Fetva Meclisi
Soru
Sahabeler, ‘biz önce imanı öğrendik, daha sonra Kur’an’ı öğrendik ve Kur’an imanımızı artırdı.’ diyorlar. Biz de böyle yapmak için ne yapmalıyız ya da bu hadisi nasıl anlamalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
İmanın tazelenmesi, onu tehlikeye düşecek şeylerden uzak tutmak bilakis güçlendirecek ibadetlerle ve ilimle donatmaktır. Yoksa yeniden iman edin demek değildir.
Bir insan “ben Kur'an’a iman ediyorum” dediği zaman onun üzerinde şu sonuçlar genel çizgileri ile okunur/okunmalıdır: Allah’ın hidayet ettiği ve bu hidayet üzere yaşayan bir insan profili vardır ortada. Kur'an’ın emirleri o kişinin üzerinde elinden geldiği kadarı ile izlenebilir, yasakları ise o kişiden uzaktır. Dengeli ve kâmil olma yolunda yürüyen bir mü'min vardır. (Bunun örneği de sahabilerdir yani bu olmuştur, olabilirliği kesindir.) Onun yaşadığı toplumun Kur'an’ın gölgesinde yaşaması için gayret ediyordur. Böyle insanlardan oluşan o toplum insanlığın saadeti için çalışan bir toplumdur.
Kur'an'ımız sadece ilim kitabımız değildir. Ondan hem ilim öğreniyor hem de ibadet hazzımızı alıyoruz. Nasıl nefes alışımızdaki ayrıntıları bilip bilmememiz bizim açımızdan önemli olmuyorsa kitabımız Kur'an'ı okurken de anlasak da anlamasak da onu okuyoruz. O okuyuşumuzu Rabbimizin bizim için ecre dönüştürmesini temenni ediyoruz. Bizzat Kur'an'ın içindeki âyetlerde bu incelik gösterilmiştir. İslam'ı sadece konuşulan bir ideoloji gibi algılamak isteyen geri düşünceler için böyle olmayabilir bu. Biz ise ibadetle emrolunduk. Namaz gibi ibadetlerden biri de Kur'an okumaktır. Doyasıya okumak, ona boğulmak bir ibadettir. Onu anlamak ve amel etmek de başka bir ibadettir. İbadetlerden birini yapmak diğerini gereksiz hale getirmediği gibi birini yapamamak da diğerini yapma görevini düşürmez.
Öyle biri veya hepimiz önce imanın ne olduğunu anlamalıyız. İman zayıfladıkça o tür hataların üzerine yığılma da artar. Önce iman eğitimi ardından da çevre çok önemli! Ona iyi bir çevre ya da mümkün olduğu kadar iyileştirilmiş bir çevre bulmalısınız! İnternet üzerinden bizim ‘Büyüdükçe Haramlar Küçülüyoruz’ adlı dersi izletebilirsiniz, inşaallah yararlı olur.
Biz insanlar olarak Allah'a iman ederiz veya birileri etmez. Allah’a iman ettiğimize göre imanımızı da Allah kabul eder veya etmez. Bizim gibi bir insanın imanımızı kabul etme ya da reddetme hakkı yoktur. Âlimlerin “iman şöyle olur, şunu yapan imana aykırı düşmüş olur” gibi beyanları bize yol göstermiş olur. Başkalarının imanları ile oynamak, yok kabul etmek ateşle oynamaktır. Allah Teâlâ hepimize akıl fikir versin. Kâfirler dururken mümin olduğunu söyleyenlerle uğraşmak akıl işi değildir diye düşünürüz. Herkesin önceliği kendi imanı olmalıdır. İmanın içini salih amellerle doldurmak da ikincil hedefi olmalıdır. İmanla yaşayıp ölmek Allah'a iman etmiş bütün nesillerin en büyük emelidir. Başkalarını dinden atmak, imanlarını şöyle veya böyle yok kabul etmek Müslümanca değildir, akıllıca da değildir. Eğer iman hususunda bildiğimiz hakikatlere ters bir durum görürsek onu söyleriz, ikaz ederiz ama şahıslar üzerinden kimseyi “sen şöylesin” şeklinde mahkeme kararı gibi kararlarla itham etmeyiz, edemeyiz.
Müslüman isek bizim, Sahih bir hadis ile amel etmek veya etmemek gibi bir seçeneğimiz olamaz. Fakat henüz insanlar, o hadisi anlayacak kapasitede değillerse, onları o hadisi anlayacakları eğitimde tutmamız vazifemiz haline gelir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bunu bir hile dosyası olarak görmeyin. Takatınızla göreviniz arasında zorunlu iş olarak görün. Zoraki kurban kesmenizden daha iyidir zannederim.
Bu meseleye şöyle başlayın: Siz orayı hâlâ kendi ocağınız olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz? Eğer orayı eskiden babanızın yaşadığı bir yer olarak görüyorsanız, seferi olarak kılmanız gerekirdi. Eğer orayı eski ve her an denebileceğiniz bir yeriniz olarak görüyorsanız sadece yol boyunca seferi sayılacaktınız. Eksik kalan namaz varsa bu hesaba göre eksikleri kaza ediniz.
Takva açısından bu tutum güzeldir ama düğün yapıp evlenmesi onun açısından faiz parası ile evlenmek değildir.
Haram yemek dinden çıkarmaz ama ibadet lezzetini kaybettirir. O esnada yapılan ibadetler ibadet sorumluluğundan kurtarır o kadar. İbadetten alınacak lezzeti almayı engeller.
Yaşın, hayatı anlamaya yeterli olmayabilir. Büyüklerinin istişaresine önem vermelisin. Bir örneğe karşı ters tarafta bin örnek varsa senin daha basiretli olman gerekiyor.
Şu anda maazallah böyle bir şey varsa bile sizin akıllı davranıp kendinizi sıkıntıya sürüklememeniz gerekir. Hamileliğinizi eziyete dönüştürecek iş yapmayın. Varsa da yoksa da sizin sağlığınız önemli olmalıdır. Şeytan sizi fitneye doğru sürüklüyor. Hamilelik bittikten sonra hava düzelir ve önünüzü daha iyi görürsünüz. Bu arada duayı da ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.