Fetva Meclisi
Soru
Eşim 4 yıldır faizli bir bankada çalışıyor. Ben çok nasihatler ediyorum; çık oradan, pazarda limon sat ama boğazımızdan haram lokma geçirme, diye ama iş yok deyip işin işinden çıkıyor. Gerçi iş aradığı da yok ama ben kendimi kötü hissediyorum bizi haramla beslediği için. Bu durumda, mesela kurban kesiyoruz, bu olur mu? Bizim sorumluluğumuz olur mu? Ne yapmalıyım hocam? Eşinizin kazancı saf helal bir kazanç değildir. Kırıcı olmadan ricaci bir üslupla onu ikna etmeye çalışın. Diğer konularda yapacağınız bir şey yok; mecbur onun bütçesinden yiyeceksiniz. Çokça dua edin. Allah Teala yardımcınız olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Babanızın size verdiğinden yemenizde sakınca yoktur. Müstakil kimliğiniz oluncaya kadar kerhen de olsa yiyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin helal yolla kazandığı para ile ev geçindirmenizde bir sakınca olmaz. Eşiniz size itiraz ederse o zaman bunları düşünürsünüz. Yeni bir iş ayarlamadan da eski işinizi bozmayın.
Sorunuz detay vermeyi gerektirdiğinden dolayı cevabı açarak ve olabilirler üzerine kurarak cevap yazıyorum. Kesin bilgi sahibi olmadan ihtimallere dayalı olarak eşinizin kazancını şüpheli olarak nitelemeniz doğru değildir. Eşinizin post cihazı/nı kullanması (meşruluk şartlarına riayet ederek) günümüzde ticaret yapan kimse için eleştirilecek veya günah sayılan bir durum değildir. Eşiniz helal bir ticareti kurallarına göre yapıyorsa/yapmaya gayret ediyorsa kazandığı para helaldir; sadaka olarak dağıtabilirsiniz. Ancak eşiniz helal-haram hassasiyetinin zayıf olduğuna kuvvetli bir kanaatiniz varsa helal tarafına niyet ederek yine hayırlarda bulunabilirsiniz. Hayır yapmak için kazancın yüzde yüz temiz olması gerekmez. Kazancınızın kirli tarafı varsa sevap beklemeden dağıtarak temizlersiniz. Aynı şekilde temiz tarafına da niyet ederek sevap ümidiyle hayır yapabilirsiniz. Kazancı şüpheli olan kimselerin yardım yapmasıyla ilgili tavsiyemiz evinizin bereketi kaçmaması için şüpheli tarafın sevap beklenmeden fakirlere verilmesi şeklindedir. Eşinizin kazancıyla ilgili hiçbir bilginiz yoksa veya küçük şüpheleriniz varsa bile helal kazanç olarak kullanabilirsiniz. Özetle eşinizin size hayır yapmanız için teslim ettiği içeriğiniz bilmediğiniz parayı iyilik yapmak üzere kullanmanızda sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
Elbette harama hizmet etmek ve mü'minlerin yaşadığı toplumda ahlâksızlığın yayılmasına direkt veya dolaylı bir katkı vermek haramdır. Bu haramla elde edilen kazançta da haramlık vardır. Yalnız siz bu durumu aile sıkıntısı oluşturmadan düzeltmeye çalışmalısınız. Şeytan sizi iki taraftan vurmamalıdır. Zamana yayarak, ikna ederek ve itici olmadan eşinizi başka bir işe yönlendirmeye çalışın.
Selamünaleyküm. Kazancının tamamı haramdan olanın hediyesini yememek esastır. Sizdeki örnekte ise haram/helal karışımı bir mal vardır. Uzak durmayı tercih ederseniz daha iyisini yaparsınız ama aile için sıkıntıya neden olmamasına da dikkat etmenizde yarar vardır.
banka konusundaki diğer fetvalar
Şunu halledelim isterseniz. Siz bir bankaya gidip orada anlaşma imzalamanızla sizin bir bankaya gitmeden önünüze konan o bankaya ait bir anlaşma metnini imzalamanız arasında ne fark var? Size araç satanlar, filan bankanın, önceden yapılmış sözleşme metnini size imzalatmaları gibi bir durum faizin ta kendisidir. Eğer, size sattıkları aracın taksit farkını belgeleyecek bir senet imzalattırılıyor ve o belgeyi de tahsili kolay olsun diye bankaya veriyorlarsa mesele yok. Bunun dışında kendinizi aldatmış olursunuz. Allah'a emanet olun.
Sizin şartlarınızda ve İslam toprağı dışında yaşayan bir Müslüman için ev adına kredi almaya ruhsat veren fetvalar vardır. Benim kalbim bu konuda mutmain olmuyor. Size bankayı kullanmanızı tavsiye edemem. Başka yollar denemeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Alacaklının sizdeki alacağını istemesi hakkıdır; onun hakkını geciktirmeniz kul hakkı olur, zulümdür. Ancak faize bulaşmanız da haramdır. Ara formüllerle bu sorunu çözmeye çalışın. Dostlarınızdan borç alın, rica edin ama harama bulaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Faiz, kıyamet yaklaştıkça daha büyük bir sorun olmaya devam edecek en ağır sorunlarımızdan biridir. Allah Teala'dan ümmetimizi bu beladan muhafaza buyurmasını dileriz. Siz de tabii olarak malınızın güvende olmasını isteyeceksinizdir. Maalesef, bankalar dışında da böyle bir güvenlik yok gibidir. Bunun için öncelikle, hiç olmazsa adı faizsiz olan bir bankayı tercih etmenizi tavsiye edeceğim. Ancak 'adı faizsiz' deyimime dikkat etmenizi rica ederim. Zira gerçekten faizden arınmış bir bankadan söz etmek zordur. Her şeye rağmen bankaya bulaşılması halinde, onların ekmeğine daha fazla yağ sürmek gibi bir tutum içinde de olmamalıyız. Bankayla zorunlu ilişkimizden ortaya çıkan parayı da asla onlara bırakmayacağız. Alır, bize helal olmadığı için üçüncü kişilere veya kurumlara devredebiliriz. Sadaka niyeti de taşımayız. Paranın bankalara faizsiz yatırılması bile bile onlara destek olmaktır. Bunu yapmayalım. Allah Teala rızasından ayrılmadan yaşamaya bizi muvaffak kılsın
Bankanın verdiği o promosyon için faiz şartları tahakkuk etmiyor. Ama bir mü'min olarak, banka kelimesinin içimizde oluşturduğu tiksintiyi siz de takdir edersiniz. Kullanmayıp bir kuruma vermek veya bir fakire vermek en iyisidir diyebiliriz. Ama kullanmanın da faiz gibi olduğunu söylememiz zordur.
Anlaşılan TOKİ ile yaptığınız sözleşmeyi iyi okumamışsınız. Sizin imzanız olmadan nasıl sizi bankaya yönlendirebilir ki? Bu tür alışverişlerin caiz olabileceğini söyleyenler de vardır. Ben ağır bir zaruret şartı olmadıkça caiz olmayacağını zannediyorum. Ama herhalükârda borcunuzu bitirip istiğfar etmelisiniz. Allah kolaylık versin.