Fetva Meclisi
Soru
Eşim bayanlarla tokalaşmayan, ilgisi olmayan, bayan iş arkadaşlarını telefonuna kaydetmeyen biri idi. Ama şimdilerde telefonda bayan iş arkadaşları ile yemek yediği kafede oturduğu fotoğraflarını gördüm. Bundan birkaç hafta önce de sizin, eşinizin telefonunu karıştırmayın gibi bir konuşmanızı bana anlatıp benden memnunluğuyla ilgili cümleler kurmuştu. İçime kurt düştü. Konuşarak ikna olmadım, eşimin ilgisinin olduğunu düşünüyorum. Ne yapmalıyım? Hamileyim, hamile bile olsam isteklerini yapmak için uğraşıyorum. Çok zorlanıyorum. Normal bir hamilelik de değil, tedavi sürecinde zor geçiyor. Vesveseye uymak, takip etmek, kendimden uzaklaştırmak da istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Aile büyüklerinizden biriyle konuyu ele alın. Hayatınızın geri kalan bölümünü değerlendirmede büyüklerinizin görüşleri ile karar verin. Böylesi sizin için daha hayırlı olur.
Allah sabrınızı artırsın. Mutlaka eşinizle beraber aklı başında bir uzman bir isimden nasihat isteyin. Size ve ona düşen özel zevklerinizden fedakârlıktır. Birbirinizi mutlu etmek için gayret göstermektir. Nefislerinizin keskinliklerini yumuşatmadan düzelmesi mümkün değildir bu konuların. Aile böyledir. Güzel günlerinizin kıymetini bilin ki zor zamanlarınızda da Allah sizinle olsun.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Aleykümselam. İftira etmediğinizden emin iseniz, onu boşamanızda bir sakınca yoktur. İftira olup olmadığını iyi inceleyin; duygusal olmayan ortamları değerlendirin karar vermek için. Eşiniz olarak da devam ettirebilirsiniz ama boşamak hakkınızdır. Size tavsiyem, onun veya sizin büyüklerinizden bir veya iki kişi ile de durumu değerlendirin. Sonradan 'keşke' demekten kurtulursunuz. Allah size sabırlar versin. Aman dikkat edin, köpeği ısırmayın siz.
Ne edin edin sakın inatlaşmayın. İnatlaştıkça kendi kuyunuzu derinleştirirsiniz. Büyük ihtimalle hamilelik döneminiz onu bir tür tiksindirmiştir ya da korkmuştur. Harama kayarak kendini tatmin etmeye yelteniyordur. Sabırlı olun ve elektrikle oynayan bir çocuğu kurtarmaya benzer bir yöntemle ona yaklaşın. Bir zaman sonra sizi özleyerek yaklaşacaktır, tereddüdünüz olmasın. Sabretmeniz şart. Bir de bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum: Eşiniz siz onun helali olduğunuz hâlde size değil de harama kayıyor. Siz de bunu görüyorsunuz. Bir mü'min hanım efendi olarak eşinizin harama düşmesinden önce kendi gururunuzu öne çıkarıyorsunuz. Bu da sizin manevi yardım görmenizi engeller, unutmayın. Siz, en güzel şekilde ve onun ilgi alanlarına dikkat ederek ona yaklaşın, asla inatlaşmayın. Bu inattan ondan önce siz yıpranırsınız. Şeytana bir taşla iki kuş vurdurtmayın. Allah yardımcınız olsun.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kadının üzerinde süs olarak kullandığı ziyneti için ŞAFİİ mezhebi ulemasına göre zekât yoktur. Mehir veya başka bir nedenle bulundurduğu değerli eşyası için herkes gibi şartları yerine geldiğinde zekât verir. Sizin durumunuzda ise şöyle yapın: Anlaşılan eşinizle bütçenizi ortak tutuyorsunuz yani birikiminizi beraber değerlendiriyorsunuz. Buna göre de: Borcunuzun tahakkuk eden toplamını hesaplayın. Hesapladığınız o rakamdan elinizdeki mehir veya ne varsa düşün. Gerekiyorsa zekât verirsiniz.
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Elbette yapılan işin tam anlamıyla Allah rızası için olması gerekir. Esas olan budur. İnsanın karşısındakinden dua beklemesi ise bir eksiklik oluşturmaz. İyilik yapılan kimsenin dua etmesi dua eden için de edilen için de berekettir.
İmanı kökleştiren bir insan Kur'an öğrendiğinde onunla amel eder. İman köklü değilse onu okur ama okuduğu ile amel edemez. Bu nedenle iman her şeyden önce olmalıdır. O iman da güçlü olmalıdır, sürekli takviye edilmelidir.
Suyu yedirme diye bir şart yoktur. Islatmış olmak şartı vardır.
Bunu bir hile dosyası olarak görmeyin. Takatınızla göreviniz arasında zorunlu iş olarak görün. Zoraki kurban kesmenizden daha iyidir zannederim.