Fetva Meclisi
Soru
Hocam fikir adamlarının yanlış içinde olduğunu veya faaliyetlerini konu edinerek konuşmak gıybete girer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
İftira olmadıkça, kamuya mal olmuş insanların arkasından konuşmak gıybet değildir.
Bir insanın namaz kılmıyor olması onun gıybetini yapmamızı normalleştirmez.
İnsanlara zarar verenlerin zarar verdikleri şeyleri gıybet konusunda istisna edebiliriz. Her ne kadar kâfir için gıybette mü'min gibi hassasiyet aranmıyorsa da dilimizi gıybete alıştırmamamız daha doğrudur.
Hiçbir mümin istemediği, razı olmadığı bir şeyden mesul olmaz biiznillah. İstediğimiz ve rızamızla yaptıklarımızın hesabını vereceğiz.
Bu bir takıntı, gıybet bu değildir. İlgilenmeyin geçsin gitsin.
“Çözüm bulmak amaçlı” anlatım, çözüm bulabilecek ehil biri ise bundan vebal oluşmaz biiznillah.
alim konusundaki diğer fetvalar
Öncelikle bu hadisin, din hükümlerini ihtiva ettiğini bilmeliyiz. İkinci olarak da, hayatiyet arz eden bir konuda bilgi saklamakla ticari bir konuda bilgiyi saklamak aynı değildir. Servisin ticari bir kurum olarak bilgi pazarlamayı kazancına aykırı bulması normaldir. Saklanan o bilgi piyasada hayatı etkileyecek nitelikte bir daralma oluşturmamaktadır. Dini bir bilgiyi bir âlimin gizlemesi ile teknik bir cihazın tamirine ait bir bilgiyi bir ustanın bedava vermemesi aynı olamaz. Sizin de durumunuz böyledir. Avukatın da böyledir. Elbette bu bilgiyi sevap maksadı ile vermeniz bir sadaka türüdür ama buna mecbur değilsiniz. Belirttiğiniz model bir arabanın kullanılması hayati bir zaruret değil sıradan ticari bir kullanımdır. Bunu dini bir meseleye benzetemeyiz.
Evet, nikâh kıymak yani iki mü'minin Allah’ın rızasına uygun olarak eş olmalarına şahit olmak mübarek bir iştir. Bunu yapmak iyidir, güzeldir. Bunun için de âlim olmak gerekmez. Ne var ki yaşadığımız zamanda nikâh sakıncalı işler için bir maske gibi kullanılabilmektedir. Bu nedenle resmi bir kayıttan sonrası için sevap maksadı ile yapabilirsiniz nikâh kıymayı. İnsanların haramı örtbas etme arzularına ise alet olmayın.
Kütüphanelerimizin en muteber tefsirlerinden biridir o tefsir. Onu konuşmamız bile gerekemez esasen. Önemli olan sizin hangi alt yapı ile onu okuduğunuzdur. Bilhassa tefsir ilmi bir altyapı ister. O olmadan ise okudum zannederek insan oyalanıyor olabilir. Bu nedenle bir âlimin yanına gidip kendinizi göstererek tavsiye almanız daha yararlı olacaktır. Allah yardımcınız olsun.
Müslümanların birbirlerinin istihbaratçısı olmaları bir fitnedir. Özellikle ulemanın birbirine kırdırılır şekilde konuşturulması daha da ağır bir fitnedir. İsmini zikrettiğiniz şahıs, kendi yöresinde gayretler eden bir davetçidir. Bizim onu, onun bizi değerlendirmeye kalkışması doğru değildir. Rabbim hepimizi razı olacağı amellere muvaffak kılsın.
O veya bir başkasının mezhep telakkimizi değiştirmesi söz konusu olmamalıdır. Eğer mezhep telakkisi bir iki fısıltı ile değişecek nitelikte ise zaten sıkıntı var demektir. İnsanların dinimiz, dinimizin temel başlıkları olan Kur'an, Sünnet, sahabe gibi başlıklara nasıl baktıklarını öncelikli olarak değerlendirmeliyiz. Elbette mezhep telakkisi kişi hakkında bilgi verebilir bir çizgidir ama dışımızda olmasını gerektirecek bir çizgi değildir. Sözünü ettiğiniz hoca kardeşimiz ile çok derinlemesine tanışmadık. Müslüman kardeşim olarak gördüm. Ziyaretime geldiği zaman temel meselelerimiz hakkında dertleştik ve mütalaalarda bulunduk. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Allah Teâlâ ona rahmet etsin. Vehbe Zühayli hocamız âlim bir zattı. İstikrarlı ve seviyeli eserler yazdı. Eserleri okunmalıdır ama belli bir seviyenin altına hitap etmiyor olabilir. Mesela en az bir ilahiyat düzeyi gerekebilir. O açıdan dikkat ederek okumanızı tavsiye ederiz.