Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yurt dışında yaşıyorum. Müslüman bir kimsenin gayrimüslim bir ülkede yaşaması caiz midir? Ne tavsiye edersiniz? Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Vatandaşı olduğun bir ülkenin dairesinde memur olman çok önemli değil artık. O ülkenin vatandaşı olmak ne ise memuru olmak da odur. Ne olursa olsun bir Müslüman olarak Allah'ın haramlarından uzak kalmak hedefin olacak.
Evimizi, işimizi, tatilimizi, köyümüzü, şehrimizi, her fırsatı dinimize hizmet için kullanmak zorundayız. Sadece Müslüman olmayanlarla karşılaştığımızda değildir bu görev; nerede bulunuyorsak orada dinimizin mümessiliyiz. Ama bu başka iş yapmama seviyesine gelmemelidir. Yaşarken, yer içerken bunu da yapmalıyız. Şimdiye kadar yapamadıklarımızı bırakıp bundan sonra yapmaya gayret edelim. Allah'a emanet olun.
Sevgili kardeşim, insanlar yüzde yüz mü'min insanla evleniyorlar da sıkıntısı bitmeyen bir hayat yaşayabiliyorlar. Sen ise bile bile bataklıkta yürümeye çalışıyorsun. Ateşin etrafında tur atmamanı sana tavsiye ederim. Acilen terk et o sevdayı, bile bile tuzağa takılma.
Dini ülke yaşamaz, insan yaşar. Kimin en iyi yaşadığını da Allah bilir. Biz onlara takılıp kalamayız. Rabbimizin razı olacağı işleri yapar gerisini de ona havale ederiz. Onlarınki sadece bir takıntıdır. Allah yardımcımız olsun.
Kâfirlere dini anlatmak kapasite ve imkân meselesidir. Bir hoca ile siz aynı olmazsınız sorumlulukta. Bir de sizin yasal olarak nasıl görüleceğinizi de dikkate alarak baktığınız pencereden sorumlu olursunuz.
Müslüman KÂ’BE yönündedir, onun tarafındadır. Başka bir tarafta olması da şart olmaz. Sizin gibi gurbet ortamı yaşayan Müslümanlar, grupların her birinden istifade etmelidirler. Bir yerde Kur'an öğretiliyorsa oradan onu alırsın. Öbür tarafta ilmihal öğretiliyorsa oradan da onu alırsın. Camiye de gidip namazını kılarsın. Gittiğin yerlerden biri sana, ‘başka yere gitmeyeceksin’ derse anlarsın ki o sözü söyleyenler samimi değiller, mü'minleri kardeş olarak görmeyi beceremiyorlar, onlardan uzak durursun. Allah yardımcın olursun.
avrupa konusundaki diğer fetvalar
Müstehcen olacağına üretici olarak sizin de hükmettiğiniz bir kıyafeti üretip satmanız Müslüman olmayanların ülkelerinde bile olsa çıplaklık ve cinselliğe katkı getirmek demek olacaktır. Giyeni kâfir bile olsa bu kadar açık bir çirkinliğe destek vermekle kazanılan paranın helal olacağını size söyleyemem, söylesem o vebali kaldıramam.
Mesele şöyledir: Müslüman bir kadın hiçbir şekilde hiçbir MÜSLÜMAN OLMAYANIN eşi olamaz. Müslüman değil iken evli olduğu Müslüman olmayan erkeğin nikâhı kadın Müslüman olduğu an düşer. Eğer henüz ilişkiye girmeden Müslüman olursa kökten ayrılmış sayılırlar. İlişkiden ve belli bir beraberlikten sonra ise Müslüman olması yine ayrılık olur ama bu sefer kadın üç aybaşı geçirecek kadar iddet bekler. Bu iddet süresince eşi de Müslüman olursa bir araya gelmelerinde sakınca olmaz. İddet bittiği hâlde erkek Müslüman olmazsa kadın sonsuza kadar eski kocasından ayrı kalmış demektir. Bu kural bizzat Kur'an’ımızda zikredilen bir kuraldır. Dolayısıyla hiçbir şekilde bir içtihatla değiştirilip esnetilemez. Bunu kabul etmeyen kadın dini inkâr etmiş olur. Kabul ettiği hâlde eski eşinin yanında kalmaya devam ederse bu durum da bir zina durumudur. Biz dinimizin kurallarını birileri dinimizi beğenecek veya beğenmeyecek üzerinden düşünemeyiz. Böyle düşünecek yerde, bu durum erkeklerin de Müslüman olmasına sebep olduğunu düşünsek daha iyi olmaz mı?
Haklısınız, domuz ürünleri şu veya bu sebeple pek çok alanda kullanılabiliyor. Eti, kanı, kemiği, kılı, derisi, yağı kullanılabiliyor. Yeni yeni tıpta insan yedek parçası denebilecek ürünlerle kullanılabiliyor. Dinimiz İslam hakkında en önde farklılık olarak neler olabilir diye soru sorulsa çok rahatlıkla diyebiliriz ki faiz gibi bir iki başlıktan sonra muhakkak domuz gelecektir. Domuz konusu bu ümmetin hassas konularındandır. Hassas olduğu kadar da sorundur ve risktir. Bir imtihan olarak da ucuzluğu, üretim kolaylığı gibi faktörler bu imtihanı kazanmayı zorlaştırmaktadır. Domuzun sadece tüketilmesi değil ticareti bile yasaktır. Yüzde yüz kimyasal dönüşüm görmüş olması dışında domuza ait hiçbir şey kullanılamaz. Fakihlerimiz domuz derisinin tabaklanmış halinin bile caiz olmayacağını söylemişlerdir. Nerede kaldı ki domuz yağı katılmış çikolata helal olsun! Biz buna göre değerlendirerek domuz ve ürünleri konusunu bir imtihanımız olarak görecek ve gevşeklik göstermeden bu imtihanı kazanmaya çalışacağız. Allah yardımcımız olsun.
Devletin yardım vermek için ortaya koyduğu şartlarda bir hile ve yanıltma yapılmadan alınıyorsa bir sakıncası olmaz, alınız.
Mükellef olmayan ve tasarruf yetkisi olmayan bir hayvana vasiyette bulunmak yani mal bırakmak makul olmadığı için caiz de olmaz. Belli bir hayvan grubuna bakılması için bir cemiyete veya benzeri noktaya mal vasiyet edilmesi için caiz olur. Bu vasiyete konu mal da haram bir alanda, abartılı ve israf düzeyinde olmamalıdır.