Fetva Meclisi
Soru
Ben İsveç'te, Stockholm şehrinde yaşıyorum ve burada bir ev almak istiyorum. Ama ev alabilmek için bir bankadan kredi almak zorundayım. Ev almasam dahi evin borcuna vereceğim para ile şu anda kirada kaldığım eve verdiğim para arasında hiçbir fark olmayacak. Yani kirada kalsam da aynı parayı veriyorum, ev satın alsam da aynı parayı veriyorum. Eğer ki ev alsam daha güzel bir yere de taşınacağım. Ev alabilmem için dinen ruhsat var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu sonun cevabı muğlaktır. Doğrularla yanlışlar karıştırılmış bir cevap durumundadır. Doğru olduğunu düşündüğümüz şekil şudur: Bankanın satın alıp müşterisine sattığı ve taksitlendirdiği ev satın alınabilir. Ancak bankanın “ev satın almak isteyene taksit imkânı sağlaması” bildiğimiz faizdir. Buradaki bankanın faizci bir banka olması ise başka bir sorundur.
Avrupa'da yaşayan Müslümanların yaşadıkları ortama mahsus fetvaları, orada fıkıh üzerine çalışan kurumlarla çözmeleri kalplerinin müsterih olması bakımından daha doğrudur. Örnek olarak, http://www.e-cfr.org adresinden yazışarak size daha yakın bir noktadan çözüm üretmenizi tavsiye ederim. Allah'a emanet olunuz.
Müslüman'ın dinini yaşaması açısından açık bir tehdidin bulunmadığı yerde mülk edinmesinin bir sakıncası olmaz. Faiz ise olduğu gibi haramdır; şu kadar veya bu kadar diye ayrımı yoktur. Kredi de faiz karşılığı borç almaktır, o da faizdir.
Faizi helal duruma getiren bir hadis bilmiyorum. Olsa olsa fakihler arasında bazı yerler için faiz sakıncasız olabilir şeklinde bir fetva vardır. O fetva da Avrupa'daki Müslümanlar için uygulanabilir değildir.
Eşinizin itimat ettiği fetvayı biz muteber görmüyoruz. O kılıfla faiz canavarı ezilmiş olmaz. Sizin ise malınızla destek olmamanız gerekir bu hataya. Onun hatası ise sizi bu noktada bağlayıcı değildir. Nezaketle ve aile ilişkinizi yıpratmayarak karşı durun faiz lakaytlığına. Allah yardımcınız olsun.
Faizin her çeşidinin büyük günahlardan biri olduğu tartışılamaz bir konudur. Kıyamete kadar faiz için kesin haram olma ilkesi değiştirilemeyecektir. Bunu birinci ilkemiz olarak belirleyebiliriz. Neyin faiz nedeniyle haram olduğu neyin de olmadığı ise başka bir ayrıntıdır. Bu ayrıntı fakihlerin üzerinde asırlardan beri çalıştığı bir mesele olarak önümüzde bulunmaktadır. Ekonomik menfaatlerin dinden ve insandan daha değerli tutulduğu bir zamanda Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar açısından bazı zaruri ihtiyaçların temini için ‘o kadarı caiz olabilir’ denecek faiz ruhsatları bulunabilir mi sorusu git gide yaygınlaşmaktadır. Bir tarafta haram helal ayırmadan yaşayan kitleler bulunurken diğer taraftan kuruştan bile faiz ihtimali nedeniyle uzak durmaya çalışan dar bir kesimin zaruri ihtiyaçlarını dahi gidermekte zorlandığı da bir gerçektir. Bu çerçevede şu tespiti yapabiliriz: a- Bizim kanaatimiz normal şartlarda faizin hiçbir çeşidinin helal olmayacağıdır. Bazı ilim adamları ise Türkiye gibi ev edinmenin çok zor olduğu ortamlarda İLK EVİNİ satın alacak birinin başka bir çaresi kalmamış ise kredi ile ev alabileceğini söylemektedirler. Genel bir fetva değilse de gerçek bir zorunluluk yaşayan için değerlendirilebilir bir fetva olarak görülebilir zannederiz. b- Hangi şartların zorunluluk/çaresizlik olacağı herkesin kendi iman ağırlığına göre verebileceği bir karardır. Yöneticilerin yıllar süren gafleti, suiistimali veya vurdum duymazlığı nedeniyle ortaya çıkan fakirliği dinden taviz kopararak kapatmaya çalışmak elbette kabul edilemez. Ortadaki durum bir iman ve takva mücadelesidir. Takvadan yana olmaya dikkat edilmelidir. Ağır bir zaruret hâlinde ise zaruretler için verilen fetvalardan istifade edilebilir ama ZARURETİN ne olduğunu tespit herkes için farklı olabilir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
banka konusundaki diğer fetvalar
Şunu halledelim isterseniz. Siz bir bankaya gidip orada anlaşma imzalamanızla sizin bir bankaya gitmeden önünüze konan o bankaya ait bir anlaşma metnini imzalamanız arasında ne fark var? Size araç satanlar, filan bankanın, önceden yapılmış sözleşme metnini size imzalatmaları gibi bir durum faizin ta kendisidir. Eğer, size sattıkları aracın taksit farkını belgeleyecek bir senet imzalattırılıyor ve o belgeyi de tahsili kolay olsun diye bankaya veriyorlarsa mesele yok. Bunun dışında kendinizi aldatmış olursunuz. Allah'a emanet olun.
Alacaklının sizdeki alacağını istemesi hakkıdır; onun hakkını geciktirmeniz kul hakkı olur, zulümdür. Ancak faize bulaşmanız da haramdır. Ara formüllerle bu sorunu çözmeye çalışın. Dostlarınızdan borç alın, rica edin ama harama bulaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin kazancı saf helal bir kazanç değildir. Kırıcı olmadan ricaci bir üslupla onu ikna etmeye çalışın. Diğer konularda yapacağınız bir şey yok; mecbur onun bütçesinden yiyeceksiniz. Çokça dua edin. Allah Teala yardımcınız olsun.
Faiz, kıyamet yaklaştıkça daha büyük bir sorun olmaya devam edecek en ağır sorunlarımızdan biridir. Allah Teala'dan ümmetimizi bu beladan muhafaza buyurmasını dileriz. Siz de tabii olarak malınızın güvende olmasını isteyeceksinizdir. Maalesef, bankalar dışında da böyle bir güvenlik yok gibidir. Bunun için öncelikle, hiç olmazsa adı faizsiz olan bir bankayı tercih etmenizi tavsiye edeceğim. Ancak 'adı faizsiz' deyimime dikkat etmenizi rica ederim. Zira gerçekten faizden arınmış bir bankadan söz etmek zordur. Her şeye rağmen bankaya bulaşılması halinde, onların ekmeğine daha fazla yağ sürmek gibi bir tutum içinde de olmamalıyız. Bankayla zorunlu ilişkimizden ortaya çıkan parayı da asla onlara bırakmayacağız. Alır, bize helal olmadığı için üçüncü kişilere veya kurumlara devredebiliriz. Sadaka niyeti de taşımayız. Paranın bankalara faizsiz yatırılması bile bile onlara destek olmaktır. Bunu yapmayalım. Allah Teala rızasından ayrılmadan yaşamaya bizi muvaffak kılsın
Bankanın verdiği o promosyon için faiz şartları tahakkuk etmiyor. Ama bir mü'min olarak, banka kelimesinin içimizde oluşturduğu tiksintiyi siz de takdir edersiniz. Kullanmayıp bir kuruma vermek veya bir fakire vermek en iyisidir diyebiliriz. Ama kullanmanın da faiz gibi olduğunu söylememiz zordur.
Anlaşılan TOKİ ile yaptığınız sözleşmeyi iyi okumamışsınız. Sizin imzanız olmadan nasıl sizi bankaya yönlendirebilir ki? Bu tür alışverişlerin caiz olabileceğini söyleyenler de vardır. Ben ağır bir zaruret şartı olmadıkça caiz olmayacağını zannediyorum. Ama herhalükârda borcunuzu bitirip istiğfar etmelisiniz. Allah kolaylık versin.