Fetva Meclisi
Soru
Hocam çağımızda örf halini almış ve evliliklerin geciktirilmesinde belki de ana sebep olan '”Evlenmeden önce takı alınır! Almazsan ayıp. Dul mu alıyorsun?” şeklindeki düşüncelerin, örf ve adetlerin dinimizdeki yeri nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Örf ve adetleri sıfırlamak ne mümkündür ne de gereklidir. Belki örfü kökten reddeden bir mücadele de doğru değildir. Öyle kör bir mücadele ihtimal, itilmiş ve marjinalleşmiş biri olmayı getirebilir. Bunu bir denge üzerinden alabiliriz. Şöyle yapalım: Allah’ın şeriatına alenen ters düşen, bile bile israfa neden olan bir örf uygulamasını alamayız, alamamakta da diretiriz. Bu bizim imanımızın gereğidir deriz. Böyle uç bir örnek olmayan örfü de alıp almamayı o anki çevremiz, şartlarımıza göre kararlaştırırız. Neticede mubah bir durum ise ve biz de uygun isek sürtüşmeye gerek yoktur deriz. Örnek olarak şunu inceleyebiliriz: Bir gencin düğününde neşe ve eğlence olması tabiidir. Bu neşenin alkol, kadın erkek karma ortam gibi bir harama sebep olması ise kabul edilemez, muhakkak direnilmesi gereken bir durumdur. Kadınların kendi aralarında erkeklerin de kendi aralarında alkol, israf gibi haramlar olmadan eğlenmeleri ise doğaldır. Aynı durumu mesela tarafların birinin ağır bir hastası veya cenazesi olması gibi bir olağanüstü durum nedeni ile iptal edebilmeliyiz de. Fakir birinin düğünündeki ikramla zenginin düğünündeki ikram arasında da bir denge oluşturulmalıdır. Sorudaki kuşak uygulamasını da anlamsız ve gereksiz bulurum.
Bu belirttiğiniz gibi olan bir tutumda ciddi bir kul hakkı vardır. Kul hakkı demek, dünyada helalliği alınmazsa ahirette muhakkak alınacak demektir.
Av helal olmakla beraber zevk için yapıldığında kerahet barındırır. Canlıların eğlence konusu yapılmasında ciddi bir kerahet vardır. Bir mü'min olarak siz, kalbinizin rahat etmediği öyle bir işe rıza göstermeyin, destek olmayın. Gerisinden mesul olmazsınız inşaallah.
Belirttiğiniz bu bilginin tutulur bir kaynağı yoktur. Bu bir örf meselesidir. Bizim örfümüzde bu maksatla yüzük takılmamaktadır. Ne evlenen muhakkak yüzük takar diye bir kural vardır ne de tek evlilik veya benzer bir işaret için takılmaktadır. Sıradan bir örftür. Bu şekilde yorumlanması veya benzetilmesi yerinde değildir.
Aleykümselam. Bu konuda örf önemlidir. Örf, aileye yardım etme şeklinde ise ailenin sayılabilir. Örf evlenenlere yardım etme şeklinde ise ki, bildiğimiz böyledir gelen takıları ailenin alması yanlıştır.
Mushafı öpmek şeklinde bir ibadet yoktur. Mushafa saygı olarak yapılmasında ise bir sakınca yoktur. Bu bir saygı olarak yapıldığında inşaallah saygıdır, bir ibadet olarak mesela bir sureyi okumak gibi icra edildiğinde ise bir kaynağı yoktur.
altın konusundaki diğer fetvalar
Alışveriş ve ödemenin aynı anda olması şartı altı ve gümüş içindir. Diğer mücevherler bu kurala dâhil değildir. İnşaallah belirttiğiniz işlemde bu açıdan bir sakınca yoktur.
Altın alım satımında elden ele ve anında ticaret yapma şartı vardır. Taksit, sonradan ödeme gibi uygulamalar caiz değildir altın ve gümüşte. Bu nedenle internet yoluyla altın ve gümüş ticaretinin yapılmasında sıkıntı vardır ama yapılamaz da demiyoruz. Ölçülerine dikkat edilirse yapılabilir diyoruz. Anında hesaba altın olarak geçmesi gibi inceliklerine dikkat edilmesi durumunda olabilir.
Bu rakam, sizin borcunuzdur. Eşinizin istediği zaman onu ödemeniz gerekir. Size onu bağışlaması da mümkündür.
Böyle bir iade gerekmez, yakışa da kalmaz.
İbadetler için en temel şartlardan biri akıl nimetidir. Akıl nimetinden mahrum olan ibadetle yükümlü değildir. Kardeşlerine ait olan mal için zekât gerekmez.
Başkasının malını izinsiz kullanmanız kul hakkıdır. İzin alırsanız caiz olabilir.