Fetva Meclisi
Soru
Kayınpeder taş fırın ustası. Parasını helal yoldan kazanıyor. Fakat faizli bankada iş yapıyor, helal paraya haram karışıyor. Bize hediye ya da eve mutfak eşyası, yiyecek giyecek falan alıyorlar. Ben bundan çok rahatsızım. Evlerinde yemek yememizde ve alınan eşya, yiyecek ve giyeceklerde nasıl davranmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kazancının tamamı haramdan olanın hediyesini yememek esastır. Sizdeki örnekte ise haram/helal karışımı bir mal vardır. Uzak durmayı tercih ederseniz daha iyisini yaparsınız ama aile için sıkıntıya neden olmamasına da dikkat etmenizde yarar vardır.
Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır: -Eşine nasihat et, faizli bir kazançla hayat kurulmaması gerektiğini güzel dille anlat. -Kayınpederden miras kalan parada faiz olduğunu bilseniz bile onun tüm malı faizle kazanılmış sayılmaz. İçinde helal kazancı da olabilir. Bu kısım/anapara mirasçılar arasında paylaştırılabilir. Diğerleri sevap beklentisi olmadan ihtiyaç sahipleri arasında dağıtılır. -Paranın tamamı faizle kazanıldıysa ve bu kesin olarak biliniyorsa uzak durulması gerekir/alınmaz.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.
Kazancının tamamı haram olanla kazancında haram olan arasında fark görüyoruz. Kazancı tamamen haram olanın malından yememek takvaya uygundur. Haram oranı arttıkça da yememe oranımız artmalıdır. Hediye de de durum aynıdır. Allah'a emanet olun.
Kazançlarının helal kısmına niyet ederseniz sorun olmaz. Mümkünse ikram ve hediye eden taraf siz olmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/faizli-geliri-olan-evlerde-misafir-olmak-caiz-midir https://fetvameclisi.com/fetva/bankada-calisan-akrabayla-yakinligimiz-nasil-olmalidir https://fetvameclisi.com/fetva/faizli-banka-hesabi-olan-birinin-hediyesi-alinabilir-yemegi-yenebilir-mi
Faize hizmet edenin kazancı helal olmaz. Bu işi terk edin, helal bir rızık kapısı bulun kendinize.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu hassasiyetiniz imanınızın eseridir şüphesiz, Allah sizden razı olsun. Yalnız kasapları soruşturmak yerine resmi makamları sıkıştırmamız gerekmektedir. Siz ve komşularınız en az ayda bir belediyenin ilgili birimini arayarak, etler konusunda müftülük desteği alıp almadıklarını sormalıyız. Bunu yapmazsak vebalde kalabiliriz. Böylesi bir yöntem daha etkin olur. Netice olarak biz de kasaplardaki ete itimat etmeye yanaşamıyoruz. İtimat ettiğimiz ya da itimat ederek kendimizi rahatlattığımız arkadaşlarımızdan et ihtiyacını gideriyoruz. Size yer ismi zikretmemiz doğru olmaz. İlke olarak şunu söyleyebiliriz: Şu andaki mevcut durum itibariyle İstanbul ve benzeri belediye yönetiminde namaz kılanların bulunduğu şehirlerin mezbahalarında kesilen etlerin yenmesinin haram olacağını söyleyemeyiz. Takva ise başka bir boyutun adıdır. Allah yardımcımız olsun.
Bayanın bayana haram olan bölgesi AĞIR AVRET bölgesidir. Bunu göbek ile diz kapağı arası olarak da tarif edebiliriz. Göğüs bölgesi, saçlar ve sırt bu ağır haram bölgesi değilse de o mesleğiniz sizi ahirette sıkıntıya sokacak bir meslektir. Çok dikkatli olunuz. Dikkat sıkıntınız varsa başka bir iş bulunuz.
Evinizden varacağınız yere kadarki yol esnasında seferi olarak hareket edeceksiniz. Vardıktan sonra ise mukimsiniz.
Zekât açısından 'aslî ihtiyaç' denen eşyanın en sınırdaki rakamlarla elde edilir olması gerekmez. Yaşanan asrın getirdiği ve Allah'ın nimetleri olan müreffeh hayat standardı oluşturacak nimetler de aslî ihtiyaç sayılabilir. Yüz bin liralık araba ile yirmi bin liralık araba arasındaki kalite farkı zekât alt yapısını değiştirmez. Rabbimiz, nimetlerden uzak durmamızı değil, nimetlere köle olmamamızı istiyor. Hanımlar her şeyi tuşla çözecek rahatlığa kavuşsunlar, bunun sakıncası yoktur. Buna rağmen doğurmaktan ve din tebliğinden uzak kalmalarında sakınca vardır. Rabbim sonumuzu hayrede..
'Her ikisi de olabilir' diye inanmak zorundayız ama olacağını şartlı olarak beklemeye hakkımız yoktur. Zira dua, tıpkı namaz gibi yapmak zorunda olduğumuz ama ayrıntılarını irdeleyemeyeceğimiz bir değerdir.
Sorunuzda müphemlik var, size şu şekilde cevap verelim: Bir müteahhidin ileride belli bir tarihte teslim edeceğini vaat etiği bir daireyi belli bir fiyata satın almak caizdir. Bu satın alma peşin para ile de olabilir, taksitlendirme ile de olabilir. Dairenin şekli belli, fiyat da belli ise bir sıkıntı yoktur. Fiyatı daha sonra değişecek bir alışveriş ise caiz olmaz. Dairenin ayrıntıları ve fiyat sabit ise sıkıntı yoktur. Meselenin özeti böyledir.