İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam farz namazımı, işim dolayısıyla sünnetlerini terk ederek son on dakika kala bitirdim. Bu durum caiz midir?

Cevap

Vakit namazını sınırları içerisinde kılındıktan sonra namaz tamamdır/olmuştur. Ancak kılınan namaz ne kadar ilk vaktine yakın olursa o kadar faziletlidir. Vaktin sonuna doğru kılınan namazın da fazileti azalır. Öyle de olsa namaz, vakit içerisinde eda edilmelidir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir namazın vaktinin çıkmasına kalan vakit sadece farzı kılmaya yetecek kadar ise farzı kılmak, sünnetleri bırakmak gerekir. Rahat rahat sünnetler de kılınabilecekse sünnetleri kılmak evla olur. 45 dakika yeterli ve geniş bir vakittir, sünnetler öyle bir durumda kılınmalıdır. 15 dakika kadar kaldı ise sadece farz kılınmalıdır.

Hocam ikindi namazına kırk veya elli dakika kala öğle namazının farzı kılınıp sü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Sünnet namazları terk etmek namaza bir zarar vermez, ecir kaybınız olur, onu da inşallah telafi edersiniz.

Selamünaleyküm. Hocam, kaza namazlarımı bir an önce bitirmek istiyorum, beş vakt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın farzları, vacipleri ve sünnetleri vardır. Farzlarından birinin eksik kaldığı durumlarda namaz yeniden kılınmalıdır. Hızlı kılmış olmanız, farzlardan birinin eksik olmasını doğurdu ise o namazı/namazları kaza etmeniz gerekir. Sadece hızlı kılmaktan ötürü kaza gerekmez ama istiğfar gerekir.

Vakit çıkacak diye veya herhangi bir özür sebebi ile namazı oldukça hızlı kıldım
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Akşam namazına kırk dakika kaldıktan sonra sadece farz kılınmalıdır.

Hocam ben okula gidiyorum. Okuldan döndüğümde akşam ezanının okunmasına 25 dakik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İkindi ve yatsının ilk sünnetleri kılınmasa da onların yerine kaza namazı kılınsa bundan bir sakınca oluşmaz. “Böyle yapması gerekir” şeklinde anlaşılırsa o yanlıştır.

Hocam biraz önce YouTube’da bir hocanın konuşması denk geldi. Diyor ki “İkindi v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlk alışma sürecinde olan kimse sadece (sabah namazının sünneti hariç) farz ve vacibi kılarak yetinebilir. Ama bu durumu bir geçiş dönemi olarak zihnine kodlamalıdır. Sünnet namazları (o günün kazaya kalan sabah namazı hariç) kaza edilmezler.

Hocam namaz kılmakta zorlanan bir kişi sadece farzları kılsa olur mu? Alıştıktan

farz konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haccın farz olması için şart olan ekonomik imkân kuraya yazıldığı sene için yeterli olurken bir sonraki sene yeterli olmayabilir. Burada bir niyet karışıklığı olmadığı sürece sıkıntı da yoktur. Son hac fiyatları artmış olabilir, kişi elindeki parayı başka bir zaruri ihtiyacına harcamış olabilir. Hacca gitmeye niyeti devam eder, ilk fırsatta da gider. Böyle bakmak daha evla olur.

Hocam geçenlerde hac kurası yapıldı. Bunun üzerine hac farz olmuş birkaç akrabam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ravza, Medine mescidinde Peygamber aleyhisselam efendimizin evi ile minberi arasındaki yerin adıdır. Orayı bizzat kendisi cennet bahçelerinden bir bahçe olarak tarif etmiştir. Bunun için de orada namaz kılmak ayrı bir fazilete sahiptir. Orada daha çok rahmet iner ve daha çok sevap kazanılır. Bu nedenle orada namaz kılmak teşvik edilmiştir. Müslümanlar orada namaz kılmaya rağbet etmişlerdir. Yalnız bu fazilet oradaki nafile namazlar içindir. Farz namazlarda ise ilk safta olmak en faziletlidir. Başkalarına eziyet etmeden orada nafile namaz kılmaya gayret etmelisiniz. Eziyet vererek kılmaktan ise mescidin başka bir yerinde kılmanız daha evladır.

Hocam Allah izin verirse umreye gideceğiz. Medine ziyaretimizde mescitte kılacağ
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir mü'min, yaşadığı hayatın hesabını vereceğine inanan insandır. Bu hesabın konusu genel hatlarıyla hayatıdır. Yaşadığı hayatı ilk anından son nefesine kadar gündem olacaktır. Ayrıntılarıyla bakıldığında ise; İman, Allah’ın farz kıldığı şeyler, Allah’ın haramları, Kul hakları hesabın ayrıntılı başlıklarıdır. Ahirete gitmeden önce insan imanına şirk bulaştırıp bulaştırmadığını, farzlarda eksiği olup olmadığını, haram işleyip işlemediğini, üzerinde kul hakkı var mı yok mu vs. bunları düşünür. Eğer bir sıkıntı varsa o sıkıntıyı giderir. Bu giderme, tevbe etmek ve tevbeye sadık kalmak, eksiği kaza etmek ve haklardan helalliği sağlamak şeklinde olur. Kul, bunu yaparken kendi aldatıyorsa, olanı hatırlamamak veya önemsememek gibi bir tutum içine giriyorsa zaten ahirete gitmeden önce ahiretteki sorun burada kendisini göstermiş demektir. Şüphesiz böyle bir muhasebeyi yapabilmek için ilim gerekir, bunu ikaz eden dost ve arkadaş çevresi gerekir. Çevresi bu mantıkta olmayanın ve öğrenmeye önem vermeyenin ya da hoşuna gideceklerle sınırlı bir öğrenmeyi yeterli bulanın hesabı çetin olur maazallah.

Hocam Hz. Ömer Radıyallahu anh’tan rivayetle; "Hesaba çekilmeden önce nefsinizi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam hukukunda emir kipi her zaman farz veya vacip anlamına gelmeyebilir. Âlimler, emir kipini bağlayıcı bir hüküm ifade edip etmediğini, bağlamına ve delillerin geneline bakarak değerlendirir. Sakal bırakmak, vacip kabul edilmiştir. İmam Ebû Hanife ve öğrencileri, bu hadisi emir olarak almışlardır. Bıyıkları kısaltmak da bu çerçevede vacip görülmüştür. Peygamberimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Nalın ile namaz kılınız. Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar ayakkabısız kılarlar.” (Ebû Dâvûd, Salât, 90). Bu hadiste geçen emir, bağlayıcı bir farz veya vaciplik ifade etmez. Âlimler, bu emri Peygamberimizin o dönemdeki Yahudi ve Hristiyanlara muhalefet etme tavsiyesi olarak değerlendirmişlerdir. Bu nedenle nalınla namaz kılmak, mübah bir amel kabul edilir. Peygamber Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Yahudi ve Hristiyanlar saç ve sakallarını boyamazlar. Siz onların aksine hareket edin.” (Buhârî, Enbiyâ, 50). Bu emir de vacip olarak değil, müstehap olarak değerlendirilmiştir. Saç ve sakal boyamak, bir zorunluluk değil, sünnete uygun bir tercih meselesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Fıtrat on şeydir: Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak, misvak kullanmak, burun temizliği, tırnak kesmek, parmak boğumlarını yıkamak, koltuk altı tüylerini gidermek, kasık tüylerini temizlemek ve su ile taharetlenmek.” (Müslim, Tahâret, 56). Bu on şeyin tamamı, fıtrat yani insanın yaratılışından gelen temizlik ve güzel davranışlarla ilgilidir. Bıyığı kısaltmak, sakalı bırakmak vaciptir; kasık tüylerini temizlemek, koltuk altı tüylerini almak, tırnakları kesmek sünnettir ama kasıtlı olarak terk etmek haramdır; misvak kullanmak, burun temizliği ve parmak boğumlarını yıkamak sünnettir; su ile taharetlenmekse farz, vacip ve sünnet olmak üzere duruma göre değişmektedir.

Hocam bazı hocalardan Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) “Sakalları bırakın, bıyıkl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazın sünnet rekâtlarını terk etmek, mekruh bir davranıştır ve sevap kaybına yol açar. Bu nedenle sünnetlere devam etmeye özen göstermek, hem Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetine bağlılık hem de farzların manevi eksikliğini telafi için önemlidir. Farzları terk etmek kadar büyük bir günah olmasa da, manevi hayatımızdaki gevşekliklere zemin hazırlayabilir. Yani sünnetleri tembellik veya üşengeçlik sebebiyle terk etmek, kişinin ibadet hayatında bir gevşeklik işaretidir. Bu durum, zamanla farz namazların da terk edilmesine yol açabilir. Bu nedenle niyet ederek ve sabırla sünnetleri kılmaya devam etmek manevi açıdan kişinin yükselmesine ve güçlenmesine katkı sağlar.

Hocam keyfi olarak, sırf üşengeçlik nedeniyle namazın sünnet rekâtlarını bırakıp
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle biliniz: Biz Allah'ın kullarıyız. Peygamber aleyhisselam da Allah'ın kulu idi. Ona farz olan ne ise bize de o farz oldu. Bundan sadece nübüvvetin gerektirdiği sorumluluklar istisna olur.

Hocam Hz. Âdem'den itibaren tüm peygamberler ümmetlerine aynı iman esaslarını te

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.