Fetva Meclisi
Soru
Evlenme çağındaki bir arkadaşımız, ticaret yaparken kredili faiz kullandığı için babasının parasıyla düğün yapmak istemiyor. Babasının bir malını satıp infak ve tevbe etmesini istiyor. Ancak babasıyla iletişimleri de bu yüzden yok denecek kadar az. Babası da malları üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değil, kardeşiyle ortak. Elbette faizin dinimizdeki hükmü çok açık. Ancak bu arkadaşımız babasının hatasından dolayı evlilikten uzak durmakla doğru mu yapıyor? Kendisinin, bu faizli olduğunu düşündüğü kazanç konusunda herhangi bir mesuliyeti var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sizin kendi kendinize meşrulaştırmanız faizi helalleştirmez.
Faizli iş yapan biri bunu bile bile yapıyorsa harama karşı açık biri demektir. Haramlara karşı açık birinin eşi olmak, yarın kul hakkı/eş/çocuk da tanımaması muhtemel biri ile evlenmek demektir. Bir kere, bin kere düşünülmesi gereken bir durumdur bu. Evlenilmiş olsa nikâh geçerli olabilir ama akıllı bir evlilik olmaz bu.
Zor zamanında yardımcı olmalısın. Zaman zaman telefonda da olsa gönlünü alan görüşmeler yapmalısın. Babanı olduğu gibi bırakman doğru değil. Tamamıyla bağı koparma.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Faiz gibi büyük bir günaha girmekten ötürü tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Ardından da faiz olan miktarı bir yere sadaka niyet etmeden versin. İnşaallah akıbet hayrolur.
Aleykümselam. Ne değişecek? Acilen borcunu öde ve istiğfar et, kurtul.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Haram yemek dinden çıkarmaz ama ibadet lezzetini kaybettirir. O esnada yapılan ibadetler ibadet sorumluluğundan kurtarır o kadar. İbadetten alınacak lezzeti almayı engeller.
Bu meseleye şöyle başlayın: Siz orayı hâlâ kendi ocağınız olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz? Eğer orayı eskiden babanızın yaşadığı bir yer olarak görüyorsanız, seferi olarak kılmanız gerekirdi. Eğer orayı eski ve her an denebileceğiniz bir yeriniz olarak görüyorsanız sadece yol boyunca seferi sayılacaktınız. Eksik kalan namaz varsa bu hesaba göre eksikleri kaza ediniz.
Yaşın, hayatı anlamaya yeterli olmayabilir. Büyüklerinin istişaresine önem vermelisin. Bir örneğe karşı ters tarafta bin örnek varsa senin daha basiretli olman gerekiyor.
Bunu bir hile dosyası olarak görmeyin. Takatınızla göreviniz arasında zorunlu iş olarak görün. Zoraki kurban kesmenizden daha iyidir zannederim.
İmanı kökleştiren bir insan Kur'an öğrendiğinde onunla amel eder. İman köklü değilse onu okur ama okuduğu ile amel edemez. Bu nedenle iman her şeyden önce olmalıdır. O iman da güçlü olmalıdır, sürekli takviye edilmelidir.
Müslüman hile yapmaz, hileye alet olmaz. Orada hile yapmadan bulunamıyorsan kendine dahi iyi bir iş bulmaya çalış. Bulunca da ayrıl.