Fetva Meclisi
Soru
Muhtaç bir insana, onun duasını umarak yardım etmek karşılık beklemek midir? Bu durum yardımın sevabını azaltır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir kuruntu ile meşgul olmamanızı tavsiye ederiz. O zaman dua edemeyen şimdi kabirde rahat etmesi için dua eder. Sorun da kalmaz. Kimsenin duası ile kimse kesin iyi olacak değildir. Dua bir insanlık ve merhamet göstergesidir. O zaman yapamayan şimdi yapar.
Selamünaleyküm. Allah'ın rızasını aramak kademeleri olan bir durumdur. Kimi yüzde yüz becerir kimi de biraz. Muhakkak en üst seviye olmasa da bir nebze rıza arayışı sevaba dönüşmesi için yeterlidir. Acımak da nihayetinde imandan kaynaklanıyorsa o da bir sebeptir.
'Her ikisi de olabilir' diye inanmak zorundayız ama olacağını şartlı olarak beklemeye hakkımız yoktur. Zira dua, tıpkı namaz gibi yapmak zorunda olduğumuz ama ayrıntılarını irdeleyemeyeceğimiz bir değerdir.
Bizim bu sitedeki hizmetimiz bir devlet hizmeti değildir. Allah rızası için bilebildiğimizi, becerebildiğimizi kardeşlerimize aktarıyoruz. Her şeye cevap yetiştirmek görevimiz olmadığı gibi takatimiz da yoktur böyle bir işe. Becerebildiğimiz kadarını yapıyoruz. Eksiğimizi ve hatamızı kabul ederiz, daha iyisini yapmak için uğraşırız ama haddimizi bilmek zorundayız. Dua edin Rabbim daha iyisine muvaffak etsin.
Selamünaleyküm. 'Namaz ve sabrı değerlendirirseniz Allah'ın yardımına müstahak olursunuz' şeklinde anlamamız gerekmektedir. Zira Allah'ın yardımı, Onun emri olan namaz ile O'nun kaderinin tecellisini beklemek olan sabırla hak edilir. Bu şekilde anlamamız gerekmektedir. Yoksa namazın içinde yardım isteyin demek değildir.
Bocalamaya gerek yoktur. Evliliği yediğimiz rızka da benzetebilirsiniz. Rızık da evlilik kadar önceden yazılmıştır. Biz onu temin etmek için nasıl mücadele ediyorsak evlilik için de aynısını yapıyoruz/yapmalıyız. Felsefesi ile vakit geçirmek gereksizdir. Ekmeğinize benzetin evliliği ve gerekeni yapın. Fırında seyretmekle ekmeği karnınız doyuyorsa önünüze çıkan kısmetleri de seyredin ve bekleyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Uzan vadede de olsa insan üzerinde kalıcı yan etkisi olmayan hap ve benzeri önleyici ilaçlar kullanılabilir. Öyle veya böyle o ilaçlar tabii bir yöntem değildir. Dikkat edin, uzun süre kullanmamaya çalışın. Allah Teâlâ hayır ve bereket üzere olmayı size nasip buyursun.
Suyu yedirme diye bir şart yoktur. Islatmış olmak şartı vardır.
Kadının üzerinde süs olarak kullandığı ziyneti için ŞAFİİ mezhebi ulemasına göre zekât yoktur. Mehir veya başka bir nedenle bulundurduğu değerli eşyası için herkes gibi şartları yerine geldiğinde zekât verir. Sizin durumunuzda ise şöyle yapın: Anlaşılan eşinizle bütçenizi ortak tutuyorsunuz yani birikiminizi beraber değerlendiriyorsunuz. Buna göre de: Borcunuzun tahakkuk eden toplamını hesaplayın. Hesapladığınız o rakamdan elinizdeki mehir veya ne varsa düşün. Gerekiyorsa zekât verirsiniz.
Borcun alınan miktarından daha fazla ödenen şeyin adı ne olursa olsun o fazlalık faiz muamelesidir.
Şu anda maazallah böyle bir şey varsa bile sizin akıllı davranıp kendinizi sıkıntıya sürüklememeniz gerekir. Hamileliğinizi eziyete dönüştürecek iş yapmayın. Varsa da yoksa da sizin sağlığınız önemli olmalıdır. Şeytan sizi fitneye doğru sürüklüyor. Hamilelik bittikten sonra hava düzelir ve önünüzü daha iyi görürsünüz. Bu arada duayı da ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Kravat ve takım elbise giymek dinden çıkaran bir iştir diyemeyiz. Bugünkü hayat tarzında bu iki isim insanların ortak değeri durumuna gelmiştir. İlk zamanlarda kravat, batı kültürünü simgeleyecek durumda idi. Batılı hayat tarzı insanlığın ortak tarzı gibi anlaşılır olduktan sonra onların kravatı da takımı da bizimmiş gibi oldu adeta. Zorla dayatılırken özenilerek kullanılır oldu. Elbette mü'minlerin kendi kültürlerine ait kıyafetleri benimsemeleri ve sürdürmeleri gerekirdi. Ne yazık ki, bu cephede düşmüş durumdayız. Netice olarak kravat için de takım elbise için de küfürdür hatta büyük günahlardandır, kâfiri taklittir diyemeyiz. Herkesin takvasına ve kabiliyetine göre mücadele etmesi gereken bir alandır deriz.