Fetva Meclisi
Soru
Sorum gazozlu içeceklerde alkolün bulunup bulunmaması ile ilgili... Maalesef burada, Avrupa Milli Görüş bu tür içeceklerin tüketilmesine cevaz veriyor. Bu tür fetvalar burada yaşayan kişiler için belirsizliğe sebep oluyor. Hocam, sözlüm kendine ait olan lokalinde gazozlu içecekleri şimdiye kadar satışa sunuyordu. Fakat eğer alkol az da olsa bulunuyorsa satmak istemiyor. Nasıl davranalım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evet, böyle bir esneklik gösteriliyor, bize de bunlar iletiliyor ama biz aromalı meyve sularını içmiyoruz, içilmemesini de tavsiye ediyoruz. Artık dinimizi ‘bari zaruret olmayan alanlarda dikkate alalım’ diye bir hassasiyete doğru gidiyoruz zannederim. Bizim kanaatimiz içilmemesi şeklindedir. Allah Teâlâ midelerimizi haram ettiği şeylerden muhafaza buyursun, bize basiret ihsan etsin.
Selamünaleyküm. İlim adamları düzeyindeki meselelerin kahve muhabbetlerine konu olmasının örneklerinden biri olarak bu meseleyi görebilirsiniz. Sıradan insanlar olarak anlayacağımız bir dille mesele şöyledir: Kur'an’ımızda alkolü yasaklayan âyette, ALKOL ANLAMINDA H A M R kelimesi kullanılmaktadır. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, üzümden yapılan alkolün hamr olarak isimlendirildiğini, diğerlerinin hamr olduğu için değil sarhoşluk verdikleri için haram olacaklarını zikretmiştir. Nitekim bugün, üzüm şarabından yapılmayan hatta kimyasal yollarla yapılan pek çok şey alkol olarak haramdır. Mesele özetle budur.
Aleykümselam. Esasen haram olan şeyler, alternatifi oluşturulamayacak şekilde kullanılması sağlık açısından gerekli oluyorsa kullanılabilir. Alkol ve benzeri yasaklar buna dahildir. Bunu fıkıhta zaruretler bölümünde bulabiliriz.
Selamünaleyküm. Üzerinde alkolsüz yazmasını inandırıcı bulmamakta haklısınız. Sırf bira ile aynı hammaddeden yapılması da haram olmasını gerektirmiyor. Tiksinmekte ise haklısınız. Sırf benzerliği nedeni ile onu evimizden uzaklaştırmamız gerekiyor. Midedeki alkolleşme ise sakınca oluşturmaz.
Bu konuyu araştırmamız sonucunda ulaştığımız sonuç aşağıdaki şekildedir. "Soya sosu fermente ürünlerden oluşmaktadır. Birçok fermente ürünün imalat/işleme sürecinde/sonucunda az miktarda da olsa alkol ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu ürünlerin tüketilmesi, o gıdanın alkol olarak tüketimi anlamına gelmemektedir. Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan aldığımız bilgiye göre de, "bu tür ürünlerde bulunan alkol miktarı ile bir insanı sarhoş edebilecek alkol oranı ve karaciğerin alkolü parçalayarak dışarı atma oranı dikkate alındığında, % 0,3 veya daha az oranda alkol içeren yiyecek ve içeceklerin tüketilebileceğini, bileşiminde % 0,3 gr./litre ve daha az oranda alkol bulunan gıda maddelerinin tüketimi meşru kabul edildiği" şeklinde konunun uzmanlarından alınan bilgi mevcuttur. Tabi bu fermente olan ürünlerinin kendi bünyesinde oluşturdukları alkolle ilgili fetvadır. Yalnız dışarıdan/haricen alkol konulması veya mayalanması sonucu sarhoş edecek seviyeye gelmiş olması durumunda azlık veya çokluğuna bakılmaksızın tüketilmesi helal olmaz.
Dinimiz bizi, eli kolu bağlı bırakmış değildir. Alkol satılan yerden alışveriş yapmayı yasaklamış ama aç kalın, sürünün de dememiştir. Mü'min, alkolle ilgili hassasiyetini korur, çaresiz kalınca da kendisine ruhsat verildiğini bilir. Ruhsatı da gerektiğinde ruhsat kadar kullanır. Bunda bir sakınca yoktur. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu faaliyetleri birilerinin İslam adına yapmış olması, katılımcıların namaz kılıyor, başlarını örtüyor olmaları yapılanın Allah’ın razı olacağı işler olmasını gerektirmez. Aksine dinin yasakladığı şeylerin bir de din adına yapılıyor olması gibi bir çirkinlik devreye girer. Bu tür faaliyetler başlarken güzel başlar ama bittiğinde zarar eden din olur maazallah. Sofrada hurma bulunması veya besmele ile başlanması alkolü mubahlaştırmadığı gibi kızların başı örtülü olması ya da erkeklerin namaz kılıyor olması da sözünü ettiğiniz karma işlerin caiz olmasını gerektirmez. Bilhassa şeytan için uygun bir tuzak kurulmuş olabilir. Baştan tedbirli olmak gerekiyor. Dine ancak dinin emrettiği ölçülerle hizmet edilebilir. Allah’a emanet olun.
Aleykümselam. Babanızın karısının eski kuması, sizin ve kardeşinizin hiçbir şeyi olmaz. Evlenmesinde de sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Bu dünyada kimse kimse için yaratılmış değildir. Herkes ancak Allah’a kulluk etsin için yaratılmıştır. En büyük ve en bağlayıcı hakikat budur. Erkek kadın için, kadın da erkek için bir imtihandır. Bunu söyleyebiliriz.
Selamünaleyküm. Başınızdaki kelliği gidermenizde sakınca yoktur. Vücudunuzdaki başka tüylerden alıp dikmeleri caizdir. Yaptırabilirsiniz. Bedeninizdeki tiksindirici tüyleri de aldırabilirsiniz.
Selamünaleyküm. İki kalpli insan olmanız mümkün değildir. Tek kalbin kaldırabildiği kadarının altına girin. Orijinal olanı tercih etmelisiniz. Bayan için orijinal olan anneliktir. En mübarek yeri evdir. Aç ve açıkta değilseniz evinize dönün. Yavrunuzu bağrınıza basın. Annelik her zaman en değerlidir. İş ise emekliliğe kadar iştir sonrası ise boşluktur. Anneliğin ucu ise cennettir.
Aleykümselam. Bu konuda örf önemlidir. Örf, aileye yardım etme şeklinde ise ailenin sayılabilir. Örf evlenenlere yardım etme şeklinde ise ki, bildiğimiz böyledir gelen takıları ailenin alması yanlıştır.