İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, Allah izin verirse yakında evlenmeyi düşünüyorum, hazırlıklar var. Siz evlenmeyi ibadet gibi görüyorsunuz. Madem ibadet gibidir ben evlenirken nasıl niyet edeyim? Neye niyet edeyim de ibadet olsun evliliğim?

Cevap

Allah seni muradına erdirsin güzel kardeşim, zevacını şimdiden tebrik ederim. Evliliğin seni ve eşini cennete taşıyan bir ibadete dönüşmesi için şu noktalarda niyetin olsun ve o niyetlerini de ölünceye kadar korumaya azimli ol, niyet edebiyatı yapma sakın: 1. Başta Peygamber aleyhisselam efendimiz olmak üzere bütün peygamberlerin ortak sünnetine uymaya niyet et. Evlilik bir nübüvvet sünnetidir. 2. İffetli bir mü'min olmaya, gözünü ve derini haramdan korumaya niyet et. 3. Salih çocukların babası olmaya niyet et. 4. Ümmetimizi arttırmaya niyet et. 5. Bir mü'min kadının iffetini korumaya bekçi olma niyeti yap. 6. Yeni oluşturacağın hısımlık ve akrabalıklar üzerinden mü’mince ülfet ortamı kurmaya niyet et. 7. Helal bir rızık kazanıp, o rızık ile eşini ve çocuklarını geçindirmek ve bununla da Rabbinin rızasını kazanmak sevdasına niyet et. 8. Sana evliliği zindan etmeyi şimdiden planlayan şeytanla sonuna kadar cihat etmeye niyet et. 9. Eşin, tartışan, huzursuz biri çıkarsa maazallah, onunla kavga etmeyerek ”haklı olduğu kavgadan çekilene cennet sözü veren” Peygamber aleyhisselamın müjdesine ermeye niyet et. 10. Kur'an sesi ile yoğrulan, onun hükümleri ile mayalanan bir ev sahibi olmaya, o eve bir nokta kadar da olsa haram sokmamaya niyet et. Mübarek olsun kardeşim benim.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcın olsun. Helal kazanmak ve ev geçindirmek Müslüman olmanın aynası gibidir. Bunu basit görme. Bununla cennet kazanacağını bil. Ve sana derim ki: 1. Helal ve temiz kazanmak Allah’ın bereketini çeker. Tıpkı haram ve pisin bereketi uzaklaştırdığı gibi. 2. Kuracağın işte, işi kurarken ve yürütürken istişareyi ihmal etme. Hiç kimse bilmediğinin uzmanı olamaz. Düşmeden yürümeyi öğrenmek mümkün ise onu öğrenmek gerekir. 3. Çok çalış, çok kazan ama kanaati hiç unutma. Kanaatin olmazsa mala tapınırsın. Hem imanım var dersin hem paraya tapınırsın maazallah. 4. Hedefin kazanmak olsa da asla sorumluluğunu taşıdığın aileni ve diğerlerini hesaba katmadığın hiçbir işe girişme. Bu arada şahsiyetini eskiteceğin hiçbir işi de yapma. 5. Az da olsa ayağı yere basan sağlam iş yap. Az kazan güzel kazan. Kendini eriterek paranı büyütme. Buna sağlığın da dâhildir, şahsiyetin de. 6. İsraf senin en sinsi düşmanın olacaktır, ona dikkat et. Başkalarına göre ölçme kendini, kendinle ölç. İsraf bitirir seni. Cimri de olma, israf ile cimrilik arasında bir çizgi tuttur. 7. Kazandığında önce evini düşün, evine harca. Sonra da sadakayı listende tut. Az da olsa sadakasız bir mevsim sakın geçirme. 8. Evde eşin ne kadar evinin sorumlusu ise sen o kadar başarılı olursun. Onun da hayatın mü'mince yaşanması gerektiğine dair hissiyatını güçlendir. 9. Harcamalarında muhakkak bir sıralama olsun. Listeni daima; Zorunlular, Gerekliler ve lüksler olarak üçe ayır. Birinden diğerine geçişte aşırılığa ve taklide kanma sakın. 10. Duayı ve çokça istiğfarı unutma ki melekler de seni unutmasın.

Hocam, ben yeni evlendim ve ilk defa babamdan ayrı bir iş kuruyorum, ailemi orad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Köyünü özlemeyen yoktur, herkes özler ama hasreti ile hayat gerçekleri arasında bir denge kurarak yaşar. Siz de öyle yapın. 1- Altı yılda sizin iki çocuğunuz olmalı idi. Çocuksuz kadın için hayat anlamsız olabilir. 2- Ev dışında gittiğiniz bir vakıf, dernek bir yer olsun. Oraya gidin ve görev alın. 3- Her temizlik döneminde eşinizle en az beş kere HER BİRİ BİR SAATTEN AZ OLMAYAN yatak ilişkisi kurmalısınız. Bu eşiniz için de sizin için de şarttır. Eşiniz bu hususta ihtiyaç hissetmiyorsa siz hakkınızı isteyebilirsiniz. 4- Sizin muhakkak özel bir kabiliyetiniz vardır. Yazı yazma, şiir, tatlı/yemek icadı, örgü veya benzeri bir şeyde Allah size muhakkak bir kabiliyet vermiştir. O kabiliyetinizi keşfetmeye çalışın. Defalarca denemeler yapın; hangisi tutarsa kendinizi onda boşaltın. 5- Türkiye'deki yakınlarınızla bağlantınızı asgariye indirin. 6- Kur'an okumayı bildiğinizi var sayıyorum; bilmiyorsanız bir haftada öğrenin. Biliyorsanız veya öğrendikten sonra her ay bir kere Kur'an'ı hatmedin. Göreceksiniz hayatın rengi değişecektir. 7- Çok dua edin. Bilhassa sabah namazında dua edin. Allah yardımcınız olsun.

Ben altı yıllık evliyim ve yurt dışına gelin geldim. Eşimi, evimi ve çocuğumu ço
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Lavaboya giderken abdest almaya gidiyor olmanız bir niyettir. Niyet için gerekli vakit de o vakittir yani abdeste başlamadan önceki an. 2- Bütün niyetler kalptendir. Dil ile niyet önemli değildir. 3- Bu dini iyi bilmemekten kaynaklanıyor. 4- Düşüncenizde haksız değilsiniz ama bunu konuşmanın doğru olmadığı bir zamanda yaşıyoruz. 5- Bir sıkıntı yoktur ama kural böyle değildir. 6- Yoğun kaza namazınız varsa öncelikle onları bitirmeye gayret edin. 7- Yanlış düşünüyorsunuz; Ehli Beyt'in yeri bambaşkadır. Yüreğimizi hepsine açacağız ama Ehli Beyt'i baş köşeye oturtacağız. 8- Her aklı başında mü'min, son anından endişe eder. Deliye ise her gün bayramdır. Allah işinizi hayretsin, niyetinizi mübarek kılsın. Dualar edin bize.

Hocam selamü aleyküm. Soru sormadan önce kurban olduğum Allah sizi canlı olarak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.

Hocam ben yirmi beş yaşındayım. Yıllardır evlilik istediğim halde düzgün bir kıs
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zaten gayri ciddi bir niyetle görüşmeniz asla doğru olmaz. Ciddi niyetlerle görüşürken de ölçüsüz olamazsınız. Şu sorunun cevabını zihninizde tartmaya çalışınız: Şeytan, gayri ciddi olanları mı tercih eder? Cevap kesindir: Şeytan için böyle bir ölçü yoktur. Bunun için, evlenmeyi düşündüğünüz biriyle -gezmek de dahil- ilişkilerinizde şu kurallara uymanız gerekmektedir: 1- Kesinlikle HALVET halinde olmayacaksınız. Halvet, na mahreminizle kapalı bir ortamda baş başa kalmanızdır. Halvet haramdır. Bir erkekle bir kadın halvet halinde oldular mı onların üçüncüsü şeytandır. Muhakkak beraberinizde üçüncü bir şahıs bulunmalıdır. 2- Zaruret ölçülerini aşmayacaksınız. Zaruret, evlilik şartlarını konuşup, pazarlık etme ile sınırlı olmalıdır. 3- Ebveyninizin çiğnenmiş olacağı bir yola girmeyin. Çok özel bir durum olmadıkça, onlara danışarak böyle bir işe girişin. 4- Nikâhlanmadıkça elinizi eline değdirmeyeceksiniz. 5- Görüşmelerinize kılıf olsun diye nikâh yapmayın. Nikâh ciddi bir iştir ve şakası yoktur. Zevkinize maşa olsun diye nikâh yapmanız doğru değildir. 6- Bu süreyi aylara yaymayın. Mümkün olan en kısa sürede olumlu veya olumsuz kararınız verilmiş olmalıdır. 7- Gönlünüzü kaptırmadan, iyi bir istişare yapmış olun. Tecrübesizliğin bedelinin bir ömür boyu sürecek yanılgılar olabileceğini bilmelisiniz. Duygularınızla değil aklınızla karar vermeye çalışın. Tecrübeye saygı gösterin.

Ciddi niyetlerle görüştüğüm biriyle elini tutmadan gezebilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

-Şöyle bir planlama ile yaşamaya çalış: 1-Mü'min olduğunu unutma; iman senin için bir dava olsun. Kaybetmeyeceğin yegâne değerin imanın olmalı, ona yatırım yap. Hayatını ona göre belirle, işini ona göre tanzim et. 2-Haramlardan kaçın. Her haramı imanına salınmış bir kurtçuk gibi görmelisin. Haramlar senin içinde iken senin kendini iyi mü'min yapman da zorlaşacak demektir. 3- Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getirmeye çalış. 4- İnsanî görevlerini ihmal etme. Anne baban başta olmak üzere diğer insanlara karşı vazifelerin, hakların ve sorumlulukların açısından görevin olarak önünde olmalıdır. 5- Sağlığını önemli bir emanet olarak bil ve koru. 6- Sünnetler üzerinden genişleyebildiğin kadar dinde genişlemeye gayret et. Bu bölümden biri olarak ilmi faaliyetlerde bulun, oku, öğren, dinle. 7- Mü'minler arasından seçilmiş kardeşlerin bulunsun. Onların kıymetini bil, senin kıymetini bilmelerini sağla. Beraber olmakla zevk aldığın, iman ve heyecanının arttığı kardeş grubun olmadıkça lezzetli bir iman yaşayamazsın, iyi bil bunu.

5 vakit namazımı kılıyorum. Günlük düzenli Kur’an okumaya çalışıyorum. Bana dini

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, kimseyi suçlamayın. Sizin derdiniz sizsiniz. Günahlarla oluşturduğunuz bağışıklık sistemi sizi bu duruma getirdi. Yaratılış gayesine ters yürüyorsunuz. Dindarlığı mevsimlik işlerden biri gibi görüyorsunuzdur. Kalbiniz de bu gidişatı kaldırmıyor ve size kriz sinyalleri veriyor. Helak olmadan önce Allah’ın dinine dönmelisiniz. Sözünü ettiğiniz imkânlar birer nimet iken sizin elinizde daha fazla azap nedeni oluyor. Haramları atın evinizden ve hayatınızdan. Alkol, göz kirliliği, vakit israfı, ibadet eksikliği, gıybetten yalana kadar dil kirlilikleri ve benzeri haramlar varken huzurunuz olmaz, olamaz. Her haram bir azap nedenidir. Haramlara mesafe koymadıkça ve geçmiştekilerden tevbe etmedikçe; - Gerçek ilme beyniniz ısınmaz, - Kalbiniz körelir, katı bir insan olursunuz, işiniz ters gider, - Bedeninizi boş yere çürütürsünüz, - Evinizde bereket olmaz, - Her günah kendisi gibi yeni bir günaha iter sizi, - Meleklerin lanetini alırsınız, dualarınız kabul olmaz, şeytan sizi avucunun içinde oynatır ve maazallah - Kötü bir akıbetle bu dünyadan gidersiniz. Bunun için günahlardan hemen sıyrılın. Ve bu sıyrılmayı ertelemeyin. Ciddi iseniz de çevrenizi değiştirin. Çevreniz sizi etkisi altında tutmaktadır. Allah’a yönelin, o da size rahmet etsin.

Ailemiz dindar değil ne yazık ki, ben de iyi bir dindar olduğumu söyleyemem. Mad
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, ne ettiniz siz böyle; ailece sizi cennete götürecek bir yetim bakma sevabını nasıl kaçırırsınız? Çok yazık ettiniz. Bırakın babanızı, bu size bir nimettir. Bence şöyle yapın: Annen bir psikologla görüşüp kendisini nasıl rahatlatacağını öğrensin. Siz de görüşün gerekirse. Ve babanız istemese bile siz o meleği bağrınıza basın. İnsanlar gidip savaş bölgelerinden yetim alıyorlar, o sayede cennet kazanalım umuyorlar. Aman geç kalmayın ve bu fırsatı değerlendirin kızım. Babanın usulsüzlüğü de ona kalsın, siz kaçırmayın elinize gelen bu fırsatı! Bakın, kısa bir zaman severek sahiplenin, daha sonra ayrılamayacaksınız ondan, size huzur kaynağı olacak, göreceksiniz.

Selamünaleyküm hocam, benim 4 yıl önce amcam vefat etti ve 2 küçük oğlu vardı. Ç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Size şunları söylemeliyim: Ne olursa olsun durum, tek taraflı bir düşünme eksiktir. Kendinizi de yoruma katın. Yüzde yüz o suçlu da siz yüzde yüz haklı olmanız zor bir durumdur. Evet, ağırlıklı hata onda olabilir ama sizin de idareyi becerememe gibi bir hatanız mesela olamaz mı? Böyle, dengeli ve adil olmaya çalışan bir düşünce ile aranızdaki sürtüşmeyi tekrar değerlendirin. Şeytan sizi kışkırtıp gaza getirirken sizin de imanınızla itidalli olmayı becermeniz gerekir. Evet, eşinizi küsme/konuşmama/darılma/surat asma/yataktan uzak tutma gibi cezalarla cezalandırabilirsiniz ama şunu bilmelisiniz: • Müslüman’ın sıradan bir Müslüman ile küsmesi bile üç günü aşmayacak şekilde sınırlandırılmıştır. Makul bir sebep, dini bir yöntem şart getirilmiştir. Esasen küsmek yasaktır. Eşi bu yöntemle sıkıştırmanın üç gün diye bir süresi yoktur ama bu karar, riski ağır bir karardır. • Eşinize küsebilmeniz için öncesinde ona nasihat etmiş/ettirmiş olmalısınız. Küsme denen süreç ikinci kademedir. Birinci kademeyi ne kadar aştığınızı iyi düşünün. Sözünü dinleyeceği birilerini nasihat için devreye aldınız mı, iyi düşünün. • Kadın için “iyi değil/asi” diyebilmeniz günlük bir iki hata üzerine olmamalıdır. İffetle ilgili bir sıkıntı, yatak odasını köreltme sıkıntısı, evden izinsiz çıkışlar gibi nedenlerle olabilir bu karar. • Bu süreci başlatmanın geri dönüşü zor bir süreci başlatmak olacağını iyi düşünün. Sizinle beraber şeytanın da bir süreç başlatacağını hiç aklınızdan çıkarmayın. Bunun yerine sabrı, alttan almayı, üçüncü kişilerden istifade etmeyi denemeye çalışın. Aileyi bir cihat ortamı görün ve oradan mücahitler gibi sevap kazanmayı yeğleyin. Kendiniz ve eşiniz için dualar edin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam, eşimle bir arada durmayı beceremiyoruz. O da usandı ben de usandım. Boşan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haklısınız, İmam Gazali ile aramızdaki vadilerin mesafesi çok büyüdü. Gitgide de büyümeye devam ediyor. Rabbim yardımcımız olsun. Okuduğunuz konu insan yetişmesi açısından ele alındığında çok önemli konulardan biridir. Sosyalleşmenin bir din gibi algılandığı zamanımızın insanı için garip bir konudur elbette. UZLET, en yakınların dahil insanlardan uzak bir yaşama tarzı belirlemenin adıdır. Bu uzaklık bir dağ başına çekilme şeklinde de olabilir, tek tük buluşmalar düzeyinde de kalabilir. Bunu tercih eden insanlar olmuştur. Bunun aksi İHTİLAT/sosyal hayatta kalma olarak bilinir. Mü'min bu iki yaşam tarzının hangisini tercih etmelidir sorusu Gazali gibi işin ehli olanlarda çok uzundur. Kısaca şöyle bir derleme yapabiliriz: 1- “Dinimiz uzlet dinidir” diyemeyiz. Din o değildir, dinde uzlet de vardır. Aynı şekilde “dinimiz ihtilat dinidir yani toplumun içinde kalma dinidir” de diyemeyiz, dinimizde o da vardır deriz. Bunun ikisi arasındaki çizgi şudur: Kimi zaman uzlet yani kendini evine kapatma zamanı olur kimi zaman da meydanlara çıkma zamanı olur. Kimi mü'min için uzlet dini ve ahireti açısından daha yararlı olur kimi için de aksi daha yararlı olur. Bir boşluğu mü'minler adına dolduran için uzlet yanlış olur, başka bir mü'min için fazilet olur. Bu esnek karar, kişiye ve zamana göre değişebilir. 2- İbadet yapmada geri kalan, dua etmeye bir türlü vakit ve fırsat bulamayan, riyadan kendisini sıyıramayan, gıybetten ve benzeri bulaşıklardan kendini kurtaramayan için farklı kademe ve uygulama türleri ile uzlet bir nimete dönüşür. Dini eğitim, insanları ikaz gibi vazifeler üzerine farz duruma gelmiş biri için de uzlet kaçış olur, sorumluluk getirir. Fitnelerden korunmayı beceremeyen için uzlet bir rahmettir. 3- Öğretme kabiliyeti olan ve kendisine muhtaç olunan bir mü'min ise uzlete çekilemez. Toplumun iyi örnek görmesi bakımından “tek tük örnek” durumuna düşmüş olan da kaçamaz. İnsanların içine karıştığında meşakkat çekecek ama kendisi erimeyecek biri için ihtilat uzletten evladır. 4- Allah’ın sorumluluğunu omuzlarına yüklediği ailesi ve çocuklarının ne olacağını hesaplamadan hiç kimse uzletin adını bile anamaz. Uzletin hükmü bile belli değilken “aile sorumluluğu” Kur'an âyeti ile sabit bir farizedir. Sorumluluktan kaçmakla Allah’ın rızası bulunamaz. 5- Uzleti de ihtilatı da bir bütün olarak görmek yerine kademeli ve nispi olarak görebiliriz. Mesela haftada iki gün uzlet olabilir. Şehre inmeme olabilir. Düğünlere katılmama olabilir. Karma ortamlara gitmeme olabilir. Eve girip çıkacak misafirleri seçme durumu olabilir. Herkese göre özel bir ayarlamanın yapılabileceği bir alan olduğunun düşünülmesi daha isabetli olacaktır. Anlaşılıyor ki meseleye yalın bir kavram olarak değil de kişilerin özel ihtiyacı olarak bakmak gerekir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam sizin tavsiyeniz üzerine arkadaşlarla İHYA okumaları yaptık. İlk seçtiğimi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz, Müslüman bir erkeğin Hristiyan veya Yahudi bir kadınla evlenebileceğini söylemiştir. İki nokta dikkatten kaçmamalıdır bu konuda: a- Gerçek bir Yahudi ve gerçek bir Hristiyan kadınla evlenilebilir. Bugünkü adı Hristiyan kadınlar en azından kızıl laik kafalıdırlar, nerelerinde din var ki o din Hristiyanlık olacak? b- İkinci nokta da şudur: İzin verilmiştir ama bu izin, İslam toplumunun içinde kalacak bir Hristiyan kadın içindi. Bugünkü düzende Avrupa’da eriyip gidecek şekilde Müslüman olmayan kadınlarla evlenenler, ne kendilerini ne de müstakbel çocuklarını düşünmeden bu gaflete düşmektedirler. Çok iyi düşünün. Sonra sizinle kimse ağlamayacak, yalnız ve çaresiz ağlamalar yapacaksınız iyi bilesiniz.

Ben Hristiyan bir kadınla evlenmek istiyorum, ailem sanki zina işleyecekmişim gi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.