Fetva Meclisi
Soru
Bir yıldır evliyim. Eşim ve ben Şafii mezhebindeniz. Hocam, biz eminevim’e üyeyiz, oraya 5 yıl boyunca her ay 1600 TL ödeme yapıyoruz. Ayrıca eşimin bana aldığı 200 gram mehrimiz var. Şafiilerde mehire zekât düşer mi? Bir de hocam, eminevim’in ödemeleri bizde borç gibi mi duruyor? Yani zekât düşse bile eminevim’in ödemelerini çıkartıp kalan paranın 1/40’ını alıp da mı zekât vereceğiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Burada zekât sadece 110 gram altınınız elinde bulunduğu zaman söz konusu idi. O elinizde bir yıldan fazla bulundu ise ve o esnada onun değerini düşürecek kadar bir borcunuz yoktuysa onun yüzde iki buçuk kadarını zekât vermeniz gerekirdi.Araba bineğinizdi, onun zekâtı yoktu.Şu anda da elinizdekinden çok fazla borcunuz var, yine zekât vermenizi gerektiren bir durum yoktur.
1- 81 gram altını baraj olarak belleyin. Zekâtın gerekip gerekmediği bu rakamla ortaya çıkacak. 2- Siz ve eşiniz iki ayrı kişiniz. Tıpkı namazda olduğu gibi zekâtta da birinizin ibadeti diğerini ilgilendirmemektedir. Herkes kendi sorumluluğunun gereğini yapacak. Buna göre bir hesap yapın. 3- Evinizdeki eşyalarınız, binek vasıtanız, iş yeriniz varsa o iş yerindeki alet ve takımlarınız zekât konusu dışındadır. 4- Borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturaları, taksitleri biriktirin. Bunları birikiminizden düşün. 5- Elinizde para, çek, veya benzeri değerli kâğıt olarak 81 gram altın muadili bir rakam kalıyorsa ve bu rakam bu baraj üstü olarak bir yıldır elinizde ise siz zekât vereceksiniz. 6- Bu durumda elinizdeki borçlar düştükten sonraki net rakamın yüzde iki buçuğunu zekât verin. 7- Bu sizin için ve eşiniz için iki ayrı kişilik olarak hesaplanacak. Mesela eşiniz vermesi gerekirken siz vermeyebilirsiniz. Ortak bir bütçe olmaz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Eşinize verdiğiniz mehirden sonra elinizde 50 gram altın kalmaktadır. Başka bir birikiminiz de olmadığına göre zekat vermeniz gerekmez. Elinizde ihtiyaç fazlası bekleyen 81 gram altın veya muadili bir birikim olmadıkça zekat gerekmeyecektir. Allah'a emanet olun.
Şafii mezhebinin yaygın içtihadına göre kadınların kullandıkları ziynet takılarında altın ve gümüş de olsalar zekat yoktur. Dolayısıyla zekat vermeseniz vebale girmezsiniz. Bazı Şafii uleması ve bilhassa bu asırdaki ulema ise zekat verilmesi yönündeki içtihadı tercih etmektedirler. Buna göre de verirseniz daha iyisini yapmış olursunuz.
Aleykümselam. Eşinizin zekât vermesi gerekmez. Düğünde size verilen hediyeler de bir kişinin olması gerekir. Ortak bir malın zekâtı olmaz. Kime ne verildi ise o, onun sahibi de olabilir. Birinize de devredilebilir. Mevcut bir borcunuz varsa onu düşün. Geriye kalan rakam, nisap miktarı olan 81 gram altından daha fazla bir değer oluşturuyorsa zekât söz konusu olacaktır. Bu da üzerinden bir yıl geçince gerçekleşecek. Bir yıl geçti ise yüzde iki buçuğu zekât verin. Allah kabul etsin, kolay etsin
Selamünaleyküm. Size ait olan ve eşinize ait olan ayrı ayrı hesaplanacaktır. Eşinize verdiğiniz mehir onundur artık. Zekâtını o vermelidir. Sizin payınıza kalan düğün hediyesinin zekâtını da siz vermelisiniz. Siz ikinizin zekâtını da eşinizden izin alarak verebilirsiniz. Tabii bu, zekâtın düşüp düşmediğini hesapladıktan sonradır. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Elbette yapılan işin tam anlamıyla Allah rızası için olması gerekir. Esas olan budur. İnsanın karşısındakinden dua beklemesi ise bir eksiklik oluşturmaz. İyilik yapılan kimsenin dua etmesi dua eden için de edilen için de berekettir.
Suyu yedirme diye bir şart yoktur. Islatmış olmak şartı vardır.
Şu anda maazallah böyle bir şey varsa bile sizin akıllı davranıp kendinizi sıkıntıya sürüklememeniz gerekir. Hamileliğinizi eziyete dönüştürecek iş yapmayın. Varsa da yoksa da sizin sağlığınız önemli olmalıdır. Şeytan sizi fitneye doğru sürüklüyor. Hamilelik bittikten sonra hava düzelir ve önünüzü daha iyi görürsünüz. Bu arada duayı da ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Borcun alınan miktarından daha fazla ödenen şeyin adı ne olursa olsun o fazlalık faiz muamelesidir.
İmanı kökleştiren bir insan Kur'an öğrendiğinde onunla amel eder. İman köklü değilse onu okur ama okuduğu ile amel edemez. Bu nedenle iman her şeyden önce olmalıdır. O iman da güçlü olmalıdır, sürekli takviye edilmelidir.