararı olacaktır? Vakit ve enerji israfından başka bir sonucu olmayan bu tutumu kabul etmeyiz. Sabırlı olup, böyle düşük tartışmalara katılmamalıyız. Nefeslerimizin bile hesabını vereceğimiz bir diyara doğru gidiyoruz. Çok dikkat edelim.