Fetva Meclisi
Soru
Hocam yurt dışında gayrimüslim komşulara İslam’ı anlatmak farz mıdır? Eğer bu komşular İslam’a karşı ise cevap aynı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman’ın hedefi dinini yaşamaktır. Dinini nerede yaşayabiliyorsa orası onun için vatan olur. Yaşamadığı yer de ona sakıncalı yer olur. Bu mantıkla bakmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Madem orası faizi alınacak bir yerdir, neden orada duruyorsunuz. Geri gelsenize! Bu sözün uygulama alanı ve zamanı orası değildir. Savaş durumundaki kâfirlerden böyle bir faiz alınabilir. Bu da onları çökertmek içindir. Hâlbuki siz bankaya girdikçe onlar kazanıyor, siz çöküyorsunuz.
Aleykümselam. Elbette ve elbette! Bütün tembel Müslümanlar, kendine düşkünler, menfaatine tapınanlar, becerebileceğini becermeyenler, zevklerinden feragat edemeyenler, Peygamber aleyhisselamı ve ashabı örnek almayanlar çok pişman olacaklar mahşer yerinde, çok!
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olmayacağı bir işte babaya anneye itaat etmemiz gerekmez. Kendinizi harama karşı koruyamıyorsanız hemen dönün. Babanıza karşı da nazik davranın.
İslam toprağı olmayan yerlerin ahkâmı için farklılıklar olabilir. İnşallah hayırda kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olun.
davet konusundaki diğer fetvalar
İslam’ın asılacak sancağı değil örnek gösterilecek Musab gibi davetçileri olur. Davetçiler kendilerini örnek olarak vitrine koyamayınca sancak ve flamalar asılmaya başlandı. Allah için, onun dini ve o dinin devleti için iş yapacak olanlar kendilerini “İşte Yesrib’teki Musab!” denecek konuma getirmelidirler. Sancağı melekler de dikerler biiznillah.
Her şeyden önce biz mümin olarak yaptığımız ücretli veya ücretsiz her işimizde Allah’ın rızasını ararız. Bunu aramak imanımızın gereğidir. Sosyal hizmetleri bir kurum olarak gerçekleştirdiğimizde veya birey olarak adına sosyal hizmet denebilecek bir iş gerçekleştirdiğimizde şu sonuçların dünyada iken önümüze çıkmasını isteriz: Allah’ın mükerrem kıldığı insanı mükerrem duruma getiririz yani insan mahlûkatın içindeki en şerefli konumunda olur. Dinimizin insanı kollamadaki temel çizgilerini sabitleştiririz: İnsan için onun dinini, canını, aklını, neslini ve malını koruruz. İnsanın maddi ihtiyaçlarından elden geldiği kadarını karşılarız, muhtaçlığı gideririz. Böylece yaşadığımız toplumun parçalanması veya zayıflamasını engellemiş oluruz. Bu da Müslüman Toplum-Müslüman İnsan profilini gerçekleştirir. Toplumsal barış güçlü olur. Bu ruh ve görüntüdeki Müslüman Toplum, İslam dinini yaymaya biiznillah muktedir olur.
Bir mü'minin en önemli tebliği mü'mince yaşamayı becermesidir. Siz iyi bir mü'min olabildiğiniz zaman varlığınız bir tebliğdir. Sözlü bir tebliğ, bu tebliğin yanında ikinci derece bile kalabilir. Mantığımız bu olmadığı zaman, tebliği bir “iş” gibi yaparız ki o bereketsizdir, sonuç getirmez. Allah korkusu ile yaşayan ihlaslı bir mü'min olun. Olaylarda sabırlı olun. İnsanların kalplerinin Allah’ın iki parmağı arasında olduğunu bilin. Aceleci olmayın. Tebliğin sadece dille yapılmayacağını bilin. Gerisini de Allah’a havale edin.
Elbette Allah’ın daveti üzerine kulları hacca veya umreye giderler ama bu bir yerden gelen bir sese kulak verip gitmek şeklinde anlaşılamaz.
Bu konudaki incelik şudur: “Fakirleri sofraya uygun bulmama” mantığına dayalı olarak sadece zenginlere mahsus bir sofrada bereket olmaz. Siz sofranıza öyle bir ayrım yapmadan herkesi çağırdığınız sürece bir sıkıntı yoktur. Rahat olunuz.
Bizim asıl vazifemiz dinimize hizmet etmek, davamıza katkıda bulunmak değildir. Biz önce kendimizi korumak, iyi bir mü’min olmak için varız. İyi bir mü’min olmadan başkalarının dindar olmasına hizmet etmek bir tuzak olabilir. Siz önce bu hedefi gerçekleştirin. Böyle bakmazsanız kendinizi kandırmış olursunuz. Bunun için de namaz başta olmak üzere ibadetlerin hakkının verilmesi, Kur'an başta olmak üzere iyi okumaların yapılması, belli zikirlerin günlük uygulama içine yerleştirilmesi önemlidir. Bu açıdan bakmaya çalışır ve ilkeli bir uygulama yapabilirseniz takılıp kaldığınız konuyu da çözmüş olursunuz biiznillah.