İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam İslâmî davet amaçlı kurulan bir dernekte ya da toplulukta İslam sancağını asmak uygun mudur? Bazı kardeşlerimiz bunun vazgeçilmez bir durum olduğuna değinerek ve açık davet merhalesine uygunluğu yönünden asılmasının uygun olduğunu söylüyorlar. Fakat nebevi hareket metoduyla merhalelere baktığımız zaman da uymuyor gibi görünüyor. Bir de davet edilecek kardeşlerin de önyargıyla yaklaşması kaçınılmaz gibi. Sizce hangisi uygun?

Cevap

İslam’ın asılacak sancağı değil örnek gösterilecek Musab gibi davetçileri olur. Davetçiler kendilerini örnek olarak vitrine koyamayınca sancak ve flamalar asılmaya başlandı. Allah için, onun dini ve o dinin devleti için iş yapacak olanlar kendilerini “İşte Yesrib’teki Musab!” denecek konuma getirmelidirler. Sancağı melekler de dikerler biiznillah.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslam’a en iyi davet İslam’ı iyi bir şekilde yaşamaktır. İslam’a iman edenlerin tek yürek gibi olmaları kadar güzel bir davet olamaz. İslam’a davetin nasıllığı konusunda bile tartışanların varlığı gibi açık bir engel olabilir mi Müslüman olacaklar için? Dinimizi yaşamalıyız, davet yaşamamız kadar öncelikli olamaz. Birinci basamağı basmadan da ikinci basamağa basamayız. Almanya’da veya başka bir yerde kural böyledir.

Hocam bir arkadaşla İslam’a davet hakkında tartıştık. Sadece derslere katılıp (A
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sahih sünnette böyle bir dua emrine rastlamadım. Duanın muhtevası güzel ve hoşa gider olsa da onu Peygamber aleyhisselam emretmiş gibi değerlendiremeyiz. Güzel bir dua, iyi bir iş olabilir ama “şu vakitte, şu netice için” şeklinde bir çizgi çizildiğinde aslının sünnette olmasını isteriz. Sünnette olmayan bir şeyi ise ibadet gibi kullanmak olmaz. Buna kaynak aramak da yokları saymak gibi bir şey olur.

Hocam Aşure günü okunacak aşağıda belirttiğim gibi bir dua var mıdır? Bu duayı y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ayakta, oturarak veya yatarak Allah’ı anmakta, dua edilmesinde bir sakınca yoktur. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar.” (Âl-i İmrân, 3/191) buyrulmaktadır. Berâ b. Âzib’den (r.a.) rivâyet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) yatağına uzandığında, sağ tarafı üzerine yatar ve şöyle dua ederdi: اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ نَفْسِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَلْجَا وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلَّا إِلَيْكَ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ. “Allah’ım! Kendimi sana teslim ettim. İşimi sana ısmarladım. Yüzümü sana çevirdim. Rızanı isteyerek, azabından korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yine senden başka sığınak yoktur. İndirdiğin Kitab’a ve gönderdiğin Peygambere inandım.” (Buhârî, Vudû’, 75 [247] Müslim, Zikir, 56-58 [2710]) Aynı sahabi, Resûlullah'ın (s.a.s.) kendisine; “Yatağına gireceğin zaman namaz abdesti gibi abdest al, sonra sağ yanın üzerine yat ve bu duayı oku ve bu duanın sözleri yatmadan önceki son sözün olsun.” (Buhârî, Vudû’, 75 [247]; Müslim, Zikir, 56 [2710]) buyurduğunu nakletmiştir.

Yatarak dua etmekte bir sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Özellikle bir Müslüman’a zarar vermek ve onu batırmak gibi bir maksatla böyle bir iş yaparsanız bu bir kere niyet açısından çirkindir, sizi de vebal altına sokar. Özel bir kastınız olmadığı sürece ve yürürlükteki yasalara, kurallara aykırı düşmeden ticari bir faaliyet yapmanızda sakınca olmaz. Onlar da siz de Allah’ın yazdığı rızkı elde etmeye çalışacaksınız.

Hocam sermayemi ticarete yatırmak istiyorum. Yaşadığım yerde bir ticari merkez a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

EVLERİMİZİ AÇMAK ve EV İMKÂNLARIMIZI PAYLAŞMAK Ashab-ı Kiram işi düzeyinde yapılabilecek bir iştir. Bir günlük veya bir aylık gıda göndermek de mübarek bir iştir ama sıcak evi paylaşmak çok daha güzeldir. Ensar olma ruhu olarak adlandırabiliriz bunu. Kim kaç kişi barındırabiliyorsa o kadar kardeşine evini açabilmelidir. Bunu da belli bir hassasiyetle yapmalıyız ki umduğumuz ecirlere nail olalım: Misafir etmeyi iki başlıkta ele alabiliriz. Birincisi, bir iki günlük misafir etmektir. Bunun için ayrıntı aramaya gerek yoktur. İkincisi ise asıl ihtiyaç olan misafir etmedir ki bu belki iki ay, üç ay sürebilecek bir fedakârlık olarak görülmelidir. Uzun süreli misafir sahiplenmeyi yapabilecek kardeşlerimiz, evin diğer bireylerini de dikkate alarak bu kararı vermelidirler. Mesele sadece mutfakta bir tabak fazla yemek pişirme meselesi değildir. Ağır hastaların bulunduğu evler, ağır psikolojik sorunlu bireylerin bulunduğu evler, ekonomik olarak tıkanmış durumdaki evler… Ve benzeri kendi içinde zaten ileri derecede sorunlu evlere, depremzede ve çaresiz insanları getirip bunaltmak yerinde olmayan bir hareket olur. Bir başka dikkat edilecek husus da evin fiziki olarak uzun süreli misafire müsait olup olmamasıdır. Örnek olarak evimizde misafir bulundurduğumuzda evimizin özel mahrem yapısı zarar görmemelidir. Bu ve benzeri muhtemel sorunlar aşılabiliyorsa evimizi depremzedelere açmak, yapılması ibadet nitelikli mübarek bir iştir. Hiç zaman kaybetmeden imkânı olan herkes böyle bir sevap kapısını kendisine açmalıdır. Yalnız üç günlük heyecan yerine uzun soluklu kararlar daha isabetlidir, bunu bilelim.

Hocam, depremzedeler için evleri müsait olanlar evlerini açabilir mi? Bu süreç n
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiramı sevmek, onları savunmak dini zorunluluklarımızdan biridir. Elimizdeki Kur'an’ımızı, Peygamber aleyhisselamın sünnetini onlardan aldık. Onlara uzatılan diller sonuç olarak Kur'an ve sünnete uzanmış gibi olabilir. İslam dininin en net uygulandığı asır onların asrıdır. Onlar tartışılırsa İslam’ın uygulanışı da tartışılır. Bu da dinimizi çürütmek isteyenlerin işine yarar. Bunu ancak hakikatleri bilmeyen bir cahil yapabilir. Bu nedenle onlara bilinçli bir şekilde sövmek, hakaret etmek bazı âlimlerin beyanı ile dinden çıkmak olarak görülmüştür. Ashab-ı Kiramı abartmadan, kul olduklarını masum sayılamayacaklarını unutmadan müdafaa etmek gerekir. Bu ölçüye göre onları müdafaa etmemiz dini bir zorunluluktur.

Hocam, bazı insanlar sahabelere hakaret ediyor ya da hepsini aynı seviyede değer

davet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyden önce biz mümin olarak yaptığımız ücretli veya ücretsiz her işimizde Allah’ın rızasını ararız. Bunu aramak imanımızın gereğidir. Sosyal hizmetleri bir kurum olarak gerçekleştirdiğimizde veya birey olarak adına sosyal hizmet denebilecek bir iş gerçekleştirdiğimizde şu sonuçların dünyada iken önümüze çıkmasını isteriz: Allah’ın mükerrem kıldığı insanı mükerrem duruma getiririz yani insan mahlûkatın içindeki en şerefli konumunda olur. Dinimizin insanı kollamadaki temel çizgilerini sabitleştiririz: İnsan için onun dinini, canını, aklını, neslini ve malını koruruz. İnsanın maddi ihtiyaçlarından elden geldiği kadarını karşılarız, muhtaçlığı gideririz. Böylece yaşadığımız toplumun parçalanması veya zayıflamasını engellemiş oluruz. Bu da Müslüman Toplum-Müslüman İnsan profilini gerçekleştirir. Toplumsal barış güçlü olur. Bu ruh ve görüntüdeki Müslüman Toplum, İslam dinini yaymaya biiznillah muktedir olur.

Hocam sizin vakfınızın adı Sosyal Doku. Anladığım kadarı ile sosyal hizmete bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir mü'minin en önemli tebliği mü'mince yaşamayı becermesidir. Siz iyi bir mü'min olabildiğiniz zaman varlığınız bir tebliğdir. Sözlü bir tebliğ, bu tebliğin yanında ikinci derece bile kalabilir. Mantığımız bu olmadığı zaman, tebliği bir “iş” gibi yaparız ki o bereketsizdir, sonuç getirmez. Allah korkusu ile yaşayan ihlaslı bir mü'min olun. Olaylarda sabırlı olun. İnsanların kalplerinin Allah’ın iki parmağı arasında olduğunu bilin. Aceleci olmayın. Tebliğin sadece dille yapılmayacağını bilin. Gerisini de Allah’a havale edin.

Hocam ben insanlara tebliğ yapmakta zorlanıyorum. Bir Müslüman’ı davet etme nokt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kâfirlere dini anlatmak kapasite ve imkân meselesidir. Bir hoca ile siz aynı olmazsınız sorumlulukta. Bir de sizin yasal olarak nasıl görüleceğinizi de dikkate alarak baktığınız pencereden sorumlu olursunuz.

Hocam yurt dışında gayrimüslim komşulara İslam’ı anlatmak farz mıdır? Eğer bu ko
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette Allah’ın daveti üzerine kulları hacca veya umreye giderler ama bu bir yerden gelen bir sese kulak verip gitmek şeklinde anlaşılamaz.

Hocam hac ve umreye gideni Allah mı çağırıyor?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konudaki incelik şudur: “Fakirleri sofraya uygun bulmama” mantığına dayalı olarak sadece zenginlere mahsus bir sofrada bereket olmaz. Siz sofranıza öyle bir ayrım yapmadan herkesi çağırdığınız sürece bir sıkıntı yoktur. Rahat olunuz.

Düğün yemeği için fakir insan bulmakta zorlanıyoruz veya bulunsa da gelmeyebiliy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim asıl vazifemiz dinimize hizmet etmek, davamıza katkıda bulunmak değildir. Biz önce kendimizi korumak, iyi bir mü’min olmak için varız. İyi bir mü’min olmadan başkalarının dindar olmasına hizmet etmek bir tuzak olabilir. Siz önce bu hedefi gerçekleştirin. Böyle bakmazsanız kendinizi kandırmış olursunuz. Bunun için de namaz başta olmak üzere ibadetlerin hakkının verilmesi, Kur'an başta olmak üzere iyi okumaların yapılması, belli zikirlerin günlük uygulama içine yerleştirilmesi önemlidir. Bu açıdan bakmaya çalışır ve ilkeli bir uygulama yapabilirseniz takılıp kaldığınız konuyu da çözmüş olursunuz biiznillah.

Hocam ben ilahiyat mezunuyum ama çalışmak istemiyorum. Allah nasip ederse evimde

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.