Fetva Meclisi
Soru
Selâmünaleyküm, Kafir bir aileden geliyorum ve elhamdulillah müslüman oldum. Maalesef ebeveynim müslüman değil. Onlara karşı İslam'a uygun nasıl davranmam gerekiyor? En iyi bir şekilde onları dinime nasıl davet edebilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Kendinizi kurtarın ve ateşten uzak durun. Kimse dinimize bir kelime ilave etmemiştir. Kendinizi ve ailenizi kurtarın. Uzak durun, uzak kalın onlardan.
Selamünaleyküm. Yeni yolunuz size kutlu olsun. Allah'a yönelmeniz, Rabbinizi aramanız büyük bir kazançtır. Kıymetini bilin, kendinizi şeytana salmayın. Allah yardımcınız olsun. Namaz, dinin direğidir. Namazımız kadar Müslümanız diyebiliriz. Asıl olan bir tek namaz için bütün dünyayı feda edebilmektir. Henüz namaz hususunda zafiyetiniz bulunduğuna göre, kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Namazlı bir çevre ile oturup kalkmaya bakın. İşinizi namaza göre ayarlayabileceğiniz alternatifler oluşturmaya bakın. En azından farzları kılın. Şimdilik sünnet namazları erteleyebilirsiniz. Babanızla da yüzeysel bir ilişki içinde olun. Ona karşı kusur etmeyin. Derin konulara da girmeyin.
Selamünaleyküm. İyi Müslüman olmak, Müslüman olmanın bedellerine de hazır olmakla mümkündür. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, hayat bir mücadele içinde geçer. Hiçbir zaman size, yüzde yüz temiz bir ortam verilmeyecektir. Bulunduğunuz ortamı en iyi ortam yapmaya çalışacaksınız. Onu yapamadığınız takdirde de, olanı içinde iyi bir hayat yaşamaya çalışacaksınız. Bu ilkelerle yaşamaya çalışın.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
davet konusundaki diğer fetvalar
Bizim asıl vazifemiz dinimize hizmet etmek, davamıza katkıda bulunmak değildir. Biz önce kendimizi korumak, iyi bir mü’min olmak için varız. İyi bir mü’min olmadan başkalarının dindar olmasına hizmet etmek bir tuzak olabilir. Siz önce bu hedefi gerçekleştirin. Böyle bakmazsanız kendinizi kandırmış olursunuz. Bunun için de namaz başta olmak üzere ibadetlerin hakkının verilmesi, Kur'an başta olmak üzere iyi okumaların yapılması, belli zikirlerin günlük uygulama içine yerleştirilmesi önemlidir. Bu açıdan bakmaya çalışır ve ilkeli bir uygulama yapabilirseniz takılıp kaldığınız konuyu da çözmüş olursunuz biiznillah.
Bu konudaki incelik şudur: “Fakirleri sofraya uygun bulmama” mantığına dayalı olarak sadece zenginlere mahsus bir sofrada bereket olmaz. Siz sofranıza öyle bir ayrım yapmadan herkesi çağırdığınız sürece bir sıkıntı yoktur. Rahat olunuz.
Elbette Allah’ın daveti üzerine kulları hacca veya umreye giderler ama bu bir yerden gelen bir sese kulak verip gitmek şeklinde anlaşılamaz.
Kâfirlere dini anlatmak kapasite ve imkân meselesidir. Bir hoca ile siz aynı olmazsınız sorumlulukta. Bir de sizin yasal olarak nasıl görüleceğinizi de dikkate alarak baktığınız pencereden sorumlu olursunuz.
İslam’ın asılacak sancağı değil örnek gösterilecek Musab gibi davetçileri olur. Davetçiler kendilerini örnek olarak vitrine koyamayınca sancak ve flamalar asılmaya başlandı. Allah için, onun dini ve o dinin devleti için iş yapacak olanlar kendilerini “İşte Yesrib’teki Musab!” denecek konuma getirmelidirler. Sancağı melekler de dikerler biiznillah.
Her şeyden önce biz mümin olarak yaptığımız ücretli veya ücretsiz her işimizde Allah’ın rızasını ararız. Bunu aramak imanımızın gereğidir. Sosyal hizmetleri bir kurum olarak gerçekleştirdiğimizde veya birey olarak adına sosyal hizmet denebilecek bir iş gerçekleştirdiğimizde şu sonuçların dünyada iken önümüze çıkmasını isteriz: Allah’ın mükerrem kıldığı insanı mükerrem duruma getiririz yani insan mahlûkatın içindeki en şerefli konumunda olur. Dinimizin insanı kollamadaki temel çizgilerini sabitleştiririz: İnsan için onun dinini, canını, aklını, neslini ve malını koruruz. İnsanın maddi ihtiyaçlarından elden geldiği kadarını karşılarız, muhtaçlığı gideririz. Böylece yaşadığımız toplumun parçalanması veya zayıflamasını engellemiş oluruz. Bu da Müslüman Toplum-Müslüman İnsan profilini gerçekleştirir. Toplumsal barış güçlü olur. Bu ruh ve görüntüdeki Müslüman Toplum, İslam dinini yaymaya biiznillah muktedir olur.