Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim bana üçten fazla "bu evlilik bitti çocuklar için boşamıyorum” dedi. Ben bu sözlerinden sonra ondan utanıyorum ve vücudumu görmesi bende kaygı yaratıyor. Nikâh düştü bilinciyle değil ama içimden bu his geliyor. En son bir arkadaşımı yersiz bir bahane göstererek ön koltuğa oturtup beni arkaya oturttu. Bundan dolayı kalbinin bozuk olduğunu gördüm ve boşanmak istediğimi söylediğimde evliliğin zaten bittiğini çocuklar için boşanmadığını ve çocuklar büyünce boşanacağını söyledi. Beni sürekli toplum içinde aşağılıyor ve kusurlarımla alay ediyor. Bunlara şahit olan insanlar kocamın beni istemediği ve sevmediğini düşünüyor. Son olaydan sonra gururum çok incindi ve intikam alma duygusuna kapıldım. Günaha girmek ve iffetime laf ettirmek istemiyorum. Evliliğin bittiğini söylemesi nikâhı düşürmüş olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu anlattığınız kadarı ile nikâhınızın düşme riski daha yüksektir. Size en yakın müftülüğe bizzat giderek cevap alınız.
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
Aleykümselam. Böyle bir durumda eşinizle nikâh bağınız kalkmış olmaz ama aranızda evlilik diye bir şeyin ruhu da kalmış olmaz. Sizin onu affetmenizin sevap olmasından önce gerçekliği olabilir mi onu düşünün. Ayrılmanız daha akıllıca olur. Ne eşiniz, bundan sonra bir güven verir ne de siz akıllıca bir iş yapabilirsiniz. Çürük bir domatesten salata yapmaya çalışmış olursunuz. Aile meclisi kurun ve o meclisin kararı ile iş görün. Çocukları söz ediyorsunuz; öyle bir kadının elindeki çocuk ne istifade edecek? Bir de bunu düşünün.
Kocanızla ilgili söz söyleyebilmek için onu iyi tanımak gerekir. Genel bilgiler üzerinden net/keskin cümleler beklemeniz kocanıza haksızlık olur. Örneğin bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekir. Eşinizle ciddi ve net bir konuşma yaptınız mı? Onun bu davranışlarının sizi ne kadar yıprattığını, evliliğinizi tehdit ettiğini açıkça dile getirdiniz mi? Bir danışmandan veya aile büyüklerinden yardım alabilir misiniz? Eşinizin değişme ihtimali var mı? Yoksa sadece yakalanınca vazgeçip sonra devam mı ediyor? Boşanma elbette kolay bir karar değildir. Ancak sürekli sadakatsizlik içinde olan, sizi değersiz hissettiren, psikolojinizi bozan ve huzurunuzu yok eden biriyle yaşamak sizi de çocuklarınızı da olumsuz etkiler. Çocuklar anne ve babanın ilişkisini görerek büyürler. Eğer sürekli tartışmalar, ihanetler ve mutsuzluk içinde bir aile ortamı olursa, onların ruh sağlığı da zarar görür. "Çocuklarım için katlanıyorum." diyorsunuz ama çocuklar mutsuz bir anneyle büyüyerek sağlıklı bireyler olamazlar. Sizin güçlü ve mutlu olmanız onlar için en iyisidir. Bu konuyu kocanızla çözme imkânı bulamazsanız aile büyüklerinizin desteğini almanızı tavsiye ederim. Yalnız kendi başınıza karar almayın. Allah sizlere çıkış yolu nasip etsin.
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
Eşinizin bir hanımı daha bulunduğu için boşanmanız hakkınız olmaz. Onun akidesi açısından böyle bir endişe taşıyor olsanız da boşanmak isteseniz belki bir araştırma konusu olabilirdi. Netice olarak kalbinizi huzursuz eden bir evliliği sonlandırmasını talep etmeniz, çocukların babasız büyümesi gibi bir sonuç doğursa da vebal olmaz. Yalnız böyle bir karar verirken ne kadar duygusal ne kadar hakkaniyetli düşündüğünüzü iyi inceleyin.
boşamak konusundaki diğer fetvalar
Kadının boşamasının bir bağlayıcılığı yoktur. Bir veya üç aynıdır.
Psikolojik rahatsızlık geniş bir ifadedir. Düşünce ve duygunun ağır oranda bozulmasına psikolojik rahatsızlık diyoruz. Sinir hastalığı olarak adlandırılabilir. Şizofren, depresif ve psikoz gibi isimlerle anılan bu hastalıklar akıl üzerinde etkilidir. Düşünme ve idraki zorlar. Hasta yaşadığı ortamdan kopabilir. Tedavisi zordur. Hasta kendisine ve başkalarına zarar verebilir. Hafıza kaybı, psikolojik kaygı, dönüşümsel/kompulsif nevroz gibi sinir hastalıkları da bu başlıkta ele alınabilir. Fıkıh kitaplarımızda bu tür vakalar delilik başlığı altında genel bir isimle anılmaktadır. Bu başlıkla psikolojik rahatsızlıkları fıkıh konuları için ele alabiliriz. Fakihler insan eylemlerinin akıl şartı ile değerlendirilebilir olduğuna söz birliği etmişlerdir. Talak da ancak akıllı için geçerli olabilir. Delilik durumu olan birinin yapacağı talak delilik anına tesadüf etti ise geçerli olmayacaktır. Aklının başında olduğu bir zaman oluyor ve talak da o zamana isabet etti ise talak da geçerlidir. Sinirlilik ve gerginlik durumu eğer delilik noktasına gelmiş ise yani sinirli anı DELİ adını fiilen oturtacak kadar gerçekleşmiş ise o da deli sayılacağı için yapacağı boşama geçerli değildir. Buradaki DELİ ifadesinin ne kadar gerçek deli niteliğinde olduğu da tespit edilmesi zor bir uygulamadır. Genelde insanlar zaten sinirlendikleri için talak yaparlar. Psikolojik sorun yaşayanların talak yapması bu ölçülerle değerlendirilebilir. Bir başka sorun da vesvese (OKB) hastalarının talakıdır. Vesvese hastası ne dediğini bilmiyor, aslında demediğini dedi gibi hissedecek bir durum yaşıyor olduğu durumda iken talak iddiası olursa bunun için de deli ile alakalı tespit üzerinden hareket edebiliriz.
Erkeğin ileriye yönelik “boşayacağım, boşarım…” şeklindeki sözleri ile talak/boşama olmaz. Bu bir düşünme veya tehdit niteliğinde kabul edilir. “Boşadım” sözü boşamadır.
Anlaşmalı boşanmanızdan sonra hiçbir bağ kalmaz. Boş ol demesi gerekmez. Hayırlı olsun diye dua ederiz.
Bunun bir müftü ile yüz yüze görüşülmesi gerekir. Çözüm olabilir ama müftüye gitmelisiniz.
Boşama ve boşanma hüzün gerektiren bir sonuçtur. Düğün gibi kutlanması, ikramlarla karşılanması Müslüman kültüründe olmayan şeylerdendir. Evet, yaşananlardan kurtulmak böyle hisler yaşatabilir ama herhangi bir boşanma ile ortaya çıkan sonuç, bu ümmetin yapısından bir tuğlanın sökülmesi sonucudur. Geçmişteki acıları ve sıkıntıları geride bırakmayı Allah’a şükür ile karşılamak daha isabetli olur.